Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ödünç para alacağı davasında, görevsiz mahkemeden tevzi edilen dosyada dahi dava şartı arabuluculuğun görevli mahkemeye kaydedilmeden önce tamamlanması gerektiği ilkesini tekrar vurguladı.
Özet: Taraflar arasındaki 25.000 USD tutarındaki havalenin iş ilişkisinden kaynaklanan ödeme mi yoksa ödünç mü olduğu hususundaki uyuşmazlıkta, başlangıçta görevsiz mahkemede açılıp iş mahkemesine tevzi edilen davada, zorunlu arabuluculuk şartının görevli mahkemeye kaydedildikten sonra yerine getirildiği gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince usulden reddedilmesi üzerine, davacı vekili ödünç ilişkisinde arabuluculuğun şart olmadığını ve eksikliğin giderilebileceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aktif binici sporcu ve antrenör olduğunu kızını çalıştırması için anlaştığını, davalının müvekkilinden dönem dönem borç istediğini ve müvekkilinin de farklı tarihlerde davalıya ödemeler yaptığını, taraflar arasındaki ilişkinin Ekim 2023 tarihi itibarıyla sonlanmasıyla birlikte müvekkilinin davalının kendisinden aldığı borcun tamamının geri ödenmesini beklediğini ancak davalı tarafından ödeme yapılmaması sebebiyle 19.02.2024 tarihli ihtarnamenin çekildiğini, müvekkilinin ödeme yapılmasını beklerken davalı tarafından müvekkili aleyhine İzmir 8. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını belirterek 18.09.2023 tarihinde davalıya ödünç olarak gönderilen 25.000,00 USD alacağın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğundan görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, usulüne uygun olarak arabuluculuğa başvurulmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafından müvekkiline borç verildiği iddia edilen paranın taraflar arasındaki iş ilişkisinden kaynaklandığını, davacının müvekkiline ihtarname çektiğini, devamında ... . İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacının müvekkiline borç verdiğini ispatlayamadığını, 18.09.2023 tarihli 25.000,00 USD havalenin açıklama kısmını boş bırakarak müvekkiline iş ilişkisinden kaynaklanan borcunu ödediğini, mahkeme aksi kanaatte ise talep edilen alacağa ilişkin takas def'inde bulunduklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte avans faizinin talep edilemeyeceğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça İzmir 3. Aslîye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, yargılama sonunda 20.01.2025 tarihli ve 2025/4 Karar sayılı kararı ile İş Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği, bu kararın 25.03.2025 tarihinde kesinleştiği, İzmir Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosunca 07.04.2025 tarihinde dosyanın mahkemelerine tevzi edilerek mahkemenin yukarıda yazılı esasına kaydedilip yargılamaya devam olunduğu, somut olayda dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağına göre arabuluculuk başvurusunun 11.04.2025 tarihinde yapıldığı, mahkemenin dosyası bakımından dava tarihinin ise 07.04.2025 olduğu dikkate alındığında dava açılış tarihi itibarıyla davacı tarafça arabuluculuk şartının gerçekleşmediği, dava açıldıktan sonra arabuluculuk dava şartı eksikliğinin giderilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre, görevsiz mahkemede dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olmasına rağmen dosyanın görevli mahkeme esasına kaydedilmesinden önce arabulucuya başvurulmuş ve sürecin sonuçlanarak anlaşamama son tutanağının düzenlenmiş olması durumunda, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kabul edildiği, somut olayda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurunun bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece yasal düzenleme kapsamında davanın arabulucuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde ve dava usulden reddedildiğinden davalı lehine maktu vekâlet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Taraflar arasında ödünç ilişkisi kurulduğunu, işçi işveren ilişkisinden kaynaklı bir alacak bulunmadığını, arabuluculuğun bu alacak ilişkisinde bir dava şartı da olmadığını, dava şartı olmamasına rağmen arabuluculuk görüşmesi yapılmış olup görevsizlik hâlinde davanın esasına girilmeden önce arabuluculuk konusundaki eksikliğin giderilmesinin mümkün olduğunu,
b. İlgili yasal düzenlenmelerde, görevsiz mahkemede arabuluculuğa müracaat edilmeden açılan davalara ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakla beraber, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında, görevsiz mahkeme aşamasında arabuluculuk dava şartı eksikliğinin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığının belirtildiğini, somut uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartının gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava değerine göre lehine nispi vekâlet ücreti hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!