Zilyetlikle edinilen tapusuz taşınmazın tescili davasında, Hazine vekilinin süreye ve imar-ihyaya ilişkin temyiz itirazlarının reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Dava, davacının altmış yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız zilyetliğinde bulunan, kadastro çalışmalarında taşlık olarak tespit harici bırakılan ve emek sarf edilerek tarım arazisi haline getirilen bir taşınmazın kendi adına tapuya tescili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, taşınmazın imar-ihyasının tamamlandığını ve davacının zilyetlik yoluyla iktisap şartlarını taşıdığını belirterek davayı kabul etmiş; davalının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davalının temyiz itirazlarını değerlendiren yüksek mahkeme, bölge adliye mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını tespit ederek davalının temyiz başvurusunu reddedip yerel mahkeme kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Güroymak Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Bitlis ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde Doğusu: Yol, Batısı: Yol, Güneyi: Bitlis ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 196 Ada ve 79 Parsel tapulu, Kuzeyi: Tapu harici bırakılan arsaların olduğu 1 dönüm civarındaki taşınmazın 60 yıla yakın bir süreden beri nizasız ve fasılasız bir şekilde davacının zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, bu taşınmaz üzerinde Belediye Başkanlığı ve Maliye Hazinesinin ve üçüncü bir şahsın herhangi bir hakkı olmadığını, taşınmazın orman ve merayla bir ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın kadastro paftasında tapulama harici sahada kaldığını, davacının malik sıfatıyla 60 yılı aşkın bir süredir kıraç ve taşlık olan taşınmazı emek sarf ederek tarım arazisi haline getirdiğini, taşınmaz üzerinde kimsenin bir hak talebinin olmadığını, kimsenin tapusu altında bulunmadığı gibi herhangi bir kamu kurum veya hizmetine tahsis edilmediğini, belirterek davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIGüroymak Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; taşınmazın hava fotoğraflarının incelenmesi sonucunda 1947 yılı öncesi imar ihyanın tamamlandığı, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, mahalli bilirkişi beyanlarına göre 50-60 yıldır davacı tarafından kullanıldığı, usulüne uygun olarak ilanların yapıldığı ve yapılan ilanlara herhangi bir itirazın olmadığı, davacının başkaca bir taşınmaz için zilyetlik nedeni ile TMK'nın 713. maddesi uyarınca taşınmaz iktisabında bulunmadığı, dava tarihi itibariyle 20 yıldan uzun süredir dava konusu taşınmazı aralıksız ve nizasız kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFMahkemenin yukarıda belirtilen kararının davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dosyadaki raporlardan taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunacak alanlara komşu olmadığı, Ziraat bilirkişi heyet raporunda A harfi ile gösterilen alanda sebze ekili olduğu, meyve ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın sulu mutlak tarım arazisi vasfında olduğu, taşlık sorunu olmadığı, sınır komşularının tarla olduğu, taşınmaz üzerinde dava tarihi itibariyle 70 yıldır nizasız ve fasılasız tasarrufun söz konusu olduğu, arazide mevcut olabilecek taşların temizlenip sınırlarının belirginleştirildiği ve sabit olduğu, üzerinde 20'li yaşlarında meyve ağaçlarının olduğu, taşınmazda imar-ihya çalışmalarının tamamlandığının tespit edildiği, Mahkemece yasal ilanların yaptırıldığı ve tescil şartlarının oluştuğu belirtilerek davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın imar-ihya edilerek kültür arazisi haline getirilmediğini, dosyadaki bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava; kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan tapusuz taşınmazın tapuya tescili istemine ilşkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dava konusu bölümün, Bitlis ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında taşlık olarak tespit harici bırakıldığı anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.