Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde, park halindeki araca çarpma sonucu oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talebiyle açılan, trafik sigorta sözleşmesi kaynaklı rücuen tazminat davası ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında Türk Borçlar Kanununa göre tazminat hesabı.
Özet: Bu rücuen tazminat davasında, davacı müvekkilin park halindeki aracına tam kusurlu olarak çarpan başka bir aracın sebep olduğu maddi hasarlar sonrası oluşan araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talepleri incelenmektedir. Davacı, sigorta şirketinin ödeme yapmaması ve arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine yargıya başvurarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına dayanarak değer kaybı hesaplamalarının Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre ve aracın kaza öncesi ile sonrası piyasa değeri farkına göre yapılmasını, ayrıca arabuluculuk vekalet ücretinin karşılanmasını talep etmektedir. Davalı sigorta şirketi ise, sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve poliçe dahilinde bir ödeme yapıldığını savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin maliki olduğu ..... Plakalı 2014 model .... marka araç 15.01.2024 tarihinde İstanbul ili, ..... İlçesi, ..... Mahallesinde kurallara uygun bir şekilde park halindeyken maliki ..... ve sürücüsü ..... olan ...... plakalı araç müvekkilin aracına çarparak tam kusurlu zincirleme maddi hasarlı trafik kazasına sebep olmuş, kaza sonrasında olay yerine gelen trafik ekiplerince kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olup tutulan bu tutanakta karşı yan sürücünün 2918 sayılı KTK da yer alan sayılan 84/1 "Park Halindeki Araçlara Çarpma” kuralını ihlal ettiğine, müvekkilin ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığına kanaat getirilmiş, kaza neticesinde müvekkilin aracının ana aksamları değişmiş, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olup müvekkilimizin aracında ciddi anlamda maddi hasar meydana gelmiş, sigorta şirketinden hasar dosyası celp edildiğinde hasar bedeli net bir şekilde belirleneceğini, Müvekkilin aracı 2014 Model ve kilometresi de kaza tarihinde muadillerine göre çok düşük olduğunu, az kullanılmış böyle bir aracın, kaza sonucu ana aksamları değişmiş, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olduğu sabit olup, aracın satışı halinde, bu hasar alıcı tarafından rahatlıkla öğrenilebileceğinden, müvekkilin doğal olarak bu kazalı aracını kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satacağının tartışmasız olduğunu, karşı yanın aracı ..... Sigorta AŞ. tarafından ..... nolu poliçe ile sigortalanmış, ..... Sigorta AŞ'ye 12.03.2024 tarihinde değer kaybı bedeli talebi için PTT-KEP üzerinden başvuruda bulunulmuş olup, başvuruları aynı gün sigorta şirketine tebliğ edilmiş, ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmamış, davadan önce yasa gereği taraflarınca arabulucuya başvurulmuş olup taraflarca bu süreçte görüşmeler telekonferans yoluyla yapılmış ve anlaşma sağlanamamış, buna ilişkin e-imzalı son tutanak dilekçeleri ekinde sunulmuş, arabuluculuk tutanağında görüldüğü üzere müvekkili arabuluculuk sürecinde de kendisini vekille temsil etmiş, avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md. 16'da açıkça belirtildiği üzere "Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 2.400,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.” Bu hususta emsal yerel mahkeme kararı da ekte sunulmuş, mahkemece dava sonunda hüküm kurulurken arabuluculuk vekalet ücretinin de eklenmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuş, bilindiği üzere anayasa mahkemesi ..... e. ve .... k. sayili 17.07.2020 tarihli ilami ile 2918 sayili kanun 90.maddesinde yer alan "genel şartlarda..." ifadesinin anayasaya aykirilik teşkil etmesi sebebi ile iptaline karar vermiş olup, tazminat hesaplarinda Türk Borçlar kanunu haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini belirtmiş, Anayasa Mahkemesi ..... e. ve ..... k. sayili 29.12.2022 tarihli son ilamı ile birlikte 2918 sayili kanun 90. maddesinde yer alan “...Değer Kaybı tazminatının” piyasa değerinin, kullanılmışlık düzeyinin, hasara uğrayan parçalarının ve hasar tutarının dikkate alınarak hesaplanması, ifadesinin Anayasaya aykırılık teşkil etmesi sebebi ile iptaline karar verilmiş, güncel Anayasa Mahkemesi ilamı doğrultusunda tazminat hesabı, sigorta genel şartlarındaki “Değer Kaybına” ilişkin hesaplama yöntemleri ve formüllerine göre değil, Türk Borçlar Kanunu haksız fiillere ilişkin hesaplama yöntemi ile hesaplanması gerektiğini, değer kaybı hesabına yönelik tek kriter kazaya karışan aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa degeri arasındaki fark olduğu izahtan vareste olduğu, aracın tamir süreci-parça bekleme ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışması vs. gibi nedenlerle uzun sürmüş olup müvekkilin bu süre boyunca araçtan mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararlar davalı şahıslar tarafından ödenmemiş, yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda tüm davalılar tarafından ödenmesi gereken değer kaybı bedelinin ve davalı şahıslar tarafından ödenmesi gereken araç mahrumiyet bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı ..... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ..... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, Müvekkil şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti sigortalının kusuru oranında poliçe limitiyle ile sınırlı olduğunu, söz konusu dosyada müvekkil şirketçe poliçe limiti dahilinde 93.588,11 TL olmak üzere ödeme yapıldığını, müvekkili şirketçe poliçe kapsamında tazminat ödemeleri yapılmış, poliçe kapsamında kazadan kaynaklı herhangi bir sorumluluğu kalmamış, poliçe limitinin dolmuş olduğunu, Değer Kaybı talebine ilişkin beyanlarının; Davacı yana ait aracın; daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı, karışmış ise nerelerden hasar aldığı, hangi parçalarda değişim yapıldığı, aracın kaza anındaki kilometresi, modeli, yaşı vb. hususlar baz alınarak; kabul anlamına gelmemekle birlikte gerçek zararının bulunmasını, söz konusu aracın değeri ve diğer unsurlar işbu durum gözetilerinin yapılmasını, Değer kaybına etki eden ve tespitinde göz önünde bulundurulması gereken “parametrelerin” aşağıda belirtildiğini, hasarın cesameti, kısım ve sirayet ettiği parçalar, hasarlı kaporta parçalarının türü ve hasarlı parçalara uygulanan işlemler,değişen/onarılan kaporta parça sayısı, boya işlemine tabi tutulan parça sayısı,aracın geçmiş hasar bilgileri,aracın marka-model-KM ve sınıfına bağlı piyasada tercih edilirliği,değer kaybina ilişkin hesaplama yapılırken; teminat dışı unsurların dahil edilmemesi gerektiğini, aracın değer kaybı hesaplanırken aşağıda sayılan teminat dışı kalan haller göz önüne alınması gerektiğini, mini onarım ile giderilebilen basit kaporta plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektik, elektronik ve döşeme aksamı hasarları, ana iskelet ve şaside hasar olmaksızın vidalı parçalarda yapılan onarım/değişim ile giderilebilen hasarlar, aracın kaza anındaki rayiç değerinin %25 ini aşan değer kaybı talepleri, kaza tarihi ile ihbar tarihi arasında araç üzerinde mülkiyet değişikliği olan araçlar ile ilgili talepler, çekme belgeli ve hurda belgeli işlem görmüş araçlar, kısa süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş, uzun süreli yıl kiralık araçlarda eksper tarafından hesaplanan değer kaybı tutarının %50'sini aşan talepler, test aracı, koleksiyon ve antika sayılan araçlardaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı talepleri, hususlarının tümüyle araştırılması gerektiğini ,yukarıda teminat dışı olarak sayılmış hususlar dikkate alınarak değer kaybı bedeli belirlenmesi gerektiği, zira; teminat dışı zararlardan sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, Değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu' ndan yer alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları' nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespiti yapılmasını,öncelikle 6100 Sayılı HKM nın33. Maddesinde “Hakim Türk Hukukunu re’sen uygular” hükmü gereğince huzurdaki dosyada Türk hukukunda yer alan kanun normlarından 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bu kanunun 90. maddesi ile atfedilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları re'sen uygulanacağını, hükmü bulunduğunu,Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartlarının C.13. maddesinde “Yürütme bu genel şartları Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kuruma Başkanı yürütür” hükmü bulunduğunu, █████/2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İcra ve İflâs Kanunu İle bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 18. maddesi kapsamında Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde yapılan değişiklik ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar'ı düzenleme yetkisi Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na verildiğini,bu durumda, dayanağini doğrudan 2918 sayılı KTK.'nin 90. maddesinden alan genel şartların A.5. maddesinin (a) bendinde yapılan 04.12.2021 tarihli değişiklik ile değer kaybının tespitinde esas alınacak metodun kesin ve şüpheden uzak bir şekilde izah edildiğini, değer kaybı, talep edilmesi halinde, kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından bu genel şartların EK-1 'inde yer alan esaslara göre tespit edildiğini, netice olarak, gerek 2918 Sayılı KTK.'nın 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmış olduğunu, 7327 Sayılı İcra Ve İflâs Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 90. maddesi ve gerekse Yargıtay içtihatları gereğince, değer kaybı hesabının, genel şartların EK-l 'inde yer alan tablodaki esaslara istinaden yapılmasını talep ettiklerini, hukuk düzeni içerisinde herhangi bir mesnedi olmayan, keyfi ve güvenilir değerlendirmeler içermeyen, aynı zamanda denetlenebilirlik kriterine de uygun olmayan rayiç değer hesabına göre hesaplamayı kül halinde reddettiğimizi; yukarıda belirtilen ve re’sen nazara alınacak normlara dayanılarak uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğini beyan ettiklerini, dosyaya konu edilen aracın, davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadiğinin tespitini talep ettiklerini, belirtiğini, Yargıtay kararı ile de müşahede edileceği üzere, kazaya konu aracın davaya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacaği izahtan vareste olduğunu, sonuç olarak, 6100 sayılı HMK' nin 31. maddesinde yer alan “hakimin davayı aydınlatma ödevi” kapsamında davaya konu aracın önceki hasarlarının tespiti ile değer kaybı meblağının bu tespit esas alınarak lehlerine belirlenmesini talep ettiklerini, Müvekkil şirketin poliçe kapsamında herhangi bir sorumluluğu olmamakla ve bu iddiayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm olmadığı takdirde, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu, bu nedenle, araç mahrumiyeti sebebiyle olduğu iddia edilen zarara dair deliller ibraz edilmeli, onarım süresi tespit edilmeli, zarar gördüğünü iddia eden tarafın ne iş yaptığı, aracını ne maksatla kullandığı, evi ile işi arasında kat ettiği mesafe belirlenmeli, araç kullanılırken yapılması gereken zorunlu giderler ve amortisman giderleri de belirlenecek olan zarardan indirilmesi gerektiğini, kazada kusur oranına ilişkin trafik ihtisas dairesinden veya karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini, Davacı taraf dava dilekçesinde, müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın %100 kusurlu olduğunu iddia etmiş, ancak iddialarına dayanak kusur oranlarının tespitine yarar resmi belge veya denetime elverişli herhangi bir somut delil sunamamış, tüm bu veriler ışığında; kaza esnasındaki en doğru ve gerçek kusur durumları; ancak ve ancak alanında uzman kişiler tarafından incelenmesi ile tespit edilebilineceğini, fatura ibraz edilmediğinden ötürü müvekkil şirketen KDV talep edilmesinin mümkün olmadığını, Davacı hasarın giderilmesi için fatura ve harcama belgesi ibraz etmediğinden ve dolayısıyla KDV ödediğini de ispatlayamadığından KDV yönünden hüküm kurulmaması gerektiğini,ödendiğin ispat olunamayan KDV'nin müvekkil şirketin sorumluluğuna dahil edilmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, Kabul manasında olmamak faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davanın kabulu halinde, iş bu dava öncesinde müvekkil şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığı gözetilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğimi,Davacının temerrüt faiz oranına itiraz edileceğini, Müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulması halinde ancak yasal faiz edilebileceğini,kaldı ki hiç bir şekilde davayı kabul manasında olmamak üzere aleyhimize tazminata hükmedilmesi halinde islah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, aşağıdaki Yargıtay Kararı’nda da belirtildiği üzere ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiği,müvekkil dava açılmasına sebebiyet vermemiş, bu nedenle de Müvekkilin yargılama gideri, vekalet ücretinden sorumlu tutulmasını talep ettiklerini, sonuç itibarıyla huzurdaki davanın;öncelikle reddini,Sayın Mahkeme aksi kanaatte olur ise de dilekçemizde belirtilen hususlar doğrultusunda kusur, ve araç hasarı değer kaybı yönünden rapor alınmasını talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin açılmış tazminat davasıdır.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine davacının aracı olan ..... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle tramer kaydının gönderilmesi istenmiş ve müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ...... 'in 15.01.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında asli kusurlu olduğu, Davacının araç mahrumiyet zararının 4.560,00 TL olduğu tespit edilmiştir.Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ..... 15.01.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında asli kusurlu olduğu, davacının araç mahrumiyet zararının 4.560,00 TL olduğu, davalı sigortacı ..... Sigorta A.Ş.’nin, düzenlemiş olduğu sigortalısı ....., Başlangıç tarihi 29.12.2023, Bitiş tarihi 29.12.2024, Plaka numarası ...., Poliçe numarası ..... olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (Trafik) poliçesi kapsamında, davaya konu olan araç mahrumiyeti zararının ödenmesinden sorumlu olmadığı tespit edilmiştir.Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda ..... plakalı aracın kaza tarihinde değerinin 750.000,00-TL olduğu, Dava konusu araç üzerinde bahse konu kaza sonrası yapılan tamiratlar neticesinde aracın kısmi hasar kayıtlı olduğu; SBM-TRAMER sistemlerinde dava konusu kaza sebebiyle 52.823,63-TL- %20 KDV hariç hasar kaydı yer aldığı, Dava aracın ana şase ve karoserisine kaynaklı parçası (sol marşpiyel sacı) üzerinde yapılan tamiratların ve karoseriye cıvata ile bağlı sol ön çamurluk, sol ön kapı, sol arka kapı parçalarında yapılan kaporta-boya işlemlerinin araçta değer kaybı oluşumunda etkili olacağı anlaşılmaktadır. Aracın dava konusu kaza sebebiyle sicilinde yer alan hasar kaydı ve araç üzerinde yapılan tamiratların sonrası aracın orijinalliğini yitirmesi, aracın hasarsız emsallerine göre düşük değerde ikinci el satışına konu olacağı birlikte düşünüldüğünde aracın kazadan önceki değeri ile tamirat gördükten sonraki değeri arasındaki farkın (değer kaybı) 60.000,00-TL (Altmış Bin Türk Lirası) olacağı hesaplanmıştır. Eksper raporu ve onarımcı faturasına göre davacıya ödemede bulunan kasko sigorta şirketinin (..... SİGORTA AŞ) halefiyet gereği davalı trafik sigorta kuruluşu ..... Sigorta AŞ’den kaza tarihinde geçerli araç başı azami teminat tutarı kapsamında (200.000,00-TL) 63.388,11-TL rücu ödemesi almış olduğu, trafik sigorta poliçesinde 136.611,89-TL maddi zarar teminat bedeli kalmış olduğu, davacı veya davacı vekiline davalılarca herhangi bir değer kaybı tazminat ödemesi yapılmamış olduğunun dava dosyasında yer alan evrak ve belgelerin tetkikinden tespit edildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı sonucu yapılan değerlendirmede; somut olayda davalı sürücü ....idaresindeki ..... plakalı aracıyla .... Bulvarı üzerinde Esenyurt Devlet Hastanesiistikametine seyir halindeyken kendi aracının sağ yan kısımlarıyla ..... Döner önünde park halindebulunan ..... plakalı aracın sağ yan kısımlarına çarptıktan sonra durmayarak ön kısımlarıyla yine parkhalinde bulunan ..... plakalı aracın sol yan kısımlarına ve araç yanında bulunan yaya ..... isimli kişiye çarpmak suretiyle yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kazanınoluşumunda .... plakalı araç sürücüsü olan davalı ..... 'in Karayolları Trafik Kanunu 84/1 maddesini ihlal ettiği kaza yeri incelemesi sonucu asli kusurlu olduğu, davacı park halindeki ..... plaka sayılı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı Mahkememiz tarafından kabul edilmiştir.Yargısal denetime elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda davalı tarafın kazada tam kusurlu olduğunun tespiti ve davacı aracında kaza nedeniyle 60.500,00 TL değer kaybı oluştuğunun ve araç onarım süresi gözetilerek 4.560,00 TL araç mahrumiyet bedelinin oluştuğunun tespiti karşısında tekniğine uygun düzenlenen raporlara itibarla davalının park halinde bulunan davacı aracına çarpması nedeniyle kazada tam kusurlu olduğu kabul edilmiş olup davalı sigorta şirketi poliçe kapsamında davacıya ödeme yapıldığını beyan etmiş ise de yapılan ödemeye ilişkin belge ve dekontlar incelendiğinde, kazanın gerçekleştiği sırada yaya olan dava dışı ..... isimli şahsa hasar ödemesi açıklamalı ödeme yapıldığı ve eksper raporu ile onarımcı faturasına göre davacıya ödemede bulunan kasko sigorta şirketi olan ..... Sigorta A.Ş.'nin halefiyet gereği davalı trafik sigorta kuruluşu .... Sigorta Şirketinden kaza tarihinde geçerli araç başı azami teminat tutarı kapsamında 63.388,11 TL rücu ödemesi almış olduğu, trafik sigorta poliçesinde 136.611,89 TL maddi zarar teminat bedeli kalmış olduğu, davacıya davalılarca herhangi bir değer kaybı tazminat ödemesi yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle değer kaybı talebine ilişkin açılan davanın kabulü ile 60.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi bakımından faizin temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren başlatılmasına ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına), araç mahrumiyet talebine ilişkin açılan davanın kısmen kabulü ile 4.560,00 TL'nin kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ..... ve ..... 'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Değer kaybı talebine ilişkin AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile 60.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi bakımından faizin temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren başlatılmasına ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına)2-Araç mahrumiyet talebine ilişkin AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 4.560,00 TL'nin kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ..... ve .....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,4-Alınması gerekli 4.410,10 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile 3.982,50 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, 1.100,82 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.016,82- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 21.016 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Denizli Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine,10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair, taraf vekillerinin yokluğunda HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. █████/2025Katip ....e-imzalıdırHakim ....e-imzalıdıreiş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."