Ticari elektrik satış sözleşmesine dayalı ödenmemiş fatura alacağı, davalının itirazının iptali, icra inkar tazminatı ve kefillik sorumluluğunun bilirkişi raporlarıyla değerlendirildiği dava.
Özet: Davacı tarafın, davalı şirketin elektrik enerjisi sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş faturaları nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ödenmesi talebiyle açtığı davada, davalının borcun varlığını, likit niteliğini ve bireysel kefaleti reddetmesine karşılık, yapılan yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporları ile taraflar arasındaki elektrik enerjisi satış sözleşmesi ve davalı şirketin fatura dönemindeki tüketimi doğrulanmış, gecikme zammıyla birlikte belirli bir alacak miktarının davalı tarafından ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- (davacı), ---- şirketin yetkilisi---- (davalılar) aleyhine, ------ sayılı dosyasında haksız itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Davacı, davalı şirketle yapılan --- ----uyarınca sağlanan elektrik tüketimine karşılık ----- tarihli ---- tutarındaki faturayı ödemediklerini, ayrıca davalıların borca itiraz etmelerine rağmen herhangi bir haklı gerekçe sunmadıklarını belirtmiştir. Borçlular, ödeme emrine itiraz etmiş, zorunlu arabuluculuk sürecinde de uzlaşmaya yanaşmadığı ifade edilmiştir. Dava dilekçesinde, taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, davalı şirketin elektrik tüketimi yaptığı ve faturayı ödemediği, ayrıca ------- ticari kefil sıfatıyla sorumlu olduğu vurgulanmıştır. Davacı, borcun "likit alacak" niteliğinde olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre borçlunun ne kadar ödemesi gerektiğini bilebilecek durumda olduğunu savunmuştur. İcra inkâr tazminatı talebinin hukuki dayanağı olarak, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi ve------- kararları gösterilmiştir. Bu kapsamda, davalıların haksız itirazının iptali, takibin devamı ve asgari %20 oranında tazminat ödenmesi talep edilmiştir. Deliller arasında Merkezi Takip dosyası, arabuluculuk tutanağı, enerji satış sözleşmesi, imza sirküleri, fatura ve ticari defter kayıtları yer almaktadır. Davacı vekili, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasını da talep etmiştir. Sonuç olarak, mahkemeden itirazın iptali, takibin devamı, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi ve giderlerin davalılara yükletilmesi kararı verilmesi istenmektedir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı------- iddialarının hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmektedir. Dilekçede, davacının tek bir faturaya dayanarak ileri sürdüğü alacak iddiasının detaylardan yoksun olduğu, tüketim miktarı, tarife bilgileri ve mutabakat belgesi gibi somut delillerin sunulmadığı vurgulanmaktadır. Borcun varlığının ispatlanamadığı ve likit alacak niteliği taşımadığı ileri sürülmekte, ayrıca tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği ifade edilmektedir. -----yönünden ise, sözleşmede şahsi imzasının bulunmaması, evli olması nedeniyle eşin yazılı rızasının alınmamış olması ve kat ihtarının yapılmaması gerekçeleriyle kefillik sorumluluğunun geçersiz olduğu savunulmaktadır. TBK ve ilgili mevzuat hükümlerine atıfta bulunularak, davacının icra inkâr tazminatı talebinin haksız olduğu belirtilmekte ve davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmektedir.
RAPOR
: Bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ve Davacı taraf arasında ------ seviyesinden, ticarethane abone grubundan ---tarihinde ---- akdedildiği anlaşılmıştır. Davaya konu faturanın toplam bedelinin 117.217,63 TL olduğu anlaşılmakla bu faturadaki 16.102,88 TL nin dayanaktan yoksun olduğu tespit edildiğinden bu bedelden Davalı tarafın sorumlu olmayacağı değerlendirilmiştir. Davacı tarafın Davalı tarafa elektrik enerjisi temini sağladığı ve davaya konu ilgili dönemde ----- elektrik enerjisi tüketimi olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında bulunan sözleşme hükümleri gereğince tüketilen elektrik enerjisi bedeli ve zamanında ödenmeyen dava konusu faturanın temerrüt faiziyle birlikte hesap edilmesiyle toplam ----- bedelin Davalının Davacı tarafa ödemesi gerektiği hesap edilmiştir. Davalı taraf itirazlarında bulunan ticari defter inceleme hususu uzmanlık alanıma girmediğinden irdelenememiştir." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
EK RAPOR
: Bilirkişi ek raporunda özetle;"Davalı ve Davacı taraf arasında ------ seviyesinden, ticarethane abone grubundan ----- tarihinde ELEKTRİK ENERJİSİ SATIŞ SÖZLEŞMESİ akdedildiği anlaşılmıştır. Davaya konu faturanın toplam bedelinin ----- olduğu anlaşılmakla bu faturada verilen bedellerin denetime elverişli olduğu anlaşılmış ve kadri maruf olduğu değerlendirilmiştir. Davacı tarafın Davalı tarafa elektrik enerjisi temini sağladığı ve davaya konu ilgili dönemde------ elektrik enerjisi tüketimi olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında bulunan sözleşme hükümleri gereğince tüketilen elektrik enerjisi bedeli ve zamanında ödenmeyen dava konusu faturanın faiziyle birlikte hesap edilmesiyle fatura son ödeme tarihinden takip tarihine kadar toplam 118.585,17 TL bedelin Davalının Davacı tarafa ödemesi gerektiği hesap edilmiştir. Taraflar arasında bulunan sözleşme hükümleri ve ----- Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri gereğince tüketilen elektrik enerjisi bedeli ve gecikme zammının takip tarihinden dava tarihine kadar hesap edilmesiyle toplam 132.032,73 TL bedelin Davalının Davacı tarafa ödemesi gerektiği hesap edilmiştir. Davalı tarafın itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü, temerrüt tarihinin geçerli olmadığı, alacağın likit olmadığı ve geçerli bir ihtarname bulunmadığı yönündeki savunmalar dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile uyuşmamaktadır. Taraflar arasında imzalanan -----maddesi uyarınca faturada belirtilen son ödeme tarihi kesin vade niteliğinde olup, bu vadenin geçmesiyle alıcının herhangi bir ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceği hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle temerrüt oluşumu için ayrıca ihtarname tebliğinin aranıp aranmaması gerekliliğinin takdirinin Sayın Mahkemenizde olacağı değerlendirilmektedir." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dosya incelendiğinde davanın taraflar arasında görülmekte olan ----- esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davacı, ------ kapsamında davalıdan olan alacağının tahsili için ------ Esas sayılı dosyasında davalılar aleyhinde icra takibi başlatmış olup, davalıların itirazı ile icra takibi durmuştur. Davacı taraf süresinde açmış olduğu bu dava ile itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiştir.
Taraflar arasında ----- tarihinde ------ imzalandığı, davacının sözleşmeyi davalının sözleşmenin 7.1 maddesine aykırı davranması gerekçesi ile takip başlatılmakla ---- Esas sayılı takip dosyası, ------- elektrik kullanım faturası, hesap ekstreleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi tarafından yapılan incelemeye göre, davalı şirketin ödenmeyen elektrik fatura borcunun bulunduğu, davacının sözleşmeye ve ödenmeyen faturaya istinaden takip başlattığı, sözleşme hükümlerine göre faiz alacağına hak kazandığı, davacının ödenmeyen fatura borcunun 117.217,63 TL olduğu, takip tarihine kadar birikmiş akdi faiz alacağının ise 1.367,54 TL olduğu, davacının talebi olan 118.585,17 TL üzerinden davanın kabulüne, alacağın faturaya dayalı ve likit olmasından dolayı koşulları oluştuğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, diğer davalının------ karar sayılı ilamı esas alındığında kefil olması nedeniyle borçtan sorumlu olduğu ve kefalet miktarının takip talebinden fazla olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun------- Esas sayılı dosyasındaki takibe itirazınının 117.217,63 TL asıl alacak, 1.367,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 118.585,17 TL bakımından İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden devamına,
2-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 26.790,91 TL'nin % 20 si olan 117.217,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 8.100,55 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 2.024,82 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.075,73 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.024,82 TL peşin harç toplamı 2.640,22 TL ile 12.320,00 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 14.960,22 TL olan yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk ücreti 4.700,00 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------------ Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!