Davacı sigortalının gerçek ve fiili çalışmasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumunca iptal edilen hizmetlerinin geçerliliğinin tespiti ve kurum işleminin iptali istemi.
Özet: Sosyal Güvenlik Kurumunun, bir muhasebe bürosunda çalışan davacının iddia edilen fiili çalışmasını sahte sigortalılık gerekçesiyle iptal etmesi üzerine açılan hizmet tespiti davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacının hizmetlerini geçerli sayan kararları temyiz edilmiştir; Yüksek Mahkeme, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda tarafların sunduğu delillerle yetinmeyip resen araştırma yapılması gerektiğini vurgulayarak, davacının çalıştığı ileri sürülen döneme ilişkin ilave belgelerin (isim ve imzalarının bulunduğu belgeler gibi) toplanması yönünde eksik inceleme yapıldığına işaret etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 25. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ...'a ait muhasebe bürosunda ön büro muhasebe işlemleri yapmak üzere 09.10.2003 tarihinde işe başladığını, 06.04.2006 tarihine kadar çalıştığını, çocukları ile ilgilenmek için işten ayrıldığını, daha sonra ihtiyaç sebebi ile 23.05.2006- 01.08.2012 tarihleri arasında yine aynı işyerinde çalıştığını ancak davalı ... Denetmeni tarafından düzenlenen 23.07.2012 tarih ve K.A. 095 sayılı araştırma raporu ile 01.05.2006 tarihinden itibaren müvekkilinin ve diğer çalışanların hizmetlerinin iptaline karar verildiğini, davacının çalışmasının fiili olduğunu belirterek Kurum işleminin iptaline ve müvekkilinin çalışmalarının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'un 24.11.2020 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş dahili davalılar davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 24.09.2012 tarihli B.13.2.SGK.4.06.10.02/IV-02.0221797.006 sayılı kararın iptaline ve davacının bu kararla iptal edilen hizmetlerinin geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili özetle, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça çalışmanın ispat edilemediğini, müvekkili Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının iptal edilen hizmetlerinin gerçek ve fiili olduğunun tespiti istemine ilişkindir.1.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten itibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.2. Kurum denetmenlerinin sahte sigortalılık tespitine dayalı davalar hizmet tespiti içeriklidir. Anayasa'nın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.3.Somut olayda davacının 09.10.2003 - 06.04.20 06... .05.2006 - 01.08.2012 tarihleri arasında ...'a ait ... sicil numaralı iş yerinden hizmet bildirimlerinin yapıldığı, 23.07.2012 tarihli araştırma raporu ile yapılan tespitlerden sonra davacının 23.05.2006-01.08.2012 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptal edildiği, işveren ...'un dava dışı .... Ltd. Şti.'nin 01.01.2006-31.12.2012 tarihleri arasındaki muhasebecilik hizmetlerini üstlendiği ve dava konusu dönemde davalı ... iş yerinden sigortalılığı bildirilen tanıkların davacının adı geçen iş yerinin muhasebecilik işlerini işveren adına yürüttüğünü, emir ve talimatları ...'dan alarak çalıştığını, ücretinin işveren ... tarafından ödendiğini belirttikleri, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, davaya konu Kurum işleminin iptali ile davacının hizmetlerinin geçerli olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.4. Mahkemece.... Ltd. Şti.'ye müzekkere yazılarak davacının yaptığı iş kapsamında isim ve imzalarının bulunduğu belge olup olmadığı sorulmuş, müzekkereye olumsuz cevap verilmiştir. Davaya konu dönemde ... iş yerinden bildirimleri bulunan ve sigortalılık süreleri iptal edilmeyen sigortalıların beyanları davaya konu çalışmanın gerçek ve fiili olduğunu kabul için yeterli değildir.5.Mahkemece davacının .... Ltd. Şti.'nde fiilen çalışıp çalışmadığı araştırılmalı, anılan şirkette çalışan bordro tanıkları dinlenilmeli, şirkete giriş çıkışlarına ilişkin bilgi, belge var ise celbedilmeli, davacının eşinin ... Ltd Şti.nin ortaklarından olduğu göz önünde bulundurulmalı, bu bağlamda davalılara ait muhasebe bürosunda muhasebe işlemlerini yürüttüğü iş yerlerine kendi personelini göndererek işlerin bu şekilde yürütülmesi şeklinde bir uygulama bulunup bulunmadığı, eğer böyle bir iş yeri uygulaması var ise başka kimlerin bu şekilde gönderildiği hususları araştırılmalı, davacının fiili çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.