Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, birden çok bozma sonrası pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddedilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan bir taşınmazın bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararları, biri hatalı değerleme, diğeri ise taşınmaza sürekli ve kalıcı el atma durumunun eksik incelenmesi nedenleriyle olmak üzere üst mahkeme tarafından iki kez bozulmuştur. Bozma kararları sonrası ilk derece mahkemesi davayı pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddetmiş; davacı vekili ise bu kararı, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluştuğunu ve davalı idarenin husumetin doğru adres olduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., Mahallesi 1863 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın baraj gölü olarak fiilen el atıldığını, taşınmaz bedelinin tespiti ile davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartları oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki Bursa ili, ..., Mahallesi 1863 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmediği; ancak arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun'un) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, gelir metodu esas alınarak ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2018 yılı resmî verilerine göre belirlenen metrekare birim fiyatının taşınmaz dava tarihine endekslemesi suretiyle belirlenen metrekare birim fiyatı üzerinden bedelinin tespit edildiği, dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2019 yılına ilişkin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri esas alınarak değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, 2018 yılı resmî verisine göre belirlenen metrekare birim bedeline ÜFE oranı uygulanmak suretiyle endeksleme yapan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesince 05.06.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre 23.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda, gölün doğal yapısından kaynaklı olarak yağışlı dönemlerde su seviyesindeki değişikliklerin parselde deformasyona neden olduğuna ilişkin tespit yapıldığı anlaşılmış olup dosya kapsamından dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından sürekli ve kalıcı olarak fiilen el atılıp atılmadığı tam olarak anlaşılamamıştır. Bu itibarla; mahallinde yeniden keşif yapılarak, taşınmaza sürekli ve kalıcı el atma olup olmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının oluştuğunu, davalı idareye husumet yöneltilmesinin yerinde olduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; taşınmazın beyanlar hanesine 11.08.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile "75 00... 'lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu ve taşınmazın tamamının onaylı kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince hâkim Türk Hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir uyuşmazlıkta maddi vakıaları belirtme ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Somut uyuşmazlık, mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre; davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı sonrasında davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yapılan temyiz başvurusunun Dairenin çoğunluk görüşü doğrultusunda onanmasına karar verilmiş ise de bu görüşe katılmamaktayım. Şöyle ki;
Davacı vekili dilekçesinde davalı idare tarafından sedde ve baraj inşaa etmek suretiyle müvekkiline ait taşınmazın sular altında kaldığını, kullanımının kalıcı olarak engellenmek suretiyle haksız olarak el atıldığını belirterek taşınmaz bedelini istemiştir.
Bilirkişi raporu ve ek raporuna göre dava konusu taşınmazın ... ile ... tarafından yapılan sedde arasında kaldığı, taşınmazın su yükünün artığı, yağışlı dönemlerde 8 ay su altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın tapu kaydına dava tarihinden sonra kıyı kenar çizgisi içerisine alındığı hususu işlenmiş ise de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 28.11.1956 tarih ve █████ sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.5.2017 tarihli ve 2017/ 3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararı nazara alındığında her davanın açıldığı tarihteki hukuki ve fiili durumuna göre karara bağlanması gerekir.
Bu durumda davalı idarenin haksız eylemi sonucu taşınmaza el atıldığı iddia edildiğine göre Dairemizin önceki bozma ilamı doğrultusunda değerlendirme yapılması gerektiğinden mahkeme kararının bozulması gerekirken, dava tarihinden sonra taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içerisine alınmasının sonuca etkili olmadığı düşüncesinde olduğumdan mahkeme kararının onanması gerektiğinden çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!