Kadastro hatasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve kadastro hatasına dayanarak bir taşınmazın tapu iptali ve tescilini talep ettiği davanın, kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle hem ilk derece hem de bölge adliye mahkemelerince reddedilmesini; davacının temyiz başvurusunun ise, hak düşürücü sürenin dava şartı olduğu ve kararı bozmayı gerektirir bir usul veya yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle üst mahkemece de reddedilerek istinaf kararının onanmasını ele almaktadır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gündoğmuş Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı dava dilekçesi ve 04.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde; davasız aralıksız ve malik sıfatıyla uzun süredir malik olduğu taşınmazının kadastro çalışmaları sırasında bir kısmının 2 09... parsel olarak kendi adına tespit edildiğini, ancak 750 metrekarelik dava konusu kısmının hata sonucu davalı adına tespit edilen dava konusu 2 09... parsel içinde kaldığını ileri sürerek 19 parselden dava konusu 750 metrekarelik kısmın davalı adına tapu kaydının ifrazen iptali ile kendi adına kayıtlı 20 parsele tevhidini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kadastro öncesi sebebe dayandığı, dava konusu 2 09... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespitinin kesinleştiği 14.12.2007 tarihinden davanın açıldığı 30.09.2024 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı temyiz dilekçesinde; kadastro sırasındaki hatayı öğrendiği tarihten itibaren on yıl geçmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Dosya kapsamından; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki 2 09... parsel sayılı dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 28.08.2007 tarihinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 2.025,23 metrekare yüz ölçümüyle tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edildiği, 14.11.2007 ilâ 13.12.2007 tarihleri arasındaki askı ilan süresi içinde itiraz edilmeksizin kadastro tutanağının 14.12.2007 tarihinde kesinleştiği, tespitin kesinleştiği 14.12.2007 tarihi ile davanın açıldığı 30.09.2024 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.