Tapu kaydının orman vasfıyla iptali nedeniyle oluşan zararın TMK 1007 ve 6292 sayılı Kanun kapsamında tazmini isteminde zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki metin, murisleri adına tescilli taşınmazın mahkeme kararıyla orman vasfıyla Hazine adına kaydedilmesi nedeniyle tapu kaydının iptali sonucu uğranılan zararın Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi ve 6292 sayılı Kanunun 7/4. maddesi uyarınca tazmini talebiyle açılan asıl ve birleştirilen davalarda, ilk derece ve istinaf mahkemelerince zamanaşımı gerekçesiyle verilen ret kararlarının, özellikle zamanaşımının başlama tarihi ve uygulanma şartları konusunda davacılar tarafından temyiz edilmesi sürecini incelemektedir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararASIL VE BİRLEŞTİRİLENASIL VE BİRLEŞTİRİLENKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi ve 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacılar vekili Avukat ... ve davalı Hazine vekili Avukat ... gelmişlerdir.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, ...,... Mahallesi 23.625,00 m² yüzölçümlü 101 parsel sayılı taşınmazın 21.11.1973 tarihinde müvekkillerinin murisleri adına tapuya tescil edilmesinden sonra söz konusu taşınmazın tamamının tapusunun ... Tapulama Hakimliğinin 04.12.1982 tarihinde kesinleşen 1980/9 Esas, ███████ Karar sayılı kararı gereğince iptal edilerek orman vasfıyla davalı Hazine adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi ile 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapulama tespit tutanağının 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında 2/B maddesi gerekçesiyle değil, orman olduğu gerekçesiyle iptal edildiğinden 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında iade taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek usul ve kanuna aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinin ıslahı mahiyetindeki dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleştirilen davaların dava dilekçelerinin davalı tarafa ayrı ayrı tebliğ edildiğini, ıslah ile zamanaşımı itirazında bulunulabilmesi için süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulması gerektiğini, davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi verilmediğini, dosya kapsamına aykırı bir kabul ile zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihinde verdiği 2009/4-383 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 18.11.2009 tarihinden sonra kadastro işlemlerinden kaynaklı olarak, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi kapsamında başvuru imkanı yaratılmış olup; 10 yıllık zamanaşımı süresinin de bu tarihten itibaren işlemeye başladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilerek eldeki davalarda işin esasına girilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisine ait İstanbul ili, ...,... Mahallesi 101 parsel sayılı 23.625,00 m² taşınmazın kadastro çalışmasının 21.11.1973 tarihinde mahallinde ilan edilerek komisyona yapılan itiraz sonrasında davacılar murisi ve diğer paydaşlar adına tespit gördüğü, ancak Orman İdaresi tarafından açılan ... Tapulama Hakimliğinin 04.12.1982 tarihinde kesinleşen 1980/9 Esas, ███████ Karar sayılı kararı gereğince taşınmazın tamamının tapu kaydının iptal edilerek orman vasfıyla davalı Hazine adına tapuya tescil edildiği ve verilen kararının kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacıların uğranılan zararın tahsili istemi ile eldeki asıl ve birleştirilen davaları açtığı, arazi kadastro çalışmaları sırasında revizyon görmeyen ve sonradan herhangi bir tedavül görmeyen, işleme tabi kayıt niteliği kalmayan eski tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği gibi Hazinenin açtığı davanın kesinleştiği 1982 yılından davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, 18.11.2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolmuş bulunan eldeki dava yönünden Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararından 9 yıl sonra 2018 yılında davalar açıldığından asıl ve birleştirilen davaların makul süre içinde açıldığının kabulünün mümkün olmadığını, birleştirilen davalar bakımından davanın açılması ile mahkemelerce usulüne uygun lahiyalar safhası tamamlanamadan tensiben birleştirme kararı verildiğini, bu dosyalardaki dava dilekçelerinin usulüne uygun şekilde davalı tarafa tebliğ edilmediği, davalıya cevap verme süresine ilişkin hak ve yükümlülüklerin usulüne uygun şekilde şerh edilmediği, davalı vekilince 20.05.2019 tarihli tüm dosyalar için sunulan ve asıl dosyadaki cevap dilekçesini ıslah eden dilekçede zamanaşımı itirazında bulunulduğu, bu beyanın tüm dosya bakımından sunulmuş olduğu ve birleştirilen dosyaları da kapsayacağı gerekçesi ile mahkemece davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin isabetli olduğu belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede; davacıların murisine ait İstanbul ili, ..., Mahallesi 101 parsel sayılı 23.625,00 m² taşınmazın kadastro çalışmasının 21.11.1973 tarihinde mahallinde ilan edilerek komisyona yapılan itiraz sonrasında davacılar murisi ve diğer paydaşlar adına tespit gördüğü, ancak Orman İdaresi tarafından açılan davada yapılan yargılama sonrası ... Tapulama Hakimliğinin 1980/9 Esas, ███████ Karar sayılı 04.12.1982 tarihinde kesinleşen kararı gereğince taşınmazın tamamının tapu kaydının iptal edilerek orman vasfıyla davalı Hazine adına tapuya tescil edildiği eldeki asıl ve birleştirilen davaların 2018 yılında açıldığı tapu iptal tescil kararının kesinleştiği 1982 yılından davaların açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.3. Davalı ... Hazinesi vekilinin asıl dava dosyasında süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu, birleştirilen dosyalarda tensiben birleştirme kararı verildiği, bu dosyalardaki dava dilekçeleri davalıya tebliğ edilirken davalı Hazineye cevap verme süresine ilişkin hak ve yükümlülüklerin usulüne uygun şekilde şerh edilmediği, davalı Hazine vekilince 20.05.2019 tarihli tüm dosyalar için sunulan ve asıl dosyadaki cevap dilekçesini ıslah eden dilekçe ile zamanaşımı itirazında bulunulduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/9 Esas, ███████ Karar ve 12.06.2013 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararları gözetildiğinde,süresinde verilen cevap dilekçesinden sonra ıslah dilekçesi ile ileri sürülen zamanaşımı itirazının geçerli olduğu, bu beyanın tüm dosyalar bakımından sunulmuş olduğu hususu nazara alındığında asıl ve birleştirilen davalarda zamanaşımı nedeni ile ret kararı verilmesi yerindedir.4. Yapılan incelemede; davacıların başvurusu üzerine...Defterdarlığının 26.06.2018 tarihli cevabı yazısı ile taşınmazın 6831 sayılı Kanun kapsamında 2/B maddesi kapsamında olmadığını dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde olduğu gerekçesiyle tapulama tespit tutanağının iptal edildiği taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında iadeye konu taşınmazlardan olmadığı da belirtildiğinden davacı tarafın bu kanun kapsamında tazminat talebi de yerinde değildir.5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aleyhine temyiz olunan davalı Hazine yararına 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.