7. Ceza Dairesi, 3359 sayılı kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresi dolduğundan bozarak davanın düşmesine oy birliğiyle karar verdi.
Özet: Sanık hakkında "3359 sayılı kanuna muhalefet" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, ilgili suç için kanunda öngörülen sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin mahkûmiyet kararının verildiği tarihten itibaren temyiz incelemesinin yapıldığı ana kadar gerçekleştiği tespit edilmiştir; bu nedenle, temyiz makamı, yeniden yargılama yapılmasına gerek görmeden, ilk derece mahkemesinin hükmünü bozarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: 3359 sayılı Kanun'a muhalefetHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d maddesi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 21.06.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesigereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.