Kadastro tespitine itiraz davasında, çakışan orman dışı ve tarla parsellerindeki mülkiyet iddialarında kadastro mahkemesinin görevsizliği ile genel mahkemelerin yetkisini belirleyen Yargıtay kararı.
Özet: Orman vasfından çıkarılıp hazine adına tespit edilen bir parsel ile mahkeme kararıyla yine hazineye tescil edilen başka bir parselin çakışan kısımları üzerinde ortaya çıkan fiili kullanım ve mülkiyet iddialarına ilişkin kadastro tespitine itiraz davasında, Yargıtay bozması üzerine yapılan yargılamada, çakışan alanlar ve kullanıcıları tespit edilmiş; ancak mülkiyete yönelik taleplerin kadastro mahkemesinin görevine girmediği, bu hususlarda genel mahkemelerin yetkili olduğu karara bağlanarak yargısal yetki sınırları netleştirilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar, duruşma istemli olarak davacı ... ve arkadaşları ile asil müdahiller ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davanın niteliği gereği duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi çalışma alanında bulunan 1 07... parsel sayılı ve 4.282,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 05.08.1988 tarihinde yapılan kadastro sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7257 parsel sayılı ve 11.423 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılan dava sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin kesinleşen 2009/3 Esas, 2010/3 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın orman rejimi dışına çıkartılmış, tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Davacı ... Nakliyat Turizm ve Ticaret Ltd. Şti., ... ve ..., 1 07... parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımlarında bulunduğu iddiasıyla adlarına şerh verilmesi istemiyle; davacı ... ve arkadaşları, 7257 parsel sayılı taşınmaz (1 07... parselle örtüşen kısmı da dahil) hakkında tapu kaydı, irsen intikal ve zilyetliğe dayanarak, taşınmazın mülkiyet ve zilyetliğinin kendilerine ait olduğunun tespit ve tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlar, yargılama sırasında ..., ... ve ... 1 07... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kendi fiili kullanımlarında bulunduğu iddiasıyla, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...; davacı ... ve arkadaşları ile aynı iddiaya dayanarak ayrı ayrı davaya katılmışlardır.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla sair yönler incelenmeksizin bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "...uzman bilirkişi tarafından 7257 parsel sayılı taşınmaz ile 1 07... parsel sayılı taşınmazın, kullanıcıları da aynı kroki üzerinde gösterilmek suretiyle çakıştırılması, taşınmazın hangi bölümlerinin dava tarihi itibariyle derdest olan mülkiyet davasının kapsamında kaldığı, hangi bölümlerinin şerh davasına konu olduğunun kesin olarak belirlenmesi, mahkemenin görevinin de buna göre değerlendirilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporunda 7257 parsel ile 1 07... parselin kullanıcı şerhi verilen bölümlerde çakıştırılarak aynı krokide gösterilmek suretiyle rapor düzenlenmiş olup buna göre 7257 parselin raporda (V) harfi ile gösterilen 3.294,19 m² yüzölçümlü bölümünün 1 07... parselle çakışan kısım olduğunun anlaşıldığı, bozma öncesinde icra edilen keşif ve alınan 09.04.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre 1 07... parselin (B) harfi ile gösterilen 567,42 metrekaresinin ... Metal Dış Ticaret AŞ, (C) harfi ile gösterilen 256,96 metrekaresinin ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, (D) harfi ile gösterilen 28,87 metrekaresinin ... ve ..., (E) harfi ile gösterilen 2039,88 metrekaresinin ... Nakliyat Turizm Ticaret Limited Şirketi'nin, (F) harfi ile gösterilen 266,88 metrekaresinin ..., (G) harfi ile gösterilen 59,73 metrekaresinin ... ve (H) harfi ile gösterilen 10,14 metrekaresinin ...'in fiili kullanımında olduğunun tespit edildiği, davacı ... ve arkadaşları ile müdahillerin 7257 parselle ilgili açtıkları dava, işbu dava tarihinde derdest iken dava sırasında kesinleştiği ve taşınmazın 19.07.2012 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, 1 07... parselin tamamının değil bilirkişi raporunda (V) harfi ile gösterilen 3.294,19 m² yüzölçümündeki bölümünün 7257 parselle çakışmakta olup bu bölümün davacı ... ve arkadaşları ile müdahillerin mülkiyet ve şerh davasına konu ettikleri kısım olduğunu, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin davalarda mülkiyete ilişkin iddialar hakkında Kadastro Mahkemesinin görevli olmayıp genel mahkemeler görevli olduğundan 1 07... parselin talep konusu bölümü hakkındaki mülkiyete ilişkin istemler bakımından ve 7257 parsel hakkında kullanım kadastrosu tutanağı düzenlenmeyen bölümleri hakkındaki mülkiyete yönelik talepler bakımından görevsizlik kararı vermek gerektiği, 1 07... parselin 7257 parselle çakışan bölümü üzerinde zilyetlik tespiti yönünden ise ... ve arkadaşlarının 1 07... parsel sınırlarında herhangi bir alanı kullandıklarını ispat edemedikleri..." gerekçesiyle davacı ... ve arkadaşları ile müdahil ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin dava konusu 1 07... parselin 7257 parselle çakışan ve fen bilirkişisi ...'un 25.11.2021 tarihli raporu ve ekinde yer alan krokide (V) harfi ile gösterilen 3.294,19 m² yüzölçümlü bölümüne yönelik lehlerine kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin taleplerinin reddine, 7257 parselin tamamının (1 07... parselle çakışan 3.294,19 m²lik bölümü de dahil) mülkiyetine ilişkin talepleri bakımından davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin başvurusu üzerine, dava dosyasının onaylı bir suretinin görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davacı ..., ... ve ... Nakliyat Limited Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Metal Dış Ticaret AŞ'nin davasının kabulüne, müdahil ... ve ...'in davalarının kısmen kabulüne, ...'un davasının kabulüne, dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine ''taşınmazın fen bilirkişisi ...'un 25.11.20 21... .04.2015 tarihli raporlarında gösterilen ve 09.04.2015 tarihli rapor ekinde yer alan Ek-2 no.lu krokide alanları hesaplanan (B) harfi ile gösterilen 567,42 metrekaresi ... Metal Dış Ticaret AŞ, (C) harfi ile gösterilen 256,96 metrekaresi ... Limited Şirketi, (D) harfi ile gösterilen 28,87 metrekaresi ... ve ..., (E) harfi ile gösterilen 2039,88 metrekaresi ... Nakliyat Turizm Ticaret Limited Şirketi'nin, (F) harfi ile gösterilen 266,88 metrekaresi ..., (G) harfi ile gösterilen 59,73 metrekaresi ..., (H) harfi ile gösterilen 10,14 metrekaresi ...'in fiili kullanımındadır" açıklamasının yazılmasına, taşınmazın diğer hususlarda kadastro tutanağında yazılı kayıtlarla tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları ile asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesinin, dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmaza kullanım şerhi verilmesine ilişkin hükmü yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre davacı ..., ..., ..., müdahiller ..., ..., ... ve ... vekili ve İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli önceki kararını temyiz etmeyen davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2. İlk Derece Mahkemesinin dava konusu 7257 parsel sayılı taşınmazın (1 07... parselle çakışan bölümü de dahil olmak üzere) mülkiyetine ilişkin dava bakımından verdiği hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin davalarda mülkiyete ilişkin iddialar hakkında Kadastro Mahkemesinin görevli olmayıp genel mahkemeler görevli olduğundan 1 07... parselin talep konusu bölümü hakkındaki mülkiyete ilişkin istemler bakımından ve 7257 parsel hakkında kullanım kadastrosu tutanağı düzenlenmeyen bölümleri hakkındaki mülkiyete yönelik talepler bakımından Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş ise de verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Bilirkişi raporundan, 7257 parsel sayılı taşınmaz ile kullanım kadastrosuna konu 1 07... parsel sayılı taşınmazın 3.294,19 m²lik kısmının çakıştığı görülmektedir. Dava konusu 7257 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetine ilişkin olarak eldeki davanın açıldığı 22.09.2010 tarihinde, 7257 parsel sayılı taşınmaz ... Kadastro Mahkemesinin 2009/3 Esas, 2010/3 Karar sayılı dosyasında, davacılar veya murisleri ile Hazine arasında davalı olup, 17.05.2010 tarihli kararla, taşınmazın orman rejimi dışına çıkartılmış tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; verilen karar, Yargıtay denetiminden geçerek 28.05.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Dolayısıyla eldeki davanın açıldığı tarihte, ... Kadastro Mahkemesinin 2009/3 Esas, 2010/3 Karar sayılı dosyasında 7257 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmekle birlikte henüz kesinleşmemiş olup, kadastro tutanağı kesinleşmemiş olan dava konusu taşınmaza ilişkin davaya bakma görevi Kadastro Mahkemesine ait olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesine verilen görevsizlik kararı doğru değildir.
Hal böyle olunca; Kadastro Mahkemesince yargılamaya devam edilerek, dosya kapsamından Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ... Kadastro Mahkemesinin 2009/3 Esas, 2010/3 Karar sayılı kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı ve müdahillerin mülkiyete ilişkin davasının reddi ile 1 07... parsel sayılı taşınmazla mükerrerlik oluşturmayacak şekilde 7257 parsel sayılı taşınmazın, kullanım kadastrosuna konu 1 07... parsel sayılı taşınmazla çakışan 3.294,19 m²lik kısmı dışında kalan ve bilirkişi raporunda (Z) harfi ile gösterilen 8.123,23 m² ve (Y) harfi ile gösterilen 5,58 m²lik kısımlarının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekmektedir.
İlk Derece Mahkemesince, açıklanan şekilde davanın esası yönünden karar verilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı şekilde görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklananan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesinin, dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmaza kullanım şerhi verilmesine ilişkin hükmü yönünden davacı ... ve arkadaşları ile asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesinin dava konusu 7257 parsel sayılı taşınmazın (1 07... parselle çakışan bölümü de dahil olmak üzere) mülkiyetine ilişkin dava bakımından verdiği hükme yönelik olarak temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!