Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 5233 sayılı Kanun uyarınca terör olayları nedeniyle malvarlığına erişememe zararlarının tazminatına ilişkin temyiz kararını, mükerrer ödeme endişesiyle inceleyerek idare mahkemesi kararının bozulmasına hükmetmiştir.
Özet: Şırnakta köyü terk etmek zorunda kalan davacı mirasçılarının, 5233 sayılı Kanun uyarınca malvarlığına ulaşamama sebebiyle uğradıkları zararlar için idare mahkemesince kısmen kabul edilen tazminat talebi, davalı valilik tarafından temyiz edilmiş; Danıştay Onuncu Dairesi, zararın dayanağını oluşturan mahkeme kararının zaten kesinleşmiş olması ve bu durumun mükerrer ödemeye yol açabileceği gerekçesiyle idare mahkemesinin tazminat kararına ilişkin kısmında hukuka uygunluk görmeyerek bozma yönünde karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... ValiliğiVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACILAR)
: Müteveffa ... mirasçıları1- ...2- ...3- ...4- ...VEKİLLERİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Şırnak ili, Merkez ilçesi, ... köyünü terk etmek zorunda kaldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların, 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanması talebiyle davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kısmen iptal kararı gereği, davacının █████/2007 tarihinden başvuru tarihine kadarki (2013 yılına) malvarlığına ulaşamama sebebiyle uğranılan zararlarına karşılık 32.000,00-TL maddi tazminatın, █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; işbu davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. ve 13. maddelerinde belirtilen bir tam yargı davası olmadığı, bu nedenle süre ve ön karar alma hususlarının anılan maddeler kapsamında değil 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden davalı idarenin süre ve ön karar alınmadığı yolundaki itirazlarının yerinde görülmediği,Bu davanın dayanağını oluşturan Mahkemelerince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının temyiz edildiği, henüz kesinleşmediği, bu durumun bekletici mesele yapılması gerektiği savunulsa da; İdare Mahkemesi kararlarının, idarelerce yerine getirilmesi için kesinleşmesi zorunluluğunun bulunmadığı, tebliğden itibaren en geç 30 gün içinde yerine getirilmesinin zorunlu olduğu anlaşıldığından davalı idarenin bu savunmasına itibar edilmediği,Davacının maddi zararının, 5233 sayılı Kanun uyarınca terör olayları sebebiyle malvarlığına ulaşamamadan kaynaklanan bir zarar olduğu ve bu zarara yönelik olarak davalı idarece daha önce davacının malvarlığının tespiti yapıldığından davacı zararının da bu tespitler ışığında hesaplanması gerektiği, davacının zararının hesaplanması amacıyla █████/2016 tarihli ara kararı ile daha önce davacı adına tespiti yapılan sulu ve susuz arazilerine ilişkin olarak █████/2007 tarihinden itibaren hesaplama yapılmasının istenildiği, ara karar cevap yazısı eki hesaplama tutanağı uyarınca Mahkemelerince yapılan hesaplamada, davacının █████/2007 tarihi ile idareye başvuru yaptığı █████/2013 tarihi arasındaki zararının 21.680,44-TL olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacının dava dilekçesinde zararlarına karşılık 32.000,00-TL istediğinin görüldüğü, yapılan hesaplama sonucu davacının gerçek zararının 21.680,44-TL olduğu, bu nedenle talep edilen tazminat tutarının 21.680,44-TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının ise reddine karar verilmesi gerektiği,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E
:..., K:... sayılı kararının idareye tebliğ edildiği tarihten sonraki 30 günlük sürenin geçtiği tarihten itibaren söz konusu tutara faiz yürütülmesi talebinin ise; Anayasa'nın 125/son maddesinde yer verilen "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca, tazminat talebinin kabul edilen kısmına Mahkemenin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının idareye tebliğ edildiği tarihi takip eden 30 gün sonraki tarihten işbu davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre zarfında, davacının dava açmayarak suskun kaldığı görüldüğünden, kabul edilen tazminat tutarına işbu davanın açıldığı █████/2015 tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 21.680,44-TL'nin █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2019 tarih ve E:█████████, K:██████████ sayılı kararıyla;İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş ise de; davacının tazminat talebinin dayanağı ... İdare Mahkemesince verilen kısmen iptal, kısmen ret yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin █████/2016 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile onanarak █████/2016 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının zararlarının söz konusu dosyada karşılanacağı dikkate alındığında mükerrer ödemeye sebep olmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, dava konusu talebin kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararının, kısmen kabule ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği, öte yandan dava konusu köye ilişkin Dairelerinin, başvuru tarihinden geriye doğru bir yıllık dönemdeki zararların karşılanabileceği yönündeki kararlarının göz önünde bulundurulması gerektiği sonucuna varılarak ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;Malvarlığına ulaşılamamasından kaynaklanan zararın tazmini için yapılan idari başvurunun süresinde görülmemesi nedeniyle, mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiası ile Anayasa Mahkemesi'ne yapılan ... sayılı başvuruda; "(...) Bu nedenle Bölge İdare Mahkemesinin Zarar Tespit Komisyonuna başvuru süresine ilişkin yorumunun makul olmayan, zarar konusu olayın adeta her yıl kesintiye uğrayarak tekrarlandığını kabul eden, aşırı şekilci ve başvurucunun 5233 sayılı Kanun'la getirilen tazminat imkânından yararlanmasını zorlaştıran bir yorum olduğu değerlendirilmiştir. Bu hâliyle mülkiyet hakkına ilişkin ihlalin giderilmesi bakımından teorik düzeyde etkili olduğu saptanan 5233 sayılı Kanun'la oluşturulan tazminat yolu Bölge İdare Mahkemesinin bariz takdir hatası teşkil eden, şekilci ve katı yorumu sebebiyle somut olayda başarı şansı sunma kapasitesini yitirmiştir. Sonuç olarak Bölge İdare Mahkemesinin başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının esasının incelenmesini ve giderim sağlanmasını engelleyen yorumu nedeniyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.(...)" gerekçelerine yer verilerek Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verildiği gerekçesi eklenmek suretiyle, dava konusu tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki idare mahkemesi kararının, kabule ilişkin kısmında ısrar edilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, yargılama devam ederken, Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun █████/2022 tarihli kararı ile davacının mal varlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararların ödenmesine karar verildiğinden, bakılan davada davanın reddine veya karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davacıya mükerrer ödeme yapılmasına neden olacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Öte yandan; bakılan davanın, ... İdare Mahkemesince verilen kısmen iptal, kısmen ret yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın iptale ilişkin kısmının davalı idarece uygulanmaması üzerine açıldığı, bu dava devam ederken idarece uygulanmayan bahse konu yargı kararının kesinleştiği, bu durumda kesinleşen yargı kararı uyarınca davacıların zararının tazmin edileceği açık olduğundan, gelinen aşamada, davalı idare tarafından davacıya yapılacak ödemelerde, bakılan davada verilen kısmen kabul yolundaki karar ile daha önce davacı lehine kesinleşen kısmen iptal yolundaki karar birlikte değerlendirilerek, anılan yargı kararlarının gereğinin, davacı lehine mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde yerine getirilmesi gerektiği açıktır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu tazminat isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, kabule ilişkin kısmının ONANMASINA,3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde, esasta oybirliği gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.GEREKÇEDE KARŞI OYX- Dava, Şırnak ili, Merkez ilçesi, ... köyünü terk etmek zorunda kaldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların, 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanması talebiyle davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kısmen iptal kararı gereğinin yerine getirilmemesi üzerine, davacının █████/2007 tarihinden başvuru tarihine kadarki dönemde (2013 yılı) malvarlığına ulaşamama sebebiyle uğranılan zararlarına karşılık 32.000,00-TL maddi tazminatın, █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği; 3. fıkrasında da, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabileceği düzenlenmiş ve bahse konu yargı kararlarını kesinleşmesi gerektiği yolunda herhangi bir hükme yer verilmemiştir.Buna göre, idari yargı yerlerince esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının (bu kararlar itiraz, istinaf yada temyiz yolu ile hükümsüz kalmadıkça) gereğinin idare tarafından gecikmeksizin yerine getirileceği, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği açıktır.Uyuşmazlık konusu olay bu açıdan ele alındığında, bakılan davanın, ... İdare Mahkemesince verilen kısmen iptal, kısmen ret yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın iptale ilişkin kısmının davalı idarece uygulanmaması üzerine açıldığı, anılan davada İdare Mahkemesince verilen kısmen iptal kararı gereğince davacıların zararının tazmin edileceği açıktır.Öte yandan, davalı idarece davacılara yapılacak ödemelerde, bakılan davada verilen kısmen kabul yolundaki karar ile daha önce davacı lehine kesinleşen kısmen iptal yolundaki karar birlikte değerlendirilerek, anılan yargı kararlarının gereğinin, davacı lehine mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde yerine getirileceği tartışmasızdır.Bu itibarla, temyize konu ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçelerle onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.