Yargıtay, eczacıya tahakkuk ettirilen sahte reçete bedellerinin iadesi ve cezai şartın iptali davasında, kurumun yersiz ödenen bedelleri geri isteme hakkını tanıyarak yerel mahkeme kararını bozdu.
Özet: Bir eczacının, hastaların bilgisi dışında düzenlendiği ve kuruma zarar verdiği iddiasıyla tahakkuk ettirilen cezai şart ve reçete bedellerinin iadesi işleminin iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, eczacının kimlik kontrolü sorumluluğu olmadığı ve ilgili ceza davasından beraat ettiği gerekçesiyle eczacı lehine karar vermişken, temyiz incelemesinde, reçete bedellerinin kuruma yüklenemeyeceği ve kurumun yersiz ödemeleri geri isteme hakkı olduğu belirtilerek, eczacının davalı kurumun sahte reçete bedellerinin iadesine ilişkin işleminin iptali talebinin reddedilmesi gerektiği, bu nedenle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna varılarak ilk derece kararının ilgili kısmının bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; eczacı olan müvekkili aleyhine davalı Kurumun 14.04.2015 tarihli yazıyla, fatura ettiği bazı reçetelerin dava dışı hastanın tedavisine dayanmayan ve dava dışı hastaların bilgileri dışında düzenlenen sahte reçeteler olduğu gerekçesiyle, davalı Kurum zararı ve cezai şart olmak üzere toplam 73.380,83 TL borç tahakkuk ettirildiğini, davalı Kurum işleminde her ne kadar sahte reçete ifadesi kullanmış ise de; söz konusu reçetelerin yetkili sağlık kuruluşları tarafından düzenlenen gerçek reçete olduğunu, müvekkiline cezai şart uygulanmasının yerinde olmadığını belirterek, davalı Kurumun cezai şart uygulamasına ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; dava dışı hak sahiplerinin tedavisine dayanmayan ve bilgileri dışında düzenlenen raporlar ve sahte içerikli reçetelerin müvekkili Kuruma fatura edildiğinin belirlendiğini, müvekkili Kurum işleminin sözleşme ve protokol hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan 10.03.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı eczacının kendisine beyan edilen kimlik bilgileri doğrultusunda davalı Kuruma fatura edilen reçeteleri karşılamasında mevzuata göre bir engel bulunmadığı, davacı eczacının reçeteyi imzalayan kişilerin kimlik kontrolünü yapma gibi bir sorumluluğunun olmadığı, davacının dava konusu idari yaptırım kararına konu fiillerle ilgili ceza davasında yer almadığı, bu haliyle davacı hakkında davalı Kurum tarafından sözleşmenin (5.3.10) ve (4.3.6) maddelerinin ihlal edildiği iddiasıyla tahakkuk ettirilen kurum zararı ve cezai şartın yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü, davalı Kurumun 14.04.2015 tarihli idari yaptırım işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; reçetelerin düzenlenmesinde davacı eczacı ya da dava dışı çalışanlarının bir dahlinin bulunduğunun ispatlanamadığı, davacı eczacı hakkında Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından dava açıldığı, 20.12.2018 tarihli karar ile davacı eczacının beraatine karar verildiği, kararın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 26.02.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar ile kesinleştiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; gerekçeli kararda bahsedilen beraat kararının hukuk hâkimini bağlamayacağını, davacı eczacının müvekkili Kurum zararına sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunun eksik araştırmaya dayalı tanzim edildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, davacı eczacı hakkında, davalı Kuruma sahte reçete fatura edildiği gerekçesiyle uygulanan cezai şart ve reçete bedellerinin iadesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davalı vekilinin cezai şarta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2.Dosya kapsamından; dava konusu reçetelerin hastaların bilgisi dışında düzenlenerek davacı eczaneden temin edilmesi suretiyle davalı Kurumun zarara uğradığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; sorumluluğunda olmayan bir reçetelerin bedelinin davalı Kurumdan tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, aksi halde reçete bedellerinden sorumlu olmayan davalı Kuruma külfet yüklenmiş olacağı, davacının reçete bedelini ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebileceği, üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiillerinden davalı Kurumun sorumlu tutulamayacağı, bu nedenlerle davalı Kurumun yersiz reçete bedeli ödemelerini geri isteme hakkı olduğu kabul edilerek, davalı Kurumun davaya konu işleminin sahte reçete bedellerinin iadesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.