Orman kadastrosuna itiraz davasında, bir taşınmazın orman vasfı, 2/B uygulamaları ve tapu iptal tescil taleplerine ilişkin kararın temyiz incelemesi.
Özet: Çanakkalede görülen orman kadastrosuna itiraz davasında, davacı, tarihsel olarak orman niteliği taşıyan ve kısa bir süre 2/b kapsamında değerlendirilip ardından tekrar orman sınırlarına dahil edilen bir taşınmazın zilyedi olduğunu ileri sürerek adına tapu tescili veya 2/b olarak kaydedilmesini talep etmiş; ancak hem ilk derece mahkemesi hem de istinaf mahkemesi, taşınmazın orman vasfının kesinleşmiş olması ve idareyi tescile zorlama yetkisinin bulunmaması gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.KARAR
: İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2021/3 E., ████████ K.Taraflar arasında orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava konusu taşınmazın bulunduğu Çanakkale ili ... köyünde 1976 yılında kesinleşen 766 sayılı tapulama çalışmalarında dava konusu 1 03... parsel sayılı taşınmazın çalılık, çamlık ve orman olduğu gerekçesi ile tapulama harici bırakıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4. maddesine göre 2015 yılında yapılan orman tahdit çalışmalarında dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tespit edildiği ve tespitin kesinleştiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile Değişik (2/B) uygulama çalışmalarının 2018 yılında yapılarak kesinleşen çalışmada Devlet ormanı sınırları içerisine alınmış olan yerin (2/B) vasfıyla orman sınırları dışına çıkarıldığı, aynı yıl yapılan düzenlenen şekli ve hukuki noksanlıkları değerlendirme ve düzeltme tutanağı altında 7 nolu tutanakta dava konusu edilen yerin, 1984 tarihli Google Earth görüntülerinde kapalı olduğu belirtilerek (2/B) özelliği taşımadığından (2/B) parseli ile ilgili olarak Komisyonca tutulan tutanağın iptaline ve P.VII nolu (2/B) parselinin tamamının, orman sınırları içine alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı dava dilekçesinde; Çanakkale ili ...-... köyü ... mevki 4470 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmaz ile bir bütün olan tahmini 30 dönüm kadar tarlanın irsen intikal ile tarafınca kullanıldığını, taşınmazın orman kadastrosu yönünden ... ... köyüne bağlı olduğunu, kadastro komisyonundaki yerel bilirkişilerin kendi köylerinden olmaması nedeniyle taşınmazı ... köyünden ...'nun kullandığını söylediklerini, ancak ...'nun bu yerle ilgisinin olmadığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki malik hanesinin kendi adına yazılmasını, aksi halde taşınmazın (2/B) olarak tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; dava konusu (A) harfi ile gösterilen taşınmazın 20.01.2015 tarihinde yapılan tesis kadastrosu çalışması ile Hazine adına orman vasfı ile tescil edildiği, orman bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarından orman sayılan alanlardan olduğunun bildirdiği, (A) harfli dava konusu taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarından orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacağı belirtilerek davacının tapu iptal tescil talebi yönünden davanın reddine, terditli olarak 1 03... parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen yerin (2/B) olarak tapuya yazılması talebi yönünden dava konusu taşınmazın (2/B) vasıflı taşınmazlardan olmadığı, idareyi tescile zorlayıcı nitelikte İlk Derece Mahkemesince karar verilemeyeceği ve davacının hukuki yararının bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı; taşınmazın hali hazırda tarım arazisi olduğu, dava konusu taşınmazın (2/B) uygulamasına ilişkin tüm şartları sağladığını, taşınmazın 1984 tarihli hava fotoğrafında kapalı göründüğü tespitinin hatalı olduğunu, mahalli bilirkişiler tarafından da taşınmazın 30-40 yıldan fazla süredir kendisi tarafından kullanıldığının belirtildiğini, kadastro tutanaklarındaki taşınmazın zilyetinin ... olduğu tespitinin hatalı olduğunu; taşınmazın beyanlar hanesine zilyet olarak kendi adının yazılmasında hukuki yararının bulunduğu iddiasıyla kararı istinaf etmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince; bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen dava konusu taşınmazın 1 03... parsel sayılı orman vasıflı taşınmaz içerisinde kaldığı, yörede yapılan (2/B) çalışmalarında dava konusu edilen taşınmazın (2/B) kapsamında orman sınırları dışına çıkartılmasına karar verildiği, ancak şekli ve hukuki noksanlıkları değerlendirme ve düzeltme tutanağında söz konusu alanla ilgili (2/B) tutanağının iptal edilerek tamamının orman sınırları içine alınmasına karar verildiği, idareyi tescile zorlayıcı nitelikte karar verilmesinin mümkün bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.Davacı temyiz dilekçesinde, eskiden beri 4470 parsel sayılı taşınmazla dava konusu taşınmazı bütün halinde tarım arazisi olarak kullandığını, yapılan orman kadastrosunda taşınmazın orman içinde bırakıldığı, taşınmazın ... ile ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın (2/B) kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldıktan sonra tekrar orman vasfına alındığı iddiasıyla, kararı temyiz etmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.