Danıştay, Büyükşehir Belediyesi tarafından Çevre Kanununa aykırı hafriyat dökümü nedeniyle verilen idari para cezasında, kararı veren makamın belediye başkanı mı yoksa encümen mi olması gerektiği yönündeki yetki uyuşmazlığını temyizen inceliyor.
Özet: Bir şirkete hafriyat ve yıkıntı atıklarını kaçak döktüğü gerekçesiyle 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca büyükşehir belediyesi tarafından kesilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi işlemi yetki ve şekil yönünden hukuka aykırı bularak iptal ederken, bölge idare mahkemesi büyükşehir belediye başkanlığının idari yaptırım kararı verme yetkisi olduğunu ve fiilin sabit olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiş; bunun üzerine davacı şirket, işlemin usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın bozulması için temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... İnşaat Elektrik Turizm Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı şirkete, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin 13. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, aynı Kanunun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca 270.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı idari yaptırım kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu uyumazlıkta, Çevre ve Orman Bakanlığının 2008/6 sayılı Genelgesi ile 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında şikayetleri değerlendirmek, denetim yapmak ve ihlalin tespiti durumunda idari yaptırım uygulanması konusunda belediye başkanlıklarına yetki devri yapıldığı, bu yetki devrine istinaden de yapılan denetimlerde Çevre Kanunu uyarınca işlem yapıldığı, kararda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, anılan Kanun uyarınca yapılacak denetim yetkisinin belediye başkanlıklarına devri mümkünse de, 2872 sayılı Kanunu'nun 25'nci maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım uygulanmazdan evvel yapılacak denetim sonucu düzenlenecek tutanağın denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idarî yaptırım kararını vermeye yetkili mercie intikali gerekmekte olup, somut olayda belediye memurlarınca yapılan denetimden sonra, 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca Kanunlarda belirtilen cezaları vermekle yetkili olan (Belediyenin Meclis dışındaki diğer karar organı olan) belediye Encümenine sevk edilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, doğrudan (Belediyenin karar organı değil icra-yürütme organı olan) Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter yardımcısı imzasıyla ile tesis edilen işlemde "yetki" ve "şekil" yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; İdare Mahkemesince her ne kadar yukarıda yazılı gerekçeyle yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 12. maddesine dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığının 2008/6 sayılı Genelgesi ile yapılan yetki devrinde yer alan "büyükşehir belediye başkanlıkları" ibaresinin, bütün bir belediye teşkilatını içine alan tüzel kişiliği ifade ettiği sonucuna varıldığı, idari yaptırım kararını, kanunda açıkça gösterilen idari kurul, makam veya kamu görevlilerinin vereceği, kanunda açıkça gösterilmeyen hallerde ise idari yaptırım kararını ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amirinin vereceğinin tabii olduğu, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nda idari yaptırım kararı vermeye yetkili olarak belediye tüzel kişiliği içinde idari kurul, makam veya kamu görevlilerinin açıkça belirlenmemesi nedeniyle gerek anılan Kanunda gerekse bu Kanuna dayalı olarak yetki devrine ilişkin Genelgede yer alan "büyükşehir belediye başkanlıkları" ibaresi ile büyükşehir belediye başkanlığı tüzel kişiliğinin ifade edildiği sonucuna varıldığından, anılan Kanun'un 25. maddesi uyarınca denetim sonucu düzenlenecek tutanağın denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idarî yaptırım kararını vermeye yetkili merci olarak belediyeye intikal ettirildikten sonra belediye başkanının bu tüzel kişiliğin en üst amiri olarak, çevre para cezası vereceğinin kabulü gerektiğinden dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin diğer unsurları yönünden incelenmesinden ise; dava konusu uyuşmazlıkta, davacı şirkete ait olduğu tespit edilen ... plakalı araçla İstanbul İli, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı yere, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin izin verdiği yer dışında kaçak olarak hafriyat nitelikli malzeme dökümü yapıldığının fotoğraflanarak tespit edildiği hususunun çevre denetim tutanağı ve eki belgelerle sabit olduğu anlaşıldığından davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf talebinin kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olarak tesis edilmediği, işlemin yetki ve şekil unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!