Kamulaştırılan taşınmazın kamu amacına uygun kullanılmaması sebebiyle mülkiyet hakkı ihlali iddiasıyla oluşan değer artışının tahsili istemine ilişkin temyiz davası.
Özet: Mirasçılar tarafından, kamu yararı gerekçesiyle kamulaştırılan ancak sonrasında kamulaştırma amacına aykırı şekilde özel bir işletmeye kiralanarak kullanıldığı iddia edilen taşınmazın, bu durum nedeniyle oluşan değer artışının tazmini ve mülkiyet hakkı ihlalinin giderilmesi talebiyle açılan dava; ilk derece mahkemesince ve istinaf incelemesinde hak düşürücü süre nedeniyle esastan reddedilmiş, davacıların temyizi üzerine yüksek mahkemece dosyanın esas incelemesine geçilmiştir.

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanılmaması nedeniyle, kamulaştırma sonrasında oluşan değer artışı karşılığının tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davalı Hazine vekili Avukat ... gelmiştir.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; Antalya ili, ... ilçesi, ... 230 parsel sayılı taşınmaz müvekkillerinin murisi ... ...'e ait ve 50.750,00 m² yüzölçümlü ile kayıtlı iken Antalya İl İdare Kurulunun 19.11.1970 tarihli ve 1948 sayılı kararı ile "... Bölgesinde Kurulacak Turistik Kompleks Alanı" kamu yararı gerekçesi ile kamulaştırılmasına karar verildiğini ve kamulaştırma sonucu 230 parsel sayılı taşınmazın 36.750 m²lik kısmının kamulaştırılarak bedelinin müvekkillerinin kök murisine ödendiğini, taşınmazın 36.750,00 m²lik kısmı 417 parsel numarası ile Kültür ve Turizm Bakanlığına tescilinden sonra, kamulaştırılan alanın ifraz edilmek sureti ile 1043 parsel, 1044 parsel ve 1045 parsel numaralarını aldığını, ... numaralı parselin tarla vasfı 3.395 m² yüzölçümü ile ... adına, ... numaralı parselin 17.077 m² yüzölçümü ile ... adına kayıtlı olduğunu, ... numaralı parselin ise imar uygulaması sonucu 21 70... parsel ve 21 70... parsel numaralarını aldığını, 21 70... parselin 16.222,00 m² yüzölçümü ile ... adına tescil gördüğünü, 21 70... ve 2 numaralı parsellerin Kültür ve Turizm Bakanlığınca 09.05.2006 tarihinde 1/1000 ölçekli ... Turistik İstasyonu İmar Planı değişikliği ve plan notları doğrultusunda 200 kişilik personel lojmanı yapılmak üzere 10.05.2006 tarihinde ön izin verildiğini, 31.08.2006 tarihinde kesin tahsisinin yapıldığını, ancak lojman yapımına ilişkin tahsis kararına rağmen lojmanın davalı idare tarafından yapılmadığını, 3. şahıs otel işletmesine kiraya verilmek sureti ile 3. şahıslar tarafından işletme yapılmak sureti ile kullanıldığını, davanın idarenin taşınmazı kamulaştırma amacına uygun olarak kullanılmaması sonucu mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, davanın taşınmazın artı değerinin tazmini davası olduğunu belirterek belirlenecek tazminatın dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esas yönünden reddi gerektiğini, davacılardan ... tarafından Mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyası ile aynı taşınmaza yönelik dava konusu aynı olan dava açıldığını ve diğer davacıların da davaya dahil edildiğini, Mahkemece ████████ Karar sayılı kararıyla davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davaya dahil edilen diğerleri yönünden taraf sıfatları bulunmadığından reddine karar verildiğini, karar henüz kesinleşmediğinden derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını davanın reddi gerektiğini, kamulaştırma işleminin usul ve kanuna uygun olarak gerçekleştiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığının davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın öncelikle usulden, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini belirtmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 22... ncü maddelerinden kaynaklanan geri alma davası değil, idarenin kamulaştırma amacına uygun olarak kullanmaması sonucu kamulaştırmanın amacını kaybetmesi nedeni ile mülkiyet hakkının ihlali sonucu artı değerinin tazmini davası olduğunu, İlk Derece Mahkemesince kendileri tarafından dayanılmayan bir hukuki sebebe dayalı olarak dava ikame edilmiş gibi hareket etmek sureti ile davanın hak düşürücü süre sebebi ile reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu, Anayasa’nın 13, 35, 36, 46... /son maddelerinin ihlal edildiğini, dilekçesinde belirttiği içtihatlar ile gerek Avrupa İnsan Hakları ve gerekse Anayasa Mahkemesi kararları ile süre şartını tartışmaya dahi açmaksızın kamulaştırma tarihinden itibaren uzun süre geçmesine rağmen kamu yararına uygun kullanılmayan taşınmaz bakımından artık kamulaştırmanın meşruiyetinden bahsedilemeyeceğini, bu uzun süre içerisinde kamulaştırılan taşınmazın artı değer kazanması sebebi ile artık kamulaştırma bedeli olarak bedelin kamulaştırılan taşınmazın reel değerini yansıtmaktan uzak kaldığını, bu sebeple kamulaştırmadan beklenen kamu yararı ile mülkiyet hakkı sahibinin mülkiyet hakkı arasındaki adil dengenin mülkiyet hakkı sahibi aleyhine bozulması sebebi ile artı değer tazminat bedelinin ödenmesi gerektiğini, hukuki uyuşmazlık çok farklı iken İlk Derece Mahkemesinin 2942 sayılı Kanun'dan hareket etmek sureti ile davanın hak düşürücü süre sebebi ile reddine karar verilmesinin açık bir hukuki yanılgı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki dava kamulaştırılan taşınmazların amacına uygun kullanılmadığı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle açılan tazminat istemine ilişkin olup, kök parselin ifrazı sonucunda kamulaştırılan kısmın 19.04.1971 tarihinde ... adına tescil edildiği, kamulaştırma bedelinin davacıların murisine ödendiği, kamulaştırma yolu ile ifrazen gelen ve imar uygulaması sonucunda tescil edilen parsellerin halen ... adına tapuda kayıtlı olduğu, 2942 sayılı Kanun’un 23 ncü maddesi gereğince, ancak şartları oluşmuş ise mal sahibinin geri alma hakkından söz edilebileceği, kamulaştırmadan önceki mal sahibinin tazminat talep hakkının bulunmadığı, öte yandan Kanun'da belirtilen süreler geçtikten sonra kamulaştırılan taşınmaz malda hakları bulunduğu iddiasıyla eski malikleri veya mirasçıları tarafından, idareden herhangi bir sebeple hak, bedel veya tazminat talebinde bulunulamayacağı, dava açılamayacağı açıkça düzenlendiğinden İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davacılar tarafından, kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanılmaması nedeniyle, kamulaştırma sonrasında taşınmazda oluşan değer artışı karşılığının tahsili istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmış olup somut uyuşmazlığa konu taşınmazın 19.11.1970 tarihli ve 1948 sayılı kararı ile "... Bölgesinde Kurulacak Turistik Kompleks Alanı" için kamulaştırılmasına karar verildiği, taşınmazın kesinleşen kamulaştırma işlemi neticesinde Hazine adına tescil edildiği, sonrasında imar uygulaması ve ifraza konu olduğu, ifrazen ve imar uygulaması sonucunda tescil edilen parsellerin halen ... adına tapuda kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazların imar planındaki durumlarına göre halen kamuya özgülenme halinin devam ettiği ve taşınmazların Turistik Komleks Alanı olarak kamulaştırıldığı hususu da nazara alındığında, davalı idarenin taşınmazı devraldıktan sonra kamulaştırma amacı dışında bir kullanımının olmadığı anlaşıldığından davacılar talebi gözetildiğinde davanın bu gerekçe ile reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesine belirtilen şartların oluşmadığı gerekçesi ile reddi sonucu itibarı ile doğrudur.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aleyhine temyiz olunan davalı Hazine yararına 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına,Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.