Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında istinafın esastan reddi sonrasında, ilk derece kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı olmadığına ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararına karşı davalı idarenin yaptığı istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen davacının kendi lehine olan bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmadığına karar verilerek davacı vekilinin temyiz istemi reddedilmiş; istinaf başvurusu esastan reddedilen davalı idarenin temyiz dilekçesi kabul edilmek suretiyle dosyanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ███████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı idare vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı idarenin istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacı vekilinin, istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, ..., Mahallesi 1001 75... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiili el atma olgusu gerçekleşecek şekilde kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve tapu sicilinden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde; taşınmaz ile ilgili kamulaştırma çalışmalarının bulunmadığını, husumetin kendilerine düşmediğini, benzer dosyalara ilişkin örnek kararların bulunduğunu, idari yargının görevli olduğunu, uzlaşma şartının yerine getirilmediğini, süre yönünden itirazlarının olduğunu, fiili elatmalarının bulunmadığını, tapuda eski irtifakların bulunduğunu, 2018 yılında izale-i şuyu davası açılmış olduğunu, özel spor alınında bulunan taşınmazın özel amaçlı olarak kullanılabileceğini, raporun hatalı olduğunu, bedelin fahiş belirlendiğini, m² değerinin % 10-15 daha düşük olması gerektiğini, harcın maktu olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda davacının 334,00 m² hissenin maliki olduğu, taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı sınırları içerisinde kaldığı, söz konusu planın ... Belediye Meclisinin 16.07.2003 tarihli ve 43 sayılı kararı ile uygun görülerek ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığının 10.11.2003 tarihli ve 911-4343 sayılı yazısı ile onaylandığı, bu plan ile 1001 75... parsel numaralı taşınmazın Spor Tesisi Alanı olarak belirlendiği, söz konusu taşınmaza ilişkin olarak ... Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünün taşınmazın kullanımının değişmesini talep ettiği, talep kapsamında hazırlanan plan değişikliğinin ... Belediye Meclisinin 04.09.2012 tarih ve 189 sayılı kararı ile uygun görüldüğü, ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.10.2012 tarih ve 1808 sayılı kararı ile onaylandığı ve 1001 75... parsel numaralı taşınmazın ... Spor Tesis Alanı haline geldiği, parsel sınırları dışındaki imar yolları açılmış ise de davaya konu taşınmaza fiilen el atılmadığının anlaşıldığını, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekmekte olup kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, İdarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği gibi ayrıca 26.11.2022 tarihli ve ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek-11 inci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında hukuki el atma durumunda da adli yargının görevli olduğunu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilmesinde, dava konusu taşınmaz ile aynı bölgede bulunan taşınmazlara ve davaya konu taşınmaza ilişkin saptanan birim bedellerin, istinaf eden tarafın sıfatı da dikkate alınarak Dairelerince ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin kararları ile uygun bulunan bedeller de dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediğini, dava konusu taşınmaza el atma olgusunun gerçekleştiği, dava konusu 1001 75... parsel sayılı taşınmazın ... ve Spor Bakanlığınca spor tesis alanından çıkartılmasının istendiği ve ... Büyükşehir Belediye Meclisinin kararı ile taşınmazın özel spor tesis alanı olarak düzenlendiği, dava konusu alanın 30.000 m²den büyük oluşu nedeniyle taşınmazın tamamından davalı ... Başkanlığının sorumlu olduğu gözetilerek davanın kabulüne dair kararda usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebebleri tekrar ederek karar bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Davalı idarece fiilen elatılmamış olan dava konusu taşınmazda hükmedilen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de vekâlet ücreti yönünden temyiz bavşurusu bulunmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
4. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 2003 yılı onaylı 1/1000 imar planınıda spor tesisi alanı olarak ayrıldığı, ... Hizmetleri İl Müdürlüğünün talebi üzerine de 2012 yılı onaylı 1/1000 uygulama imar planı değişikliği ile özel spor alanı olarak ayrıldığı ve geri çevirme kararı üzerine dosyaya sunulan müzekkere cevabında taşınmazın, halihazırda 09.08.2024 onaylı 1/1000 uygulama imar planı değişikliği ile Kapalı Spor Alanı olarak ayrılmış olduğu da gözetildiğinde, taşınmaza fiiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile alınan rapora göre bedelinin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5. Bedeline hükmedilen dava konusu taşınmazdaki davacı payının, davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hatalı olarak yol olarak terkinine karar verilmesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden,
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Vekilinin Temyizi Yönünden;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B.Davalı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden;
1.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereğince temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yeralan “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 999. maddesi gereğince yol olarak TAPU SİCİLİNDEN TERKİNİNE,” ibaresinin çıkartılması, yerine “ davalı idare adına tapuya tesciline” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!