Ticari satıştan kaynaklanan fatura alacağı nedeniyle duran icra takibine ilişkin itirazın iptali davasında tarafların borcun varlığı ve yetki konularındaki iddiaları.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satıştan kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Davacı şirket, davalı şirketten cari hesap ilişkisi kapsamında alınan ve faturalandırılan malların bedelinin ödenmemesi üzerine ilamsız icra takibi başlattığını ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazıyla takibin durduğunu belirtmektedir. Davacı, davalının yetki itirazının mesnetsiz olduğunu, borcu inkar etmesinin ticari ilişkiye ve faturalara itiraz etmeksizin yapıldığını iddia ederek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talep etmektedir. Davalı ise takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, davanın usulden reddi gerektiğini ve alacağın ispat yükünün davacıda olduğunu, faturadaki malların kendisine teslim edilmediğini ve davacının akdi ilişkiyi ve teslimatı ispatlaması gerektiğini savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı şirketten olan alacağı nedeniyle Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası ile yapmış oldukları ilamsız icra takibinin, borçlu şirketin itirazı üzerine durmuş olduğunu, taraflarınca huzurdaki dava ikame edilmeden önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş, 24.03.2025 tarihindeki son oturumda anlaşma sağlanamamış olduğunu, müvekkili şirket ile davalı tarafın ticari ilişki içerisinde bulunan ve cari hesap ilişkisi ile ticaret yapmış iki şirket olduklarını, davalı tarafın müvekkili şirketten aldığı mallara ilişkin olarak faturalar düzenlenmiş ancak faturalardan kaynaklı alacaklara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, bunun üzerine davalı şirket tarafından ekte sunulmuş olan faturalardan kaynaklı borçların ödenmemesi üzerine taraflarınca Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış ve borçlunun bu takibe de itiraz etmiş olduğunu, itiraz üzerine takibin durmuş olduğunu, borçlunun itirazı haksız ve hukuka aykırı olup ayrıca kötü niyetli olduğunu, ilk olarak davalı/borçlu yetkiye itiraz etmişse de geçerli bir yetki itirazının dosyada mevcut olmadığını, ayrıca Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinde ifa yerinin para borçlarında alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde olduğunun açıkça düzenlenmiş olduğunu, açıklanan sebeplerle geçerli bir itiraz olsaydı dahi Küçükçekmece İcra Müdürlüklerinin müvekkilinin faturadan kaynaklı alacağında yetkili icra müdürlükleri olup davalı tarafın yetki itirazının son derece mesnetsiz olduğunu, yine borçlunun icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde, sadece; "Dosya alacaklısına takip tarihi itibarıyla böyle bir borç bulunmamaktadır. " şeklinde itiraz etmiş olduğunu, yine davalı tarafın sadece borcu olmadığını beyan etmiş bunun dışında taraflar arasındaki ticari ilişkiye, takip dayanağı faturalara itiraz etmemiş olduğunu, ayrıca faturaya itiraz etmediği gibi cari ilişkiden kaynaklı olarak ticari ilişkide bulunduğu faturalara itiraz etmesinin de zaten hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ise aralarındaki ticari ilişki ve cari hesaplarının açıkça ortaya çıkacak olduğunu, davalı tarafın müvekkilinden satın almış olduğu ürünlerin karşılığında ödemesi gereken miktarı müvekkili şirkete ödememiş olduğunu, söz konusu ürünlerin fiyatları belirli olup bunlara ilişkin faturaların her iki şirket tarafından kabul edilmiş olduğunu, müvekkilinin alacak miktarı açıkça belirli (likit) olmasına rağmen davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; haklı davanın kabulüne, davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, davalı taraf aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde açılmış olduğunu, icra takibine itirazlarında bu hususun ayrıca taraflarınca belirtilmiş olduğunu, usule uygun bir icra takibi söz konusu olmadığından iş bu davanın usul yönünden reddi gerektiğini, davacının davasının itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükünün davacı alacaklıya ait olduğunu, somut olay ele alındığında, davacı tarafın takibe konu faturada yazılı malı müvekkili şirkete veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmek zorunda olduğunu, zira davacı tarafın takibe konu faturada yazılı malı müvekkili şirkete veya kanuni temsilcisine teslim etmemiş, müvekkili şirket ile arasındaki güven ilişkisini kötüye kullanmış olduğunu, fatura içeriğinde belirtilen malların müvekkili şirkete veya kanuni temsilcisine teslim edilmemiş olup, söz konusu malların teslim edildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfetinin faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmekte olduğunu, alacaklının düzenlediği faturadaki malların yada hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, davalı tarafça faturalarda belirtilen mallar gönderilmeden malların faturaları gönderilmiş olup, davalı müvekkili tarafça da davacı ile aralarında süre gelen cari ilişki güvenine dayanarak malların gönderileceği inancı ile faturalara itiraz edilmemiş olduğunu, ancak faturalarda belirtilen mallarin müvekkiline teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkili aleyhine icra takibine geçilmiş olduğunu beyanla; davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan takip ve dava nedeniyle ve İİK'nun 67. madesi gereğince davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerini bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile beş adet faturaya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 15.676,32 TL fatura, 32.093,46 TL fatura, 81.160,73 TL fatura, 1.162,86 TL fatura, 237.800,45 TL fatura olmak üzere toplam 367.893,82 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu, davalı tarafın itiraz dilekçesinde usulüne uygun yetki itirazında bulunmadığı görülmüştür.Davacı tarafın 2023-2024-2025 yılı ticari defter ve kayıtlarının █████/2025 günü saat 14:20'de SMMM bilirkişi vasıtasıyla mahkememiz duruşma salonunda incelenmesine karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ... █████/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehinedelil niteliği taşıdığını, davalı tarafın 28.07.2025 tarihli defter inceleme günü ve saati gelmediğini, mahkememizin 01.07.2025 tarihli duruşma tutanağı ile davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıylaGaziantep Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verdiğini, Takip Talebinde, davacı tarafın davalı taraf hakkında 367.893,82 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihindenitibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizitahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerinöncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .... esassayılı dosyası üzerinden 06.02.2025 tarihinde takibe geçtiğini, davalı tarafın takibe 17.02.2025tarihinde itiraz ettiğini, takip talebine açıklama olarak, takibe konu olan 5 adet faturanın bilgilerininyazıldığını,Takibe Konu Faturalarda,takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 5 adet ve KDV dahil442.252,14 TL tutarlı faturanın olduğunu, davacı tarafın 442.252,14 TL toplam fatura tutarının367.893,82 TL tutarı üzerinden takibe geçtiğini, faturaların açıklama kısmına mal-hizmet yazıldığını,miktar ve birim fiyatlarının belirtildiğini, faturaların e-fatura olduğunu ve teslim eden ile teslim alankısımlarının olmadığını, imza karşılığında teslim edilmediğini ve teslim alınmadığını, iş bu faturalarındavacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiğini, Tarafların 2024 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılmasında,takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 5 adet faturanınolduğunu, tarafların 2024 yılı BS-BA Formu beyanlarının adet ve tutar olarak karşılıklı olarakbirbirini teyit ettiğini, takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 5adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiğini, Davacı Tarafın Dosya Muhteviyatına Sunduğu Cari Hesap Ekstresinde, davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 31.05.2024 tarihli 312.158,77 TL tutarlı kayıt işlemi ilebaşladığını, 15.08.2024-31.12.2024-01.01.2025-28.01.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan367.893,82 TL alacaklı olduğunu,Tarafların Ticari Defter Ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirmesinde,davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 367.893,82 TLalacaklı olduğunu, mahkememizin 01.07.2025 tarihli duruşma tutanağı ile davalı tarafın ticari defterlerininincelenmesi amacıyla Gaziantep Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına kararverdiğini Netice itibariyle, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan367.893,82 TL asıl alacağı talep edebileceğini, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiztalebinin olmadığını, takip tarihi itibariyle yıllık reeskont avans faizini talep edebileceğini, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmiştir.Mahkememiz █████/2025 tarihli ara kararı ile davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacı ile Gaziantep Asliye Ticaret Mahkememsine talimat yazıldığı, davalı tarafa defterlerin ibraz edilmemesi halinde 6100 s. HMK.nın 220 ve 222/3. maddeleri ile 6102 s. TTK.nın 83. maddesi gereğince, belirtilen defter ve belgeler verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde sunulmadığı ya da bilirkişinin bu defter ve belgelerde inceleme yapabileceği yer bildirilmediği veya bildirilmekle birlikte bilirkişi geldiğinde kendisine defter ve belgeler verilmediği, yukarıda yazılı ( b ) bendinde yazılı yemin de edilmediği takdirde, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin bulunması halinde kayıtların Mahkememizce ilgili tarafın lehine delil olarak kabul edileceği, duruma göre ilgili belgenin içeriği konusunda Mahkemenin karşı tarafın beyanını kabul edebileceği hususları ihtar edilmiş olmasında rağmen davalı tarafça defter belge sunulmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunulmadığı veya herhangi bir mazeret bildirilmediği görülmüştür.Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ███████-172 E. - ███████ K. sayılı kararı )Davacı tarafın delillerinde taraflara ait ticari defter ve belgelere delil olarak dayandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde takip talebinde, davacı tarafın davalı taraf hakkında 367.893,82 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihindenitibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizitahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerinöncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... esassayılı dosyası üzerinden 06.02.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe 17.02.2025tarihinde itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak, takibe konu olan 5 adet faturanın bilgilerininyazıldığı,Takibe Konu Faturalarda,takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 5 adet ve KDV dahil442.252,14 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 442.252,14 TL toplam fatura tutarının367.893,82 TL tutarı üzerinden takibe geçtiğini, faturaların açıklama kısmına mal-hizmet yazıldığını,miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğunu ve teslim eden ile teslim alankısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediğini ve teslim alınmadığını, iş bu faturalarındavacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, tarafların 2024 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılmasında,takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 5 adet faturanınolduğu, tarafların 2024 yılı BS-BA Formu beyanlarının adet ve tutar olarak karşılıklı olarakbirbirini teyit ettiği, takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 5adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davacı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu cari hesap ekstresinde, davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 31.05.2024 tarihli 312.158,77 TL tutarlı kayıt işlemi ilebaşladığını, 15.08.2024-31.12.2024-01.01.2025-28.01.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan367.893,82 TL alacaklı olduğunu,tarafların ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırılması-değerlendirmesinde,davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 367.893,82 TLalacaklı olduğu olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmadığındın ticari defterlerin TTK hükümlerince birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, kayıtların düzgün tutulup tutulmadığı denetlenemediği gibi uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı da belirlenememiştir.Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya talimat Mahkemesi aracılığı ile gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davalı taraf ibraz etmiş olduğu cevap dilekeçsinde fatura içeriği malların taraflarına teslim edilmediğini savunmuş ise de, davacı taraf ticari defterlerinde yer alan kayıtları, tarafların BA-BS bildirimlerinin uyumlu olması ve davalı tarafın usulüne uygun yapılan ihtara rağmen ticari defter ve belgelerini sunmamış olduğu nazara alındırığında belirtilen savunmayı ispata elverişli delilin dosyaya sunulmamış olduğu da görülmekle bu beyana itibar edilmemiştir.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 73.578,76 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;1-Davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin DEVAMINA,2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 73.578,76 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,3-Alınması gereken 25.130,83 TL harçtan peşin alınan 4.443,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.687,59 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 5.058,64 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 8.770,00 TL olmak üzere toplam 13.828,64 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 58.863,01 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸Hakim ...¸