Kullanım kadastrosu sonucunda 2/b niteliğindeki arazide yirmi yılı aşkın fiili kullanıma dayalı tescil taleplerinin, davacıların zilyetliği ispatlayamaması nedeniyle reddi.
Özet: Bu dava, Hazine adına tescilli 2/b niteliğindeki taşınmazın belirli kısımlarında 20 yılı aşkın süredir fiili kullanıcı olduklarını iddia eden davacıların, bu payların kendi adlarına tescili taleplerinin reddi hakkındadır; ilk derece mahkemesi ve istinaf incelemesinde, fen ve ziraat bilirkişi raporları ile hava fotoğrafları doğrultusunda, çekişmeli kısımlarda doğal veya fiziki ayrımın bulunmadığı, tarımsal faaliyet yapılmadığı, asli orman emvali niteliğinde bitki örtüsünün mevcut olduğu ve davacıların iddia ettikleri gibi 20 yılı aşkın fiili kullanımın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Zonguldak 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosya davacıları ..., ..., ... ve ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Zonguldak ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 13 72... parsel sayılı taşınmaz 6.853,27 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak, çalılık vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir.2. Asıl dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda 20 yılı aşkın süredir davacının kullandığı payın olduğunu ve hatalı olarak ... adına yazıldığını belirterek, beyanlar hanesine kullanıcıya ilişkin yapılan tespitin iptali ile müvekkilinin kullandığı payın müvekkili adına yazılmasını talep etmiştir.3. Birleşen ████████ Esas sayılı dosya davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda 20 yılı aşkın süredir davacının kullandığı payın olduğunu ve hatalı olarak ... adına yazıldığını belirterek, beyanlar hanesine kullanıcıya ilişkin yapılan tespitin iptali ile müvekkilinin kullandığı payın müvekkili adına yazılmasını talep etmiştir.3. Birleşen ████████ Esas sayılı dosya davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda 20 yılı aşkın süredir davacının kullandığı payın olduğunu ve hatalı olarak ... adına yazıldığını belirterek, beyanlar hanesine kullanıcıya ilişkin yapılan tespitin iptali ile davacının kullandığı payın davacının adına yazılmasını talep etmiştir.4. Birleşen ████████ Esas sayılı dosya davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda 20 yılı aşkın süredir davacının kullandığı payın olduğunu ve hatalı olarak ... adına yazıldığını belirterek, beyanlar hanesine kullanıcıya ilişkin yapılan tespitin iptali ile müvekkilinin kullandığı payın müvekkili adına yazılmasını talep etmiştir.5. Birleşen ████████ Esas sayılı dosya davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda 20 yılı aşkın süredir davacının kullandığı payın olduğunu ve hatalı olarak ... adına yazıldığını belirterek, beyanlar hanesine kullanıcıya ilişkin yapılan tespitin iptali ile müvekkilinin kullandığı payın müvekkili adına yazılmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımının geçtiğini, yargı yeri ve kesin hüküm itirazlarının olduğunu, dava konusu yerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanımının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; "Davacı ve birleşen dosya davacıları tarafından her ne kadar da dava konusu taşınmazda kendilerine ait olduğu ve 20 yılı aşkın süredir fiili kullanıcısı oldukları kısımların olduğu iddia edilmiş ise de davacıların göstermiş oldukları kısımlarda 05.11.2021 tarihli fen bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği gibi bu kısımları birbirinden ayıran herhangi bir doğal yapı veya sınır tesisatının bulunmadığı, ilgili kısımlarda hali hazırda asli orman emvali niteliğinde bitki örtüsünün bulunduğu görülerek, davacı ve birleşen dosya davacılarının ilgili kısımlarda 20 yılı aşkın bir zilyetliklerinin bulunmadığı" gerekçesiyle, asıl ve birleşen dosyaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; "Her ne kadar yerel bilirkişi beyanlarında fen bilirkişi raporunda belirtilen kısımların davacılar tarafından kullanıldığı iddia edilmişse de gerçeğin resmi olan hava fotoğraflarındaki duruma, eylemli duruma ve özellikle ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın bu kısımlarının uzun yıllardır boş olduğu, tarımsal faaliyet yapılmadığından üzerinde yabancı otlar, ağaçlar ve çalı formunda doğal yolla yetişen ağaçların bulunduğunun tespit edildiğine göre çekişmeli taşınmazların evveliyatında ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) ek-4 maddesi gereğince yapılan kullanım kadastro çalışmaları ve sonrasında dahi davacıların fiili kullanımında olmadığı göz önünde bulundurularak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen dosya davacısı ... yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; keşfe katılan ziraat bilirkişi raporunda davacı ...'nun hak iddia ettiği fen bilirkişileri ... ve ...'un düzenlediği 05.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 373,60 m² yüzölçümündeki taşınmaz üzerinde 10-40 yaşları arasında değişen erik, incir, vişne ağaçlarının bulunduğu, dava konusu taşınmazın davacı tarafından bahçe olarak kullanılan yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazın, evveliyatında ve 3402 sayılı Kanun'un ek-4 maddesi gereğince yapılan kullanım kadastro çalışmaları ve sonrasında davacının fiili kullanımında olduğu ve yine davanın ... hissesi yönünden belirlenen kullanıcı şerhine ilişkin olması sebebiyle 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve ... Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'u uyarınca yapılan satış işlemi dolayısıyla tespit maliki olarak hissesi bulunan ...'ın davaya dahil edilmesi hususunda kanuni bir zorunluluk bulunmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesince re'sen davaya dahil edilmesi ve karar başlığında davalı sıfatıyla taraf olarak gösterilmesi ...'a taraf sıfatı kazandırmayacağı, dava konusu taşınmazın ... hissesi üzerinde davacının kullanımında olduğu belirtilmesi gerekirken bu davacı yönünden davanın reddine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesince esastan reddine, birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esası ile ilgili olarak; asıl dosya ve birleşen Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas, birleşen Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas, birleşen Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı davaların ayrı ayrı reddine, birleşen Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazın ... hissesinde fen bilirkişileri .... ve ....'un düzenlemiş olduğu 05.11.2021 tarihli rapor ve krokisinde (E) harfi ve pembe çizgi ile gösterilen 373,60 m²lik kısmın davacı ...'nun kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde: davacıların dava konusu taşınmazın her bir kısmını uzun zamandır kullandığını, herkesin kimin, nereyi kullandığını bildiğini, yazlık, kışlık sebze, erik, fındık gibi ağaçların bulunduğunu, ... ağaçlarının ekonomik getirisinin olduğunu, fabrikaca satın alındığını, dosyada mevcut iki ziraat bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde
: dava konusu taşınmazda herhangi bir kullanımın olmadığını, Hazinenin kanuni hısım olduğunu, bu nedenle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen dosya davacıları ..., ..., ... ve ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL nin temyiz eden...'ten alınmasına,615,40 TL maktu harcın temyiz eden ...'ten alınmasına,615,40 TL maktu harcın temyiz eden ...'dan alınmasına,615,40 TL maktu harcın temyiz eden ...'dan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.