Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda eksik araştırma ve kredi kartının izinsiz kullanımı suç vasfında yanılgı nedeniyle verilen mahkumiyet kararının bozulması.
Özet: Yerel mahkemenin, dağıtım görevlisi sanığın kendisine teslim edilen kredi kartlarını sahiplerine ulaştırmak yerine kullanarak haksız kazanç elde etmesi eylemini "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" olarak nitelendirmesi ve kart teslim belgesindeki imza üzerine eksik inceleme yapması nedeniyle verdiği mahkumiyet kararı, eylemin aslında "başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama" suçunu oluşturması gerektiği ve eksik araştırma bulunduğu gerekçeleriyle Yargıtay tarafından bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, bozmaİstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının, sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, temyize konu 10.02.2015 tarihli kararının sanığa, 23.03.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve sanık tarafından aynı gün 23.03.2015 tarihli dilekçe ile yasal süresi içerisinde temyiz talebinde bulunulmuş olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamede ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.1.Sanık tarafından mahkemeye hitaben sunulan 13.03.2013 tarihli dilekçe içeriğinde, ... Fabrikası çalışanlarına 10-15 günde bir banka kartlarını ya da kredi kartlarını teslim ettiğini, bazı zamanlar kart sahiplerinin kartlarını bizzat teslim aldığını, çoğu zaman ise şirket çalışanı ...'ya teslim ettiğini bildirdiği, yargılama aşamasında 13.03.2013 tarihli oturumda tanık olarak dinlenen ...'nın, cam işi yaptıklarından dolayı gelenleri tehlikeli olacağı düşüncesiyle iş yerinin imalat kısmına almadıklarını, bu nedenle sanık tarafından getirilen kartların kendisi tarafından teslim alındığını, ilgili kişilere de sonrasında almış olduğu kartları teslim ettiğini, mağdur ...'e ait kredi kartını teslim almadığını, ancak sanığın birkaç kişinin kredi kartını birlikte teslim ederken birkaç yere imza attırdığını, yanlışlıkla mağdurun kartını da almış olabileceğini beyan ettiği, sanık tarafından ... adına tanzim edilen kartın ...'a, ... adına düzenlenen kartın ise ...'ya teslim edildiğine ilişkin belge ibraz edildiği, teslimata ilişkin belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi inceleme sonucunda, ...'a ait kartı teslim alan ... isminin yanındaki imzanın sanığın el ürünü olduğu, ancak ... adına düzenlenen kartı teslim alan ... yanındaki imzanın sanığın el ürünü olduğu konusunda grafolojik ve kaligrafik tanı özellikleri bakımından olumlu yönde bir bağlantının tespit edilemediğinin rapor edildiği, bu durumda ... adına kartı teslim alan ... yönünden öncelikle ...'e ait kartın teslimine ilişkin belge aslının getirtilip ...'ya gösterilerek imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını beyan etmesi hâlinde, sözleşmedeki imzanın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, toplanan deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi,2.Kabule göre de;Sanığın suç tarihinde katılan ...'ın yetkilisi olduğu ... Dağıtım Hizmetleri adlı işyerinde çalıştığı, bankalardan gönderilen kredi ve diğer kartların sahiplerine ulaştırmakla görevli olduğu, mağdur ... ve ... adına gönderilen kredi kartlarını adı geçen kişilere teslim etmeyerek alışveriş yapmak suretiyle ... ve ... aleyhine ve kendi lehine haksız kazanç temin ederek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin kabul olunduğu somut olayda; 5237 sayılı TCK'nin 245/1. maddesinin; "Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği, bu suçun oluşabilmesi için başkasına ait banka veya kredi kartının her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesi veya elde bulundurulması, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın kartın kullanılması veya kullandırılması, kişinin kendisine veya başkasına yarar sağlamasının gerektiği, suç tarihinde dağıtım şirketinin elemanı olarak çalışan sanığa ... ve ... adına tanzim edilmiş kredi kartlarının teslim edilmesi amacıyla verildiği, sanığın bu kişilere ait kredi kartlarını teslim etmeyerek harcamalar yaptığı, sanığın eyleminin bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 245/1. ve 43. maddelerinde düzenlenen başkasına ait bir banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye kısmen uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.