Ticari hizmet sözleşmesi kapsamında mal bedelinin ödenmemesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, siber saldırı sonucu ödemenin dolandırıcı hesaba yapılması nedeniyle sorumluluğun tespiti.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacı firmanın davalı şirkete ihraç ettiği 88.350 USD tutarındaki band kayışlarının bedelinin ödenmemesi üzerine açılmış olup, davacı, ödeme yapılmadığını ve takibin devamını talep ederken, davalı ise banka hesap bilgilerini içeren proforma faturanın davacıya yönelik bir siber saldırı sonucu değiştirilerek kendisine gönderilmesi üzerine, söz konusu meblağı sahte banka hesabına gönderdiğini ve bu zararın davacının kendi sistem güvenliğini sağlayamamasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini ve tazminat ödenmesini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: 2026/7DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Müvekkil şirketin, band üretimi ve satış işi ile uğraştığı, davalı - borçluya aralarında var olan ticari iş ilişkisinden dolayı mal vermiş olup, dava konusu borcun bu ilişkiden kaynaklandığı, söz konusu takibe müstenit ihracat faturasına konu malların bedeli olan 88.350,00 USD'nin davalı borçlu tarafından ihracatçı müvekkilinin faturasında belirtilen ----- şeklindeki hesaba gönderilmesi gerekirken, davalı borçlu tarafından her hangi bir ödeme yapılmadığı, ödemenin yapıldığını belgeleyen bir ödeme dekontunun da müvekkile ibraz edilmediği, Davalı şirketin ekte sunulan 03.11.2020 tarihli sipariş fişi ( --- ) ile sipariş fişinde belirtilen adet ve birim fiyatı da dikkate alınarak müvekkili üretici şirketten 88.350,900 USD tutarlı Band Kayışı ( 10017728 - Band Kayışı 1200 mm EP1600 4 * 4 MM PVG ) sipariş ettiği, bunun üzerine vekili bulunduğu davacı firmanın 30.11.2020 tarihli 88.350,00 USD bedelli ihracat faturasıyla ---- Türkiyeye gönderilen bahsi geçen fatura muhteviyatı malların ---- İlgili Gümrük Müdürlüğünden fiili ihracatı ile ----- Türkiyeye ihracatının gerçekleştirildiği, ihracatı yapılan söz konusu malların davalının yaptığı fiili ithalat işlemi ile T.C. Gümrük Müdürlüklerinden fiili ithalatı gerçekleştirilerek, davalı tarafından ilgili malların deposuna alındığı, buna rağmen mal bedelinin ödenmediği, Bu nedenle; davalı - borçlunun ( Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ) borcun tamamı yönünden itirazının iptali ve takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: müvekkili şirket arasında dava dilekçesinde bahsedilen alışveriş gerçekleşip, müvekkilinin davacı şirketin belirttiği banka hesabına ilgili ödemeyi eksiksiz şekilde yaptığı, ancak ödeme yapılmasının üzerinden bir hafta kadar geçtikten sonra davacı şirketin ödemenin ellerine geçmediğini müvekkil şirkete bildirip, ödeme yapıldı cevabı almaları üzerine siber saldırıya uğradıklarının anlaşıldığı, 01.12.2020 tarihli yazı ile ------ firmasının müvekkil şirkete 88.350,00 USD tutarlı proforma gönderdiği, bu proformada ödemenin yapılacağı banka hesabının ---- gösterildiği, ancak hemen ardından 02.12.2020 tarihli yazı ile ------ firmasının müvekkil şirkete revize edilmiş yeni bir proforma gönderip, yeni proformada belirtilen ----- numaralı hesaba ödeme yapılmasının istendiği, 11.12.2020 tarihinde müvekkil şirketin ----- firmasına ait olduğu kanaatiyle revize edilmiş proforma üzerinde ifade edilen hesap numarasına yine ------ firması adına 88.350,00 USD tutarlı paranın transferini yaptığı, ödemeyi yaparken de alıcı firmanın ---- olarak göründüğünden ödeme işlemini sorunsuz tamamladığı, 17.12.2020 tarihinde ----- firmasından müvekkilinin her hangi bir ödeme yapmadığına ilişkin bilgi geldiği, 18.12.2020 tarihinde müvekkil tarafından ----- firmasına ödemenin yapıldığı, parayı almış olmaları gerektiği yönünde cevaben bir e - mail gönderildiği, müvekkil şirketin ödeme yaptığını bildirmesi ve ilgili evrakları da karşı yana sunmasından sonra, karşı yanın sahte hesaba para transferi yapıldığını fark ettiği, eş zamanlı olarak müvekkil şirketin başta ---- olmak üzere---- ve ---- nezdinde para transferine ilişkin bilgi temin ettiği ve ödemenin iptali hakkında girişimde bulunduğu, ancak bankalardan cevap olarak paranı---- üzerinden ----- başka bir hesaba aktarıldığı, bu hesaptan çekildiği ve bu sebeple iadenin yapılamayacağını ifade ettiği, 24.12.2020 tarihinde müvekkilinin, davacı ---- firmasının Avukatının ----- banka hesaplarını kontrol etme müsaadesine ilişkin yazısını kaşeli ve imzalı olarak ----- firmasına gönderdiği, bu yetkilendirmeye rağmen davacı şirketin bu kez de vekaletname talep ettiği, bu vekaletnamenin müvekkili tarafından verilmediği, daha sonra davacı şirketin siber saldırıya maruz kaldıklarını fark edip, revize maili gönderen kişilerin hacker olduklarını öğrendiği, kullandığı mail ortamının, ya da diğer siber ortamların güvenliğini sağlamanın davacının sorumluluğunda olduğu, bu nedenle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasında band üretimi ve satışı konusunda anlaşma sağlandığı, fatura düzenlendiği ve ürünlerin teslim edildiği, davacı satıcının bu sırada siber saldırıya uğradığı gerekçesiyle ürünlerin bedelinin kendilerine gönderilmediğinden bahisle başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.Uyuşmazlık; ürünlerin bedelinin banka havale yoluyla ödenip ödenmediği ,davacının siber saldırıya uğrayıp uğramadığı ,davalı şirket kendisine gelen mail ile doğru hesaba ödeme yapıp yapmadığı, davalı şirkete revize yeni hesap numarasının davacı tarafından mı yoksa hackerlar tarafından mı gönderildiği ,davalı tarafından ödeme yapılırken gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediği ,davacı şirket Siber saldırıya uğradıysa buna hangi şirketin katlanmak zorunda olduğu, başlatılan takibin haklı olup olmadığı hususlarıdır.Davaya esas olan ----. İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında 88.350.000 USD asıl alacak ve faizleri toplamı 96.429,18 TL için ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.Dosya içerisine hükme esas alınan 16.11.2023 tarihli heyet raporu ile heyete ilave bilirkişi katılması ile 01.07.2024 tarihli 1. ek rapor ile 13.01.2025 tarihli 2.ek rapor ve son olarak 07.11.2025 tarihli 3. ek rapor alınmıştır.Yapılan Yargılama Sonucu; taraflar arasında davacı satıcı şirket tarafından band üretimi ve satışı konulu ticari ilişkinin olduğu, davaya konu edilen borcunda bu satış ilişkisinden doğduğu, ürünlerin teslimi konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davacının kendi beyanı ile siber saldırıya uğradığı hesap bilgilerinin hackerların eline geçtiği, bu aşamada ürün alan davalı şirkete mail gönderildiği ve davalı alıcı şirket tarafından da kendisine gönderilen mail sonucu bildirilen hesaba ödeme yaptığı ancak davacı şirketin siber saldırıya uğraması nedeniyle gönderilen bedelin davacı yerine hackerların hesabına aktarıldığı anlaşılmış olup davacı satıcı firma tarafından da ürünlerin bedelinin kendisine ödenmediği gerekçesiyle takip başlatılmıştır.Somut olayda çözülmesi gereken ihtilaf davacı şirketin siber saldırıya uğramasında herhangi bir kusurunun olup olmadığı, davalı tarafın ise kendisine bildirilen hesaba ödeme yapması nedeniyle tekrar mükerrer şekilde aldığı ürünler nedeniyle kendisinin ödeme yönünden sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.Davalı şirketin uyuşmazlık yılları olan 2020-2021 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenmiş ve e-defter olarak tutulan kayıtların açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu bu haliyle HMK'nın 222. maddesi gereği lehine delil kabiliyetinde bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucu almış olduğu band ödemelerine ilişkin 29.11.2021 tarihli 90.000 Euro ile 11.12.2020 tarihli 88.350 USD'lik ödemelerin mevcut olduğu ve takip tarihi olan 23.06.2021 tarihi itibariyle davacı şirkete herhangi bir borcun bulunmadığı tespit edilmiştir.Davalı taraf ise ticari defter ve kayıtlarını sunmamış taraflar arasındaki satış ilişkisine ilişkin bir takım tercüme edilmiş belgeler sunmuştur. Buna göre taraflar arasında 88.350 USD bedelli proforma düzenlendiği, davacı firma tarafından 30.11.2020 tarihinde ödeme bilgisi olarak ----- hesap numarası bilgileri gönderilmiş daha sonra 02.12.2020 tarihinde de davacı firma -- tarafından revize edilmiş yeni bir proforma gönderilerek yeni hesap bilgisi olarak da-----numaralı hesaba ödeme yapılması istendiği belirtilmiş olup yeni gönderilen revize hesaba davalı firma tarafından 11.12.2020 tarihinde 88.350 USD'lik ödeme yapılmış ve dekontu da sunulmuştur.Davacı firmanın siber saldırıya uğrayıp uğramadığının tespiti açısından bilirkişi heyetine siber güvenlik uzmanı eklenmiş olup davacı firmanın ---- hacklendiği, bahsi geçen mail adresinin ----- şirket bilgisayarında yapılacak teknik bir inceleme ile davacı tarafın üzerine düşen güvenlik tedbirlerini alıp almadığı konusunda inceleme yapılabileceği bildirilmiş olup böyle bir inceleme yapılmasının da davacı ----- firmasını kendi ikrarı ile siber saldırıya uğradıklarını kabul ve beyan ettiklerinden dosyaya herhangi bir katkı sağlamayacağından beyanına itibar edilerek siber saldırıya uğradığı kabul edilmiştir. Davalı alıcı firma ise kendisine bildirilen revize proforma sonucu bildirilen yeni hesaba 11.12.2022 tarihinde ödeme yapması ile ödeme yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Davacı satıcı firmanın teknik yetersizlik veya dikkatsizlik sonucu siber saldırıya uğramasından dolayı meydana gelen zarara kendisinin katlanması gerektiği, eğer böyle bir siber saldırıya uğramış ise ticari ilişki içerisinde bulunduğu firmalara ve somut olayda da davalı alıcıya durumunun hemen bildirilmesi gerektiği eğer hacklenme üzerine 10 gün içerisinde davalı firmaya bildirilmiş olsaydı davalı tarafından bankalara talimat yoluyla satış bedelinin Türkiye'de kalması konusunda talimat verilebileceği oysa davacı firma tarafından siber saldırıya uğramasına rağmen firmalara ve somut olayda da davalıya herhangi bir bildirimde bulunmadığı, davalı alıcı firmanında kendisine revize edilen yeni hesap bilgisine ödemenin gönderildiği bu aşamada herhangi bir kusurunun olmadığı, meydana gelen zarara da davacı satıcının kendisinin katlandığı anlaşılmakla açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Açılan Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 10.155,75-TL peşin harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 9.540,35-TL'nin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 132.132,26-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.