ZMSS poliçesi kapsamında trafik kazası sonucu yaralanan sürücünün maluliyet ve iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin itiraz hakem heyeti kararının temyiz incelemesi ve değerlendirilmesi.
Özet: Bir trafik kazasında yaralanan davacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketinden sürekli ve geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ile tedavi giderleri tazminatı talep ettiği bu davada, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerinin kısmen kabul kararları davalı sigorta şirketi tarafından temyiz edilmiştir; incelemede mahkeme, haksız fiil kaynaklı çalışma gücü kaybı iddialarında zararın kapsamını belirlemek üzere geçici ve sürekli iş göremezlik oranlarının, kaza tarihinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuata uygun olarak yetkili sağlık kurulu raporlarıyla eksiksiz ve doğru bir biçimde tespit edilmesinin hukuken zorunlu olduğunu vurgulamıştır.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SAYISI : 2024/İHK-38404
SAYISI : K-███████████
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalanmış araç ile karşı aracın sürücüsü konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100.00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 3.000.00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 323.870.99 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun uygun olmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, tazminatın teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, başvuru sahibi lehine 1/5 oranında vekalet ücrtine hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebin kabulüne, 258.421,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 52.441.60 TL, geçici iş göremezlik tazminatı, 10.008.00 TL geçici bakıcı gideri ve 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 323.870.99 TL'nin 23.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketi vekilinin yapmış olduğu itirazların kısmen kabulüne, kararın 3. maddesinin "Başvuran vekil ile temsil edildiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine." şeklinde düzeltilmesine, kararın diğer hükümlerinin aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iddia edildiği gibi malul kaldığının ispat edilemediğini ve maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmediğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde belirtilmiş bulunan evrakların tümü tamamlanmaksızın sigorta şirketine başvuru yapıldığını, müvekkili şirket sigortalısının kazada kusuru olmaması nedeniyle tespit edilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,65 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi masraflarının trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacının var olduğunu iddia ettiği maluliyet sebebiyle SGK'dan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığı / kendisine maaş bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 27.01.2023 tarihinde meydana gelmiştir.
Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinin 27.01.2023 tarihi olmasına göre düzenlenecek raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerekir. Davacı vekili tarafından tahkim yoluna başvuru dilekçesi ekinde sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 07.08.2023 tarihli raporun; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre bir adli tıp uzmanı, bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı ve bir nöroloji uzmanı tarafından düzenlendiği, başvuranın yaralanması ve maluliyetinin meydana geldiği iddia edilen "radius alt uç fraktürüne bağlı el bileği hareket kısıtlılığı" nedeni ile %4 oranında maluliyet belirlendiği, ancak konusunda uzman hekimin kurulda bulunmadığı anlaşılmıştır. Anılan bu raporun tanziminde heyet mevzuata uygun teşekkül etmediğinden ve davacının sadece fiziki muayenesi yapılarak güncel grafileri incelenmeksizin hazırlandığından, karara esas alınması mümkün değildir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının belirlenen arazının, meslekte kazanma gücü kaybına etken olup olmadığı ve oranının tespiti yönünden içinde ortopedi uzmanı bulunan heyetçe tüm tedavi belgeleri ve başvuranın yapılacak muayenesi ile temin edilecek güncel grafileri incelenerek, kazayla illiyet bağı olup olmadığı irdelenerek maluliyet raporunun düzenlenmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde Hakem Heyetince; davacıya ait ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu da irdelenmek suretiyle, davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya içerisine eklenerek, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlarca muayenesi sağlanarak ve güncel grafileri temin edilerek, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacı, kolluk ifadesinde kullandığı aracın şoförü olduğunu, sigara dağıtımı yaptıktan sonra dönüş yolunda kazanın meydana geldiğini, aracın ... Gıda İnşaat Ltd. Şti.'ne ait olduğunu ifade etmiştir. Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı vekili, davaya konu olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, dava dışı SGK Başkanlığı tarafından davacıya yapılmış rücuya tabi ödeme olup olmadığının araştırılması ile yapılmış ödeme varsa tazminattan düşülmesi gerektiği savunmasında bulunmuş; Hakem Heyeti tarafından bu hususta araştırma yapılmadan karar verilmiştir.
Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kaza sonucu davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı; davacılara bağlanan rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu bu hususla ilgili rücu davası açılıp açılmadığının sorulması; alınacak cevapların değerlendirilerek 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü gereği şartları var ise tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!