11. Ceza Dairesi, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine karşın, aynı taşınmaz hissesini vekaletnameye rağmen üçüncü kişiye satması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verdi.
Özet: Bir gayrimenkuldeki payını katılana satmayı taahhüt ederek vekaletname verip bedelini alan sanığın, katılan tapu devir işlemlerini tamamlamadan önce aynı payı üçüncü bir şahsa satmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, sanığın savunmasındaki çelişkiler ve dosyadaki diğer delillerle suçun sabit olduğu halde yerel mahkemece beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı bulunarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz istemini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi'ndeki taşınmazın hissedarlarından sanığın oğlu ...'in, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'nın yanına gelerek bu araziyi satmak istediklerini söylediği, ...’in ise "Alıcı bulursam size haber veririm" dediği, aradan birkaç gün geçtikten sonra ...’in arkadaşı olan ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ... ile konuşurken bu araziden bahsettiği, ...'in ise satılık arazi olduğunu, ...’de emlakçılık işi yapan ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'a söylediği, aynı mahalde gayrimenkul satın almak isteyen katılana, ...'un satılık arazi olduğunu söylediği, arazinin yerini öğrendikten sonra birlikte baktıkları ve sanıktan temin ettikleri tapu fotokopisini inceledikleri, katılanın arsayı satın almaya karar verdiği, arsa sahibi olarak bilinen sanık ... ile görüşmek ve arsayı satın almak için katılanın, ..., ... ve ... ile birlikte arsa maliki olan sanık ...'nın yanına İzmir İli ... İlçesine geldikleri, ...'de sanık ... ile görüştükleri, katılanın arsayı satın almaya karar verdiği ve bu gayrimenkuldeki sanığın hak ve hisselerini satın almak için katılanın belirlediği ... ve ... isimli kişilere arsayı satmak veya satış vaadi sözleşmesi yapmak için sanık ...'nın 01.06.2012 tarihinde ... Noterliği'nde vekaletname verdiği ayrıca aralarında yazılı sözleşme yaptıkları, bu sözleşmede ...'nın belirtilen gayrimenkuldeki 78.33 metrekare hissesini ...'ya sattığını ve bedelini peşinen aldığını belirttiği, ..., ... ve ... sözleşmeyi tanık olarak imzaladıkları, katılanın sanık ...'ya 150.000 TL satış bedeli ödediği, ayrıca 10.000 TL kapora ücretini ...'a verdiği, katılanın satış vekaletini aldıktan sonra ..., ... ve ... ile birlikte İstanbul'a geri döndüğü, katılan ...'de bulunan bu arsanın devir işleri için Tapu Müdürlüğü'ne gitmeden önce sanık ...'nın bu arsadaki hak ve hisselerini üçüncü bir şahıs olan ...'a sattığı, bu satış işlemini Kadıköy Tapu Müdürlüğü'nde 11.09.20 12... .10.2012 tarihlerinde tapuya tescil edildiği, katılanın vekaletnameye dayalı olarak tapuyu devralmak için Tapu Müdürlüğü'ne gittiğinde bu gayrimenkulün sanık tarafından üçüncü bir şahsa satılmış olduğunu gördüğü ve bu nedenle tapuyu devir alamadığı, bu şekilde sanığın, katılan aleyhine haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında, katılan ile hiç bir şekilde bir araya gelmediğini belirtmesine karşın savcılık aşamasında verdiği ifade ve İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan beyanında, katılan ile bir araya geldiğini söylemesi, ayrıca sanığın hisse bedeli olarak 20.000 TL aldığını iddia etmesine rağmen bu hususun hakkında KYOK kararı verilen ... ve ... tarafından doğrulanmaması, ayrıca kendisine hissenin satışı konusunda ...'ın iletişime geçtiğine ilişkin savunması da ... tarafından kabul edilmemesi karşısında sanığın 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmasına rağmen mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!