Vakıf senedi tescili davasında, senedin uygulamada duraksama ve karışıklık yaratması nedeniyle ilk derece ve istinafın reddettiği kararın Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bu hukuki metin, belirsiz hükümler içeren bir vakıf senedinin tescili istemiyle açılan davanın yargısal sürecini özetlemektedir; ilk derece mahkemesi, senedin uygulamada duraksamaya ve karışıklığa neden olabilecek düzenlemeler içermesi ve davacının düzeltme yapmayı reddetmesi gerekçesiyle tescil talebini reddetmiş, davacının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek esastan reddedilmiş, son olarak davacının temyiz başvurusu üzerine üst mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanununda yer alan bozma nedenlerinden hiçbirini taşımadığını tespit ederek oy birliğiyle onamış ve vakıf senedinin tescilini engelleyen belirsizliklerin devam ettiğini kesinleştirmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.KARAR
: İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 24. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Hasımsız olarak İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen vakıf senedinin tescili davası sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava dilekçesinde; .... Noterliğinin 07.05.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vakıf senedi ile yeni kurulan "... Vakfı"nın tescili istenmiştir.İlk Derece Mahkemesince; davanın vakıf senedi tescili istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın tadil senedinin ...'ne gönderildiği, müzekkere cevabında tadil senedinde uygulamada duraksamaya ve karışıklığa neden olan düzenlemelerin bulunduğu, bu hususların düzeltilmesinin belirtildiği, davacı vekilince 02.06.2022 tarihli duruşmada düzeltme yapmayacaklarının ifade edildiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belertildiği üzere tadil senedinde uygulamada duraksamaya ve karışıklığı neden olmayacak açıklıkta olması gerektiğinin belirtildiği, tadil senedinde yapılan değişikliklerin karışıklığa neden olabilecek nitelikte olduğu gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile, davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 101 ve devamı maddeleri kapsamında yeni kurulacak vakfın kuruluşuna ilişkin düzenleme şeklindeki noter senedinin tescili istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.