Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, 76.000 Avro çek kaynaklı sulh protokolü kapsamında bakiye borcun tahsili, ihtiyati tedbir talebi ve bilirkişi raporlarıyla kısmi ödemenin tespit edildiği alacak davası.
Özet: Bir alacak davasında davacı, kesinleşen kambiyo senedi takibi ve taraflar arasında imzalanan sulh protokolüne rağmen davalının 76.000 Euro alacağını faiziyle ödemediğini iddia ederek tahsilini talep ederken; davalı, zamanaşımı itirazında bulunarak protokol kapsamındaki 500.000 TL borcunun banka dekontlarıyla tam ve eksiksiz ödendiğini savunmuş, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir; bilirkişi raporları ise sulh protokolündeki 500.000 TL borcun 445.000 TLlik kısmının ödendiğini, 55.000 TLnin eksik göründüğünü ve kesin borç miktarının güncel icra dosyası hesaplarıyla netleştirilmesi gerektiğini belirterek, zamanaşımı gibi hukuki hususların mahkemenin takdirine bırakıldığını ifade etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: AlacakDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davaya konu çek için kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı, davalıya ödeme emri gönderildiği, takibin kesinleştiği, daha sonra tarafların sulh protokolü imzaladığı, protokol kapsamında alacağın ödenmediği, İcra Mahkemesi kanalıyla icranın geri bırakılmasına karar verildiği, davalı'nın 76.000-EURO - alacağımızın çek'in keşide tarihi olan 30.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yabancı para cinsinden mevduata işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte fiili ödeme günüdeki TCMB'nın Euro cinsinden yabancı paranın efektif satış kur değeri üzerinden Türk Lirası olarak davalıdan tahsiline, bu zamana kadar hem borcunu ödemeyen hem de ödemediği halde borcu ödemekten kaçınma maksatlı olarak her türlü yola başvuran davalının,dava sonunda üzerinde hiçbir malvarlığı bırakmama ihtimaline karşı İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. ... ada, 7 parselde kain 3.959,77 m2 yüzölçümlü taşınmazın ve davalı adına tesadüf edilecek şimdilik malvarlığı değerleri üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir / haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak davacıya hiç bir borcunun bulunmadığını, protokol kapsamında 500.000,00 TL alacağın tam ve eksiksiz şekilde 6 adet banka dekontlarıyla ödendiğini ancak bunun icra dosyasına beyan edilmediğini, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.█████/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacı ve Davalı tarafından herhangi bir fatura ve ticari defter ibraz edilmediğinden, dava konusu 30.03.2009 keşide tarihli 76.000 Euro tutarındaki çek bedelinin mal teslimi veya hizmet ifasına yönelik olup olmadığının tespit edilemediği, zamanaşımına ilişkin taleplerin Mahkemenin takdirlerinde olduğu, taraflar arasında 23.02.2016 tarihinde dava dosyasına konu 76.000 Euro’luk çeki de kapsayan bir SULH PROTOKOLÜ imzalandığı, yukarıdaki ödeme tablosunda görüleceği üzere protokol doğrultusunda davalının toplam 500.000 TL ödemesi gerektiği, yerinde inceleme esnasında tarafıma verilen ödeme dekont fotokopileri ile İcra dosyası sorgulama dökümleri ve dava dosyasında yer alan sulh protokolü ile dekontların karşılaştırılması sonucunda; davalının 100.000.-TL tutarındaki 1. Ödeme ve 25.000.-TL tutarındaki 2. Ödemeyi zamanında yaptığı, 50.000.-TL tutarındaki 3. Ödemenin 5.000.-TL’lik kısmına Ve 50.000.-TL’lik 4. Ödemeye ilişkin dava dosyasına sunulan dekontların okunamadığı (veya olmadığı), 75.000.-TL’lik 5. (30.11.2017 vadeli) ve 100.000.-TL’lik 6.(30.06.2018 vadeli) Senet ödemelerinin icra marifetiyle yapıldığı,100.000.-TL’lik 7. Ödemenin de gecikmeli olarak yapıldığı, mevcut durumda sulh protokolüne konu 500.000.-TL’nin 445.000.-TL’lik kısmının ödendiğine ilişkin icra dosya dökümleri ve dekont fotokopilerinden anlaşıldığı, kalan 55.000.-TL’lik kısmın dekont ve belgelerinin davalı tarafından dosyaya sunulması halinde protokole konu borcun (gecikmeli de olsa) tamamının ödendiğinin anlaşılacağı" şeklinde görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.█████/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Taraflar arasında 23.02.2016 tarihinde dava dosyasına konu 76.000 Euro'luk çeki de kapsayan bir SULH PROTOKOLÜ imzalandığı, yukarıdaki ödeme tablosunda görüleceği üzere protokol doğrultusunda davalının toplam 500.000 TL ödemesi gerektiği, mevcut durumda sulh protokolüne konu 500.000.-TL'nin 445.000.-TL'lik kısmının ödendiğine ilişkin icra dosya dökümleri ve dekont fotokopilerinden anlaşıldığı, kalan 55.000.-TL'lik kısmın davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, sulh Protokolünde yer alan hukuki hususların ve zamanaşımı ile ilgili değerlendirmenin Mahkemenin takdirlerinde olduğu" şeklinde görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.█████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; " Mahkemenin görevlendirmesi ile dava dosyası incelenmiş ve protokol nezdinde ödeme planına bağlı borç ilişkisinin protokol gereği vadesinde ve nakden ifasının borçlusu tarafından ortaya konmadığı anlaşılmakla, sayın Mahkemenin de Protokol 3.7 Maddesi ile ihtilaf halinde mezkur icra dosyası kapak hesaplarının muteber olacağının kabul edildiği, dava dosyası incelenmiş ve tespit edilen eksikliklerin giderilmesi talep edildiğinin, her icra dosyası için güncel aktarılan icra dairesi nezdinde ki yeni esası ile alınmış son dosya hesabı raporunun ibraz edilmesi gereklidir. Yine alacaklı vekili bu konuda beyan ile her icra dosyası nezdinde güncel kapak hesabının yapılmasını talep edebilir, böylece her icra dosyasında bildirimi yapılan ödemeler de görülebilir, eksik olan haricen bildirimler de varsa, davalı sayın vekilin de buna şerhi ve cevap imkanı ile ödeme belgesi ibrazı imkanı da olacağının, görevlendirme kapsamında protokol ile ödeme planına bağlanmış tüm icra dosyalarının dava tarihi itibari ile kapak hesaplarının yapılması gerektiği değerlendirilmiş olup, sayın Mahkemenin ödeme tarihleri itibari ile kapak hesapları yönünden talebinin ödeme tarihli TBK Md.100 uyarınca ödemenin borca mahsubu için gerekli olduğu anlaşılmakla, dava tarihi itibari ile hükme esas olacak uyuşmazlık tutarının da belirlenmesi gerektiğinin, protokol kapsamında yapılan ödemelerin hangi icra dosyasının borcuna mahsup edileceğinin seçiminin muaccel borç ilişkisi gözetilerek ilk takip dosyası kapak hesabına yapılması gerektiği" şeklinde görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.█████/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Dava dosyası incelenmiş ve protokol nezdinde ödeme planına bağlı borç ilişkisinin protokol gereği vadesinde ve nakden ifasının borçlusu tarafından ortaya konamadığı ya da haricen ödenmişse ödeme belgesinin ibraz edilemediği anlaşılmakla, sayın Mahkemenin de Protokol 3.7 Maddesi ile ihtilaf halinde mezkur icra dosyası kapak hesaplarının muteber olacağının kabul edildiği, Dava dosyası incelenmiş ve celp edilen icra dosya kapak hesapları yönünden protokolün akdedilen ödeme planına bağlı ödenmemiş olmakla geçersiz olduğu kabulünde, yine protokol 3.7 maddesi uyarınca dayanak icra dosyaları güncel kapak hesaplarına rücu edileceği kabulde; davalı takip borçlusu yönünden 23.02.2016 tarihli protokol ile 100.000,00 TL Ödeme yapıldığı üzere; işbu ödemenin haricen ödeme olduğu ile TBK md.100 uyarınca takipte önce fer'ilere mahsup edileceği, özellikle 27.05.2009 tarihli ilk takipte Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. (Yeni Esas) sayılı dosyasından faize yönelik mahsup ile anapara borcuna ilişkin yapılmış bir ödeme olamayacağı, bu durumda protokole dayanak tüm icra dosyaları yönünden 24.07.2025 tarihli kapak hesabında toplam borçtan mahsubu (1.111.905,50- 100.000,00) ile 1.011.905,50 TL borcun takipte tüm icra dosyaları yönünden 24.07.2025 tarihi itibari ile var olduğu, Mahkeme aksi kanaatte ise protokole bağlanan borç ile önceki borçtan borçlunun ari kabul edildiği durum için de seçenekli olarak; 23.02.2016 tarihli protokol ile toplam 500.000,00 TL alacağın varlığının ödenmemiş olmakla protokol üzere ödenen 100.000,00 TL ödeme varlığında taraflar arasındaki borç alacak bakiyesi 400.000,00 TL'dir. Davacı alacaklı yönünden 23.02.2016 tarihli sulh protokolü ile borcun varlığının 500.000,00 TL olarak kabulü ile protokol ile ödenen 100.000,00 TL sonrası borcun varlığının 23.02.2016 protokol tarihli 400.000,00 TL olduğu kabulünde, 30.03.2023 dava tarihi itibari ile değişen avans faiz oranları üzerinden talep edilebilecek işlemiş faiz alacağının 397.076,71 TL olduğu ile dava tarihi itibari ile talep edilebilecek toplam alacağın 797.076,71 TL olması gerektiği" şeklinde görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; davalı ile aralarında Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takibe konu edilen senet nedeniyle alacak borç ilişkisinin bulunduğunu, takibin kesinleştiğini ancak icra dosyasına ilişkin satış aşamasına gelindiğinde tarafların arasındaki bu dosyaya konu alacak da dahil olmak üzere tüm alacak ve borçların tasfiyesi için protokol yapıldığını, davalının söz konusu tasfiye protokolü kapsamında ödemelerini yapmadığını ayrıca icra dosyası yönünden de 6 aylık süre içerisinde dosyada işlem yapılmadığı iddiası ile zamanaşımı sebebiyle icranın geri bırakılması talepli dava açtığını, davanın kabul edilerek kesinleştiğini, taraflar arasında temel ilişki bulunduğunu bu sebeple icra hukuku yönünden şekli geri bırakma kararının temel ilişkideki alacağı zamanaşımına uğratmayacağını, davalı tarafından verilen 76.000,00-Euro bedelli senetteki alacağın tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını, ayrıca taraflar arasında sulh protokolü yapıldığını ve protokol kapsamında davacıya 500.000,00-TL ödeme yapıldığını ve borcunun kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki dava dosyasında bir sureti bulunan 23.02.2016 tarihli protokol incelendiğinde; ilgili protokolün konusunu düzenleyen 3.1. Maddesinde taraflar arasındaki 4 ayrı icra dosyasının tasfiyesinin amaçlandığı, 3.2. Maddede belirtilen şartlar çerçevesinde davalı tarafından tüm ödemelerin yapılması halinde davacının davalı aleyhine başlattığı protokole konu icra dosyalarının tahsil ile kapatacağı hususunda tarafların anlaştıkları, protokolün 3.4. Maddesinde ise davalı tarafından belirtilen şartlar ve süreler içerisinde protokolde kararlaştırılan ödemelerin yapılmaması halinde icra takip dosyasındaki şartlar ile tüm borçların muaccel hale geleceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Mahkememizce alınan tüm bilirkişi raporları ve tarafların ticari defter ve kayıtları ile banka dekontları ve icra dosyaları bir arada değerlendirildiğinde; davalı tarafından taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olmayan 23.02.2016 tarihli protokolün 3.2. Maddesindeki şartlar ve süreler içerisinde protokole konu ödemelerin davacıya yapılmadığı, dolayısıyla protokolün 3.2. Maddesi gereğince davalı tarafından protokol kapsamındaki borçların süresi içerisinde yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafından bilirkişi raporlarına itiraz edilerek ödemelerin yapıldığı iddia edilmiş ise de prokolün 3.2. Maddesi kapsamında belirtilen süreler ve miktarlarda ödemelerin davacıya yapıldığının davalı tarafından yazılı belge ile ispat edilemediği anlaşılmakla davalının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan protokole göre davalının ödemelerini protokolde belirtilen süre ve miktarlarda yapmadığı anlaşılmakla ilgili şarta aykırılığı düzenleyen protokolün 3.4. Maddesinin uygulama alanı bulacağı anlaşılmıştır.Mahkememizce taraflar arasındaki protokole konu icra takip dosyaları celp edilmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, taraflar arasındaki protokolün 3.4. Maddesine göre protokole konu icra dosya hesaplarının yapılması ve davalı tarafından davacıya yapılan kısmi ödemelerin protokolün 3.4. Maddesi kapsamında 6098 sayılı Kanun'un 100 vd. Maddelerine göre kısmi ödeme olarak mahsup edilerek davacının davalıdan olan alacağının hesaplanması için rapor alınmıştır.26.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki protokolün 3.4. Maddesine göre protokole konu icra takip dosyalarına yönelik hesaplama yapılmış, davalı tarafından yapılan kısmi ödemeler 6098 sayılı Kanun'un 100 vd. Maddelerine göre kısmi ödeme olarak mahsup edilmiş olup, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli, denetime açık ve dosya kapsamındaki delillere uygun olduğu anlaşılmakla 26.09.2025 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.Her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde 76.000,00-Euro alacağın tahsili talep edilmiş ise de davacının talepte bulunduğu kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığı gibi taraflar arasında yapılan davaya konu protokolde de söz konusu senedin takibe konu edildiği icra dosyası hakkında protokolün 3.4. Maddesi ile davalının 3.2. Madde kapsamında ödemelerini yapmaması halinde söz konusu borcun protokolün 3.4. Maddesi kapsamında icra takip dosyasındaki takip talebi ve takip talebindeki şart lara göre yapılacak kapak hesabına göre muaccel olacağının hüküm altına alındığı, taraflar araısndaki protokolün feshedilmediği, dolayısıyla protokolün 3.4. Maddesi gereğince dosya hesabının yapılarak davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin 6098 sayılı Kanun'un 100 vd. Maddelerine göre kısmi ödeme olarak mahsup edilmesi sonucunda davacının davalıdan olan alacağının 1.011.905,50 TL olarak tespit edildiği, davacının takip dosyasında TL olarak talepte bulunmuş olması nedeniyle protokolün 3.4. Maddesi gereğince euro olarak alacağını talep edemeyeceği, davacının seçimlik hakkını bu yönde kullandığı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile 1.011.905,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın Kısmen KABUL, Kısmen REDDİ ile;-1.011.905,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 69.123,26-TL harcın peşin alınan 1.775,09-TL ve 25.207,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 42.141,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan 1.775,09-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı ve 25.207,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 27.161,99-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 2.139,00-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 981,00-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafça yapılan 14.375,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 9.855,52-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 157.785,83-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 74.253,62-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır