Yargıtay bozma kararıyla hukuka aykırı olduğu iddia edilen kooperatif ortaklığından çıkarma kararı sonrası, murisin mirasçılarının taşınmaz tapusunun iptali ve kendi adlarına tescili için açtığı davanın ayrıntıları.
Özet: Bu "tapu iptali ve tescil" davası, davacıların miras bırakanlarının kooperatif üyeliğinden haksız yere çıkarıldığı ve bu kararın Yargıtay tarafından bozulduğu iddiasıyla, miras bırakanın tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen verilmeyen bağımsız bölüm tapusunun kooperatif adına tescilinin iptal edilerek kendi adlarına tescilini talep etmesi üzerine açılmıştır; davalı kooperatif ise miras bırakanın kooperatife zarara uğratan kaçak inşaat faaliyetlerinde bulunduğunu ve bu nedenle ihraç edildiğini, ayrıca mirasçıların ana sözleşmede belirtilen üç aylık süre içinde temsilci atamadıkları için sadece tasfiye payı talep etme haklarının bulunduğunu savunmaktadır.

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülen Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacılar murisi olan ...'nın davalı ... Kooperatifi üyesi iken, davalı kooperatif yönetim kurulunun 04.08.2014 tarihli kararı ile anasözleşmenin 14/5 maddesine dayalı olarak kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, çıkarma kararının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple ortaklıktan çıkarma kararının iptalinin talep ve dava edildiğini, bu konudaki davanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E -... K sayılı dosyada yapılarak davanın reddine karar vermesi üzerine, kararın temyiz edildiğini, Yargıtay ... Hukuk Dairesi, ... esas ... karar ve 03.12.2019 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararını Bozulduğunu, davanın kabulüne karar vermek gerekirken davanın reddine karar verildiğini, davalı kooperatif üyesi olan davacılar murisi tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen ve diğer kooperatif üyelerine tapuları verildiğini, ancak, davalı tarafından keyfi olarak, davacı hakkındaki ortaklıktan çıkarma kararı gerekçe gösterilerek kendisine isabet tapusu verilmediğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23. madde hükmünde yazılı eşitlik ilkesi gereğince, tüm ortaklar hak ve vecibelerde eşit olduğunu, davacılar murisi, kendi adına isabet eden hisseye yönelik tüm ödemeleri yapmış ve diğer ortaklarla eşit durumda olmasına rağmen davalı tarafından tapusu verilmediğini, davalı tarafından ortaklıktan çıkarma kararına dayanılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kararın kesinleşmediğini, arz ve izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve munzam zarardan kaynaklanan talep ve her türlü dava haklarımız ile saklı kalmak kaydı ile, davalı adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mh, ... ada - ... parsel, blok: ..., kat: ..., no: ... nolu bağımsız bölümü üzerine HMK.389 ve müteakip maddeleri uyarınca, teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir konulmasına, kooperatif adına tescilli aşağıda bilgileri yazılı bulunan ... / ... ... Ada - ... Parsel Blok: ..., Kat: ..., No: ..., Arsa Pay: ..., Arsa Payda: ..., Tip: ..., tapunun iptali ile davacıların miras payları oranında tapuda kayıt ve tescilinin yapılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; davacılar murisi ...'nın davalı kooperatifin yüklenicisi ... tarafından kooperatifin yönetimine getirildiğini, █████/2002 tarihli genel kurulda neye imza attığını bilmediğini, sorumlunun ... olduğunu kabul ve itiraf ettiğini, murisin iş birliği sonucu kaydında hazine fazlası olan ve imar uygulaması da yapılmamış tarla vasfındaki taşınmaza 98 adet daire ve 28 adet dükkandan oluşan ve her biri zemin +7 kat olan 4 blok kaçak inşaat yapıldığını, kooperatifin █████/2001 tarihli genel kurulunda yönetim değişikliği olduğunu, Bornova ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu kooperatif zararlarının tazmini için yüklenici ve yönetim kurulu üyelerine dava açılmasına karar verildiğini,█████/2002 tarihinde Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığını, şirket müdürü ile yöneticilerin suç teşkil eden eylemleri yönünden yapılan şikayet sonucu İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, yapılan yargılamalar sonucunda Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yüklenicilerin ve aralarında ... olan kooperatif yöneticileri hakkında kooperatif zararlarını tazmin etmesine karar verildiğini, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyasında yüklenici ... ve aralarında ... olan kooperatif yöneticileri hakkında113.081.489,660 TL fazla ödeme yapılması eylemin suçun görevi kötüye kullanma suçunu oluştuğunun ifade edildiğini, ancak zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildiğini, bu kararlar doğrultusunda ..., ..., ... ve ...'nın ihraçlarına karar verildiğini, kararın iptali için açılan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla reddine karar verildiğini, kooperatifin ana sözleşmesinin ölen ortağın durumu başlıklı 16. Maddesinde ferdi münasebete geçilmeden önce ölen ortağın kanuni mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek kooperatife bildirmeleri halinde ortaklık hak ve yükümlülükleri kanuni mirasçıları lehine devam ettiğini, mirasçıların temsilci tayin etmemeleri veya ortaklığa devam etmek istemeleri halinde ölen ortağın alacak ve borçları 15. Madde hükümlerine göre tasfiye edilir hükmünün amir olduğunu, davacı mirasçıların 3 ay içinde kooperatife müracaat ederek tayin ettikleri temsilci mirasçıyı kooperatife bildirmediklerini, davacı mirasçılarının ancak ortaklık tasfiye payı alacağını talep etme haklarının bulunduğunu, ana sözleşme hükmüne aykırı bir şekilde mülkiyet hakkına yönelik işbu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Kooperatif kayıtları, tapu kaydı ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, ölen ortağın kooperatif ortaklık payına ilişkin olarak açılan tapu iptal ve mirasçılar adına tapuya tescil istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif █████/2014 tarihli ve 7 karar sıra nolu yönetim kurulu kararı ile davacılar murisi ... ile ... ve ...'ün kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği, davacılar murisi ve diğer ortaklar tarafından yönetim kurulu kararının iptali talebiyle açılan ve Mahkememizce bekletici mesele sayılan davada İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile yönetim kurulu kararının iptaline karar verildiği ve kararın temyiz incelemesi neticesinde kesinleştiği görülmüştür.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesinin 1. ve 2. fıkrası "Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Anasözleşmede gösterilecek şartlarla, ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir." hükmünü içermektedir.
Kooperatif anasözleşmesinin 16. maddesinde ise "Ferdi münasebete geçilmeden önce ölen ortağın kanuni mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek kooperatife bildirmeleri halinde, ortaklık hak ve yükümlülükleri kanuni mirasçıları lehine devam eder. Mirasçıların temsilci tayin etmemeleri veya ortaklığa devam etmek istememeleri halinde, ölen ortağın alacak ve borçları 15. madde hükümlerine göre tasfiye edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Davalı kooperatife müzekkere yazılarak kooperatif ana sözleşmesinin 16. maddesinde belirtildiği şekilde davacıların, temsilci tayin edip bildirmeleri ve ortaklığa devam edip etmeyecekleri hususunda uyarılıp uyarılmadığının bildirilmesi, uyarı yapılmış ise buna ilişkin belgelerin ibrazı istenmiş ise, müzekkereye cevap verilmemiştir.
Davalı kooperatif tarafından ölen ortağın mirasçıları olan davacıların ana sözleşmenin 16. maddesi uyarınca temsilci tayin edip bildirmeleri ve ortaklığa devam edip etmeyecekleri konusunda uyarılmaları gerektiği, bu koşula davalı kooperatif tarafından uyulmadığı, ortaklık sıfatının düşmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
"... ölenin mirasçılarının, anasözleşmeden ve 16. madde gereğince yapılması gereken işlemlerden haberdar olmaları gerektiği ileri sürülemez. Bu durumda, yasal mirasçıların ortaklığa devam etmek isteyip istemedikleri ve temsilci tayin edip etmeyecekleri hususunda kooperatifçe uyarılmadan bu hususta kendiliğinden harekete geçmedikleri için ortaklık sıfatının düşmesine ,alacak ve borçlarının tasfiyesine dair varsa alınan yönetim kurulu kararının geçerliliğinden söz edilemez.Somut olayda davalı Kooperatif vekilince de murisin ortak olduğu,ancak,mirasçıları tarafından üç ay içersinde temsilci tayin edilerek kooperatife başvurulmadığı için,ortalık hakkının düştüğü savunulduğuna göre,anılan prosedürün gerçekleşip,gerçekleşmediğinin araştırılması ve bundan sonra hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken,ortaklık olgusu taraflar arasında çekişme konusu olmadığı halde,murisin Kooperatife ortak olmadığı,anılan payın kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan tazminat alacaklarına karşılık verildiği,murisinde bu hakkından feragat ettiği kabul edilmek suretiyle hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ..."
(Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 17.04.2007 tarihli, Esas No : ... Karar No : ... sayılı ilamı)
"... Dosyadaki belgelerden ...'ın üye olduğu sabit olduğuna göre murisin ölümünden sonra davalı kooperatif tarafından ölen ortağın mirasçıları ve adresleri ayrı ayrı belirlenip mirasçıların anasözleşmenin 16. maddesi uyarınca temsilci tayin edip bildirmeleri ve ortaklığa devam edip etmeyecekleri konusunda uyarılmaları gerekmektedir. Bu koşula kooperatif tarafından uyulmamıştır. Üyelik hakkının ...'a devredildiği konusunda herhangi bir iddia ve ispat bulunmadığından üyeliğin ...'a ait olduğu kabul edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken
(Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 27.10.2016 tarihli, Esas No : ... Karar No : ... sayılı ilamı)
HÜKÜM
:
Davanın KABULÜ ile; ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı ... Blok ... numaralı bağımsız bölüm vasfındaki taşınmazın davalı adına kayıtlı tam hissesinin tapu kaydının İPTALİ ile davacılar adına miras payları oranında tapuya KAYIT VE TESCİLİNE,
Alınması gereken 30.739,50 TL nisbi ilam harcından, peşin alınan 7.684,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.054,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Davacılar tarafından işbu davada sarf edilen 10.769,60 TL harç, 208,00 TL posta ücreti, 67,50 TL tebligat gideri, 750,00 TL keşif gideri ve 2.700,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.495,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 71.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!