İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari SGK teşvik danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacı şirketin, davalı şirket tarafından SGK teşvik danışmanlığı hizmetleri kapsamında akdedilen ticari sözleşmeden kaynaklanan ödenmemiş faturaların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiği bir uyuşmazlığa ilişkindir. Davacı, hizmetlerini eksiksiz yerine getirdiğini ve davalının ödeme yapmadığını iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı istemektedir. Davalı ise borcu reddetmekte, zamanaşımı definde bulunmakta, faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve kısmi ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı talep etmektedir. Mahkeme, iddiaları değerlendirmek üzere bilirkişi incelemesi başlatmıştır.

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.D A V A /Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.ş. İle Davalı ...Tic. A.Ş. arasında, gerek davalı şirkete gerekse davalı şirketin sözleşme yaparak hizmet vereceği işverenlere SGK mevzuatları kapsamında uygulanan prim teşvikleri ile ilgili işlemlerin yapılması konusunda danışmanlık hizmeti verilmesi hususunda █████/2018 tarihli SGK Teşvik Uygulamaları Hizmet Alımı ve Aracılık Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve kusursuz olarak ifa ettiğini, müvekkili şirketçe Sosyal Güvenlik Teşvik Danışmanlığı hizmetine ilişkin faturalar düzenlenerek, davalıya tebliğ edilmiş fakat davalı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmeden kaynaklı alacağını tahsil edemeyen müvekkili şirket, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, fakat █████/2022 tarihinde davalı şirketçe takip konusu borcun tamamına ve ferilerine haksız olarak itiraz edildiğini, davalı tarafın borca itirazlarının haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle tarafımızca itirazının iptali ve takibin devamını, davamızın kabulü ile borçlunun ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.S A V U N M A /Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı bakımından davaya itiraz etmekte olduğunu, huzurda açılan işbu davanın öncelikle zamanaşımı bakımından reddedilmesi gerekmekte olduğunu, fatura alacağı iddiası ile icra takibi başlatılması haksız ve kötü niyetlidir takip tarihi itibariyle müvekkili şirketin davacı tarafa icra takibindeki gibi bir borcunun olmadığı kanıtlanacağını, davacı şirket, takip konusu alacak kaynağını birden fazla fatura alacağı olarak göstermiş olsa da müvekkili şirketin davacıya ödemediği bir borcu bulunmamakta olduğunu, fatura sözleşmenin ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekeceğini, davacıdan iddiaları gibi bir danışmanlık hizmeti alınmadığını, ayrıca davacı, faturaların usulüne uygun olarak müvekkili şirkete tebliğ edildiğini ispatlamadan alacak iddiası geçerli olmayacağını, davacı tarafın faturaya konu hizmetin verildiğinin ispatı gerekmekte olduğunu, müvekkili davacı şirkete hizmet aldığı dönemler için █████/2022 tarihinde 50.000 TL ödeme yaptığını, buna rağmen yapılan ödeme düşülmeden ve hizmet alınmayan döneme ait, müvekkile tebliğ edilmeyen faturalar haksız şekilde takibe konulduğunu, önceden de beyan ettikleri gibi müvekkilinin davacıya takipteki gibi bir borcu olmadığını, davanın öncelikle zamanaşımından reddine, esas incelemesi yapılması halinde haksız davanın reddine, takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.G E R E K Ç E /Dava; Taraflar arasında imzalanan SGK Teşvik Uygulamaları Hizmet Alımı ve Aracılık Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalıya karşı ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları celp edilmiş, tarafların BA-BS formları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Dava konusu ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan SGK Teşvik Uygulamaları Hizmet Alımı ve Aracılık Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla 12.360,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 23.600,00 TL Fatura, 122,67 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 234,22 TL Faiz olmak üzere 236.524,35 TL toplam alacak üzerinden 21.02.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 26.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 28.02.2022 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce talimat yoluyla alınan SMMM bilirkişi ...'dan alınan 01.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamında birer örneği bulunan faturalardan, takip ve dava konusu faturaların e-fatura niteliğinde olduğunu ve söz konusu faturaların kağıt ortamında değil, sistem üzerinden gönderildiği anlaşılmakta olduğunu, davacı şirketin GİB şifresi ile yapılan kontrolünde, davacının davalıya düzenlemiş olduğu bütün faturaların sistemden başarılı bir şekilde teslim edildiği görüldüğünü, davalı vekilinin 50.000,00-TL ödemenin dikkate alınmadan takip başlatıldığı yönündeki itirazına gelince: davacının ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibarı ile davalının borç tutarı 184.200,00-TL olarak görünmekte olduğunu, davacı taraf ise 234.200,00-TL. anapara alacak ve ferileri yönünden takip başlattığını, davacı tarafın takip başlattığı 234.200,00-TL ile davacının ticari defterlerinde görülen davalının borç tutarı (184.200) arasında tam olarak 5.000,00-TL fark olduğunu, davacının muavin defter dökümü üzerinde yapılan incelemede; davalı tarafın █████/2022 tarihinde (takip tarihinden 3 gün önce) 50.000,00-1T1 ödeme yaptığı görülmekte olduğunu, bu tespitler çerçevesinde, davalı vekilinin davalının yaptığı 50.000-TL ödemenin dikkate alınmadan takip başlatıldığı yönündeki itirazında haklı olduğunu ve takip tarihi itibarı ile davalının anapara borç tutarının 184.200,00-TL olduğu anlaşılmakta olduğunu, SONUÇ. Davacı şirketin 2021 ve 2022 yılı ticari defter kayıtları üzerinde yapılan detaylı incelemede; davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarı ile davalı şirketin davacı şirkete 184.200,00-TL borçlu olduğunu, takip ve dava konusu faturaların e-fatura niteliğinde olması nedeniyle, söz konusu faturaların tamamının sistem üzerinde davalıya başarılı bir şekilde teslim edildiğinin anlaşıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce SMMM bilirkişi ...'dan alınan 27.01.2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; İnceleme: Davalı yandan; 2021-2022 yıllarına ilişkin ... A.Ş. Hesap Muavinleri, 2021-2022 yıllarına ilişkin detay mizan, 2021-2022 yıllarına ilişkin davacı yanca düzenlenen faturalara 8 gün içerisinde itiraz edildiğine dair belge, 2021-2022 yıllarına ilişkin davacı yanca düzenlenen faturaların ödeme dekontları talep edildiğini, defter tasdiklerinin tamamı (defter türü, noter sayfası veya beratı) ve 8 günlük yasal sürede itiraza ilişkin evrak sunulmadığını, ayrıca, defterlerin e-defter olduğu belirtilmişse de noter tasdik bilgisi yazıldığını, netice itibari ile incelemeler; dosya münderacatı ile bilirkişi incelemesine sunulan 2021-2022 yıllarına ilişkin ... A.Ş. Hesap Muavinleri, 2021-2022 yıllarına ilişkin detay mizan, 2021-2022 yıllarına ilişkin faturalar ve ödeme dekontları kapsamında yapıldığını, davacı tarafından, davalı adına 2021 yılında 12 adet, 2022 yılında 3 adet olmak üzere toplam 15 adet fatura düzenlendiğini, 2021 toplamı 462.560,00 TL, 2022 yılı toplamı 89.680,00 TL olmak üzere; toplam 552.240,00 TL tutarında fatura düzenlendiği görüldüğünü, davacının düzenlediği faturalara karşı 8 günlük yasal itiraz süresinin kullanıldığına dair bir vesaik görülemediğini, “329.01.013 ... anonim şirketi” hesabı incelendiğinde 462.560,00 TL hizmet alımı gerçekleştiği buna karşın hesabın borç tarafında 285.000,00 TL azalış olduğu görüldüğünü, dönem sonu itibariyle (31.12.2021) ödenmeyen 177.560,00 TL’nin sonraki döneme devrettiği anlaşılmakta olduğunu, devreden tutar, cari hesap muavininde de görüldüğü üzere 2022 yılına açılış bakiyesi olarak geldiğini, 2022 yılına ilişkin “329.01.013 ... Anonim Şirketi” hesabı incelendiğinde alacak tarafında 89.680,00 TL artış gerçekleştiği buna karşın borç tarafında 50.000,00 TL azalış olduğu görüldüğünü, geriye alacak tarafta 39.680,00 TL kaldığı görüldüğünü, netice itibariyle 2021 yılından devir olarak gelen 177.560,00 TL ile 2022 yılından kalan 39.680,00 TL alacak bakiyesi ile birlikte hesapta toplam 217.240,00 TL’lik alacak bakiyesi kaldığı görüldüğünü, tarafınca sunulan 5 adet ödeme dekontu da incelendiğini, 2021 yılında toplamda 230.000,00 TL, 2022 yılında ise 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 280.000 TL ödeme yapıldığı görüldüğünü, sonuç itibariyle cari hesabın muavinleri incelendiğinde 552.240,00 TL hareketlilik olduğunu, buna karşın faturalar üzerinde yapılan incelemede faturalaşma tutarının da 552,240,00 TL olduğu görüldüğünü, ilgili faturalara karşın yapılan ödemeler incelendiğinde ... Bankası hesabından davacı tarafa 280.000,00 TL ödemenin yapıldığı görüldüğünü, Sonuç ve Kanaat: Davalı tarafın hesap muavinleri incelendiğinde, davacı yan ile 552.240,00 TL tutarında ticari hareketlilik olduğunu, faturalaşma tutarının da bunu teyit ettiğini, faturalara ilişkin davacı yana yapılan ödemeler toplamının 280.000,00 TL olduğunu, dolayısı ile toplam ticari hareket ile ödenen tutar arasında 272.240,00 TL fark bulunduğunu, bu tutarın davacıya ödendiğine dair bir belge görülemediğini, işin gereği gibi yapılıp yapılmadığını, sözleşme koşullarına uyulup uyulmadığını, eksik iş/ifa olup olmadığı gibi sektörel ve hukuki iddiaların mali müşavir bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce SMMM bilirkişi ...'dan alınan 06.11.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Dosya münderacatında bulunan 2021 yılı BA/BS formları incelendiğini, ... Şirketi tarafından 2021 yılında Nd Net Danışmalık şirketine KDV hariç 392.000 TL’lik hizmet alımın beyan edildiği görüldüğünü, ... Anonim Şirketi tarafından 2021 yılında ... Şirketine KDV hariç 560.000 TL’lik hizmet satışı beyan ettiği görüldüğünü, BA/BS formlarına ilişkin yapılan incelemede hizmet alım/satımına ilişkin karşılıklı teyit amacıyla yapılan bildirimlerin birbiri ile eşleşmediği görüldüğünü, Sonuç ve Kanaat: Faturalara ilişkin davacı yana yapılan ödemeler toplamının 335.000,00 TL olduğunu, dolayısı ile toplam ticari hareket ile ödenen tutar arasında 217.240,00 TL fark bulunduğunu, bu tutarın davacıya ödendiğine dair bir belge görülemediğini, BA/BS formaların tutar bazında karşılıklı olarak teyit edilemediğini, hesaplama yapılmış olmasının taraflardan birinin haksız ya da haklı olduğu anlamına gelmeyeceğini, Mahkemenin bir ihlal, ihmal, tecavüz, eksik ifa ya da eksik ödeme olduğuna hükmetmesi durumunda hesaplamaya ihtiyaç duyulacağından, Mahkemeye yardımcı olmak maksadı ile ve Mahkemenin görevlendirmesi çerçevesinde rakam tespitine gidildiğini, Mali Müşavir bilirkişinin; sözleşme hukuku açısından ve/veya sektörel inceleme yapamayacağını, dolayısı ile sözleşme şartlarına uyulup uyulmadığını, sektörel işlemlerin yerinde olup olmadığını, eksik hizmet veya ayıplı ifa iddialarının mali müşavirce değerlendirilemeyeceğini, usulüne uygun düzenlenmiş olan ve muhatabınca yasal şekil ve sürede itiraza uğramadığını, faturalardan doğan borçların dayandığı işlemlerin gerçek olup olmadığının mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edilemeyeceğini, kaldı ki faturaların muhatap tarafından kabul edilmiş olmasının borcun doğduğu anlamına gelip gelmeyeceğinin Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları, tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;Dava konusu ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyası ile, taraflar arasında imzalanan SGK Teşvik Uygulamaları Hizmet Alımı ve Aracılık Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla 12.360,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 33.040,00 TL Fatura, 23.600,00 TL Fatura, 122,67 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 327,91 TL Faiz, 234,22 TL Faiz olmak üzere 236.524,35 TL toplam alacak üzerinden 21.02.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 26.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 28.02.2022 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilince dava dilekçesi ile, taraflar arasında imzalanan SGK Teşvik Uygulamaları Hizmet Alımı ve Aracılık Sözleşmesine istinaden davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiği, ancak davalı tarafından faturalardan kaynaklı alacağın ödenmediği, başlatılan icra takibine itirazların haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek, dava konusu ....23. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafın vaki itirazlarının iptaline, takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekilince, davaya cevap dilekçesi ile, davacı iddialarını kabul edilemez olup gerçeği yansıtmamakta olduğu, alacağın zaman aşımına uğradığı, davalı şirketin ödenmemiş bir borcunun bulunmadığı, davacının yapılan ödemeleri mahsup etmeden takip başlatttığı savunularak davanın reddine, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiş, icra takibine itirazlarında da davalının borcunun olmadığı savunularak icra takibinde borca ve ferilerine itiraz edilmiştir.Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar veya süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır;İ.İ.K.'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davalarının, itirazın tebliğinden itibaren 1 sene içerisinde açılacağı, itiraz tarihi, arabuluculukta geçen süre ve dava tarihi dikkate alındığında eldeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalı tarafın zaman aşımı def'inin incelenmesinde, fatura tarihleri, takip tarihi, dava tarihi dikkate alındığında TBK nın 146. Maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olduğundan davalı tarafın yerinde görülmeyen zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Alınan bilirkişi raporlarının bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere raporların dosya kapsamında karar vermeye uygun bulunmuştur.Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır.Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Somut olayda, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre;Taraflar arasında, gerek davalı şirkete gerekse davalı şirketin sözleşme yaparak hizmet vereceği işverenlere SGK mevzuatları kapsamında uygulanan prim teşvikleri ile ilgili işlemlerin yapılması konusunda danışmanlık hizmeti verilmesi hususunda █████/2018 tarihli SGK Teşvik Uygulamaları Hizmet Alımı ve Aracılık Sözleşmesi akdedildiği; Davacı tarafça bu sözleşme kapsamında yükümlülüklerinin yerine getirildiği, ancak dava ve takip konusu fatura bedellerinin ödenmediğinin ileri sürüldüğü; Davalı tarafça ise davacı tarafın sözleşme kapsamında yaptığı işlerin karşılığının ödendiği, davacı tarafa herhangi borcunun bulunmadığının savunulduğu, davacı tarafça düzenlenen faturalara yasal süresinde itiraz edildiğine, davacıya iade edildiğine dair bir iddia ve savunmada bulunulmadığı, bu kapsamda belge delil sunulmadığı; Alınan tanık beyanları ile de sözleşme ilişkisinin ve sözleşme kapsamında davacı tarafça davalı tarafa hizmet verildiğinin doğrulandığı; Her iki tarafın tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil niteliğine haiz olduğu; Faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre dava ve takip konusu faturalardan dolayı davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 184.200,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre dava ve takip konusu faturalardan dolayı davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 217.240,00 TL alacaklı olduğu, yani davalının ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacı tarafa daha fazla borçlu olduğu; Davalı taraf kayıtlarına göre daha fazla alacak tespit edilmiş ise de, davacı tarafın kendi ticari defter kayıtlarına göre 184.200,00 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın kendi ticari defter ve kayıtlarının lehine olduğu kadar aleyhine de delil niteliğine haiz olacağı, bu kapsamda davacının davalıdan dava ve takip konusu faturalardan dolayı 184.200,00 TL alacaklı olduğu, bu bedel yönünden üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği, icra takibinden önce davalı tarafa yapılmış bir ihtar bulunmadığından, faturalarda bir vade bulunmadığından, bu bedel yönüyle temerrütün icra takibi ile oluşacağı, davacının fazlaya dair asıl alacak ve takipten önceki işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, davalı tarafın tespit edilen bu 184.200,00 TL bedelin ödendiğine, istenebilir olmadığına dair bir ispatının da olmadığı; Davacının, davalıdan, takip tarihi itibarıyla, dava konusu ... 23. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası kapsamında 184.200,00 TL asıl ve toplam alacak ve 184.200,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca yıllık değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği, fazlaya dair isteminin yerinde olmadığı, davacının davasında ve icra takibinde tespit edilen 184.200,00 TL miktar yönüyle haklı olduğu, davalı tarafın tespit edilen bu alacak yönüyle bir ödeme iddiası ve ispatının olmadığı, bu kapsamda icra takibine itirazlarının bu miktar yönüyle yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Ayrıca, davalı itirazında kısmen haksız bulunduğundan, alacak likit fatura alacağı olduğundan davacı lehine hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Davalı tarafça, kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de, davalı tarafın itirazında kısmen haksız çıkması, takibin kötü niyetli yapıldığı hususunda mahkememizde bir kanaat oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu ... 23. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının, 184.200,00 TL asıl ve toplam alacak yönünden İPTALİNE, Takibin 184.200,00 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 184.200,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,Fazlaya dair istemin REDDİNE,2-Hükmolunan 184.200,00 TL alacağın %20'si oranında takdir edilen 36.840,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,4-Alınması gereken 12.582,70-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.856,63-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.726,07-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, davacı tarafından peşinen karşılanan 2.856,63-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı parası, 736,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.316,70 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 2.582,97-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,6-Davalı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücretinin davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 1.327,33-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,8-Davalı yan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin, 1.214,89 TL'sinin davalıdan, 345,11 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,11-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip¸Hakim¸