Ödenmeyen borçlar sonrası rakip şirketi sosyal medya üzerinden asılsız ithamlarla karalayarak ticari itibarını zedeleyen haksız rekabet eylemlerinin durdurulması ve maddi manevi tazminat davası.
Özet: İlaç pazarlama sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin, ticari alacaklarını tahsil etmeye çalışmasının ardından davalı şirket tarafından sosyal medya üzerinden başlatılan, ticari itibarını zedeleyici, asılsız suçlamalar içeren ve iş çevresini olumsuz etkilemeyi amaçlayan haksız rekabet eylemlerinin durdurulması, maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açılan bu dava, davalının borç ilişkisini reddetmesi üzerine davacıyı yasadışı faaliyetlerle itham etmesi ve sosyal medya gücünü kullanarak piyasadan silme tehditlerinde bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşan saldırılar oluşturduğu iddiasına dayanmaktadır.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Haksız rekabetin ref'i ve maddi ve manevi tazminat davası
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Müvekkili şirketin 2019 yılından beri ilaç pazarlama sektöründe tüm Türkiye'de faaliyet göstermekte olduğunu, bunca yıldır sektörde adı bilinen ve birçok özel hastane, doktor, güzellik ve estetik merkezler ile çalışmakta olan ve ürün gamında uluslararası distribütörlikleri bulunan bir pazarlama şirketi olduğunu, müvekkili şirketin davalı ...di şirketine 2022 yılından beri ticari ilişkisi bulunmakta işbu şirkete mal satışı yaptığını, karşılıklı ticaretin uzun süredir devam etse de 2024 yılı itibarı ile davalı şirket maddi sıkıntılar yaşadığını ifade ettiğini, karşı taraftan ödeme almakta zorluklar yaşamış olmasına rağmen ancak yinede süregelen ticari ilişkileri sebebiyle mal satışını durdurmadığını, ancak biriken yüksek miktarda meblağ nedeni ile davalı tarafa ödeme yapmaları talebinde bulunduğunu, yine sonuç alamayınca İzmir... İcra Dairesi...Esas sayılı icra takip dosyasını açtığını, davalı tarafın ödeme talebinde sonra müvekkili şirkete düşmanca tavır geliştirdiğini, davalı tarafın... adıyla ve toplam 365 bin takipçisi olan büyük bir instagram sayfası bulunduğunu, içerisinde tüketiciler, doktorlar ve birçok güzellik merkezi ortaklarının da bulunduğu bir takipçi kitlesine sahip olmakla ve sık sık bu sayfadan sözlü, yazılı ve görsel paylaşımlarda ve bu paylaşımlarında gerek marka gerekse ürün bazlı tavsiyelerde bulunduğunu ve takipçilerini yönlendirdiğini, davalı tarafa karşı borcun ifasını talep ettikten sonra, ...'in tek ortağı olan ...di şirketinin elyabeautyofficial adlı instagram sayfasından müvekkili şirket ve ortakları hakkında ortalama bir kişi tarafından kolaylıkla anlaşılacak şekilde yanıltıcı, kötüleme içeren müvekkili şirketin değerini düşürücü ve küçümseyici paylaşımlar yapmaya başladığını, şöyle ki; borcun ödenmesi talebinden sonra ilgili instagram sayfasına sabitlediği yazısında müvekkili kastederek "..." ile artık çalışmayacağını, "hesap mutabakatı tamamlandıktan sonra, ay sonu itibari ile distribütör firma ile parasal ilişkimiz tamamen sonlanacaktır" şeklide yazılı paylaşımda bulunduklarını, ilgili paylaşım tarihlerinde müvekkili firmanın muhasebe yetkilileri borç mutabakatı için defalarca iletişime geçtiğini, ancak davalı tarafça çeşitli bahaneler öne sürülerek mutabakat yapmaktan imtina edildiğini, müvekkili şirketçe sürecin hukuka taşındığını, icra takibi yapıldığını davalı tarafın borca itiraz ettiğini ve itirazın iptali davasının takip ticari iş niteliğinde olduğu için ilgili süreç zorunlu arabuluculuk kapsamında ilk önce İzmir Arabuluculuk Bürosunda daha sonra yine karşı tarafın akdi ilişkinin reddedilmesi sebebiyle İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nce Ankara Arabuluculuk Bürosu yetkili kılındığını, ilgili kararın taraflara tebliğ edildiği gün davalı taraf instagramdan müvekkili firmaya karşı hukuki dayanaktan yoksun kötüleme amacı taşıyan ve dürüstlük kuralına aykırı suçlamalarda bulunduğunu, müvekkili şirkete karşı yürüttüğü kötü niyetli karalama kampanyasının dozunu arttırdırdığını, ilgili kararın ekran görüntüsünü paylaşarak üzerine yazdığı yazıda; "Sorsalar beni mahkemelerde süründürecekler ama daha doğru yerde dava açmaktan acizler. Neyse üzülmeyin tekrar açarsınız ama doğru yere açın red yemesin yine. İnşallah izinsiz kullandığınız danışanlarımın telif davasına bu avukatla girmessiniz." şeklinde şirketi ve ortaklarını aciz olarak nitelendirdiğini, yine devamında ilgili paylaşımına bir kullanıcının yaptığı yoruma cevaben "Yasak olmayan cihazlarımı yasak diye şikayet ederler. Yanlış yere dava açarlar. Ama hiç kendilerine bakmazlar. Faturasız satış, İrsaliyesiz sevkiyat, İthalat evraklarında eksiklikler, Resmi evraklarda görünenle ana görünen şirket sahiplerinin farklılığı" şeklinde tamamen asılsız, aldatıcı, çeşitli usulsüzlük ve vergi kanununa aykırılıklar ve hukuksuzluklar içeren iftiralarla suçlayarak müvekkili şirketin iş çevresini ve piyasa katılımcılarını etkileyecek boyutta, müvekkili şirket nezdinde olumsuz intiba bırakmak amacı ile ve eleştiri ile ifade özgürlüğü boyutunu tamamen aşacak işbu hukuka aykırı saldırıyı gerçekleştirdiğini, yine davalı başka bir paylaşımında "Bayi dedikodularınızın sslerini atarsam bana kvkk cezası gelir ok de siz kiminle iş yaparsınız o saatten sonra???" (ss: ekran görüntüsü) demiş, yine davalı başka bir paylaşımında "Elime neyi alırsam koşulsuz şartsız sorgusuz benim izimi takip eden sayısı binlerce siz varsınız" ibaresinde bulunduğunu, müvekkili şirkete yapacağı başka saldırılar olacağını ve yine bu saldırıların etkisinin ne derece güçlü olduğu ve olacağını, müvekkili şirketi piyasa dışı bırakabilecek kadar etkili bir sosyal medya gücüne sahip olduğunu ve gücü kullanmaktan çekinmeyeceğini kendi sözleriyle ifade ettiğini, davalı müvekkili şirketi hukuksuzluklarla suçladığı gönderisine cevap olarak bir takipçisinin "Çünkü biz elya bebekleri asla kaos ve dedikodu sevmeyiz ancak bu kimseye hakkını vermeyeceğimiz anlamına gelmez" ifadesine gülerek cevap verdiğini ve yine sosyal medya sayfasında paylaşm Kaos kelimesi Türk Dil Kurumu ifadesi ile karışıklık anlamına gelmekte, kaos yaratmak ise karışıklık, kargaşa yaratmak olarak nitelendirilebileceğini, müvekkili bir takipçisinin cevabına verdiği kabul ifadesinde aslında kendisinin ve takipçilerinin kaos sevmediğini ama müvekkili şirkete bu yollarla hakkının verileceğini, amaçlarının yanlış ve yanıltıcı bilgilerle piyasa ortamında karışıklık yaratmak olduğunu bu şekilde müvekkili şirkete bedel ödetileceğini onayladığını, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen haksız rekabet hükümleri, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’daki düzenlemelerden bazı yönleriyle ayrıştırdığını, her iki düzenlemenin de nihai amacı, dürüst ve sağlıklı bir rekabet ortamının korunması olmakla birlikte, TTK’daki haksız rekabet hükümlerinin daha çok ahlaki ilkelere dayandığı ve bireysel düzeyde koruma sağladığının söylenebileceğini, bu bağlamda, ticari hayatta faaliyet gösteren aktörlerin hem çıkarlarını korumaya yönelik hem de uymaları gereken kuralları belirleyici nitelikte hükümler içerdiğini, TTK’nın 54 ila 63. maddeleri arasında yer alan haksız rekabet düzenlemeleri, bu tür fiilleri kapsamlı bir biçimde ele aldığını, TTK m. 54’te haksız rekabete ilişkin genel esaslar ve amaca yer verilmiş, m. 55’te ise uygulamada sık karşılaşılan, dürüstlük kuralına aykırı olduğu kabul edilen ve kanunen haksız rekabet sayılan belirli eylem ve davranışlar örneklendiğini, TTK:'nun 55. Maddesi haksız rekabet hallerini düzenlemiş, (1) fıkrasının (a) bendinde "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" fiilini dürüstlük kuralına aykırılık ve hukuka aykırı fiiller kapsamında tahdiden saydığını, Türk Dil Kurumu’na göre kötüleme, “bir kişi veya şey hakkında olumsuz, aşağılayıcı ya da hoş olmayan sözler söylemek” anlamına geldiğini, TTK m. 55/1-a’nın gerekçesinde ise kötüleme, olayın somut niteliğine göre; karalama, değersizleştirme, perdeleme ya da küçümseme gibi eylemleri kapsayacak şekilde tanımlandığını, bu çerçevede kötüleme fiili, bir kişi hakkında toplumda olumsuz bir algı yaratmaya yönelik davranışlar bütünü olarak değerlendirilebileceğini, davalı tarafında müvekkil şirkete karşı yönelttiği gerçeğe aykırı bu suçlamalar haksız rekabetin tüm unsurlarını taşıdığını, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi, E.... T. 17.05.2024: kararında sayın mahkeme "ticari nitelik taşıyan bir davranış veya uygulamanın mevcut olması, bu davranış veya uygulamanın aldatıcı veya diğer bir şekilde dürüstlük kuralına aykırı olması ve rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkilerin etkilenmesi gerektiği belirtilmiş ve haksız rekabet için failin yarar sağlaması ya da haksız rekabete uğrayanın zarar görmesinin aranmadığı" belirtildiğini, somut olayda davalı tarafın sahip olduğu şirketin instagram sayfasından dürüstlük kuralına aykırı paylaşımlar yaptığını ve kendi ifadesinde de belirttiği gibi bu paylaşımlar sebebiyle müvekkillerin iş yapamayacağı, piyasa dışı kalacağını paylaşımların bu derece etki sahibi olduğunu söylediğni ve bu etki yaratıldığını, davalının fiilleri sebebiyle müvekkili şirketin yıllarca azimle çalışarak tüketicide kurduğu itibar ve güvenin sarsılmasından dolayı sadece maddi değil manevi olarak da zarara uğrattığını, arz ve izah edilen sebepler ile sayın mahkemenin re'sen tayin edeceği sebeplerle; müvekkili şirkete karşı yapılan haksız rekabet fiili ve neticelerinin eski hale getirilmesi için ilgili hesaptan özür mesajı paylaşılarak ilgili iddiaların asılsız olarak yapıldığının yayınlanması, iyi niyetten uzak olarak kullanılan "...adlı instagram sayfasının kapatılmasını, işbu dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet fiili nedeniyle şirket uhdesinde oluşan maddi kayıpların ve yoksun kalınan karın tazmini için daha sonra bilirkişi raporuyla belirlenecek miktar esas alınmak üzere 100-TL, yine şirket ve ortakları üzerinde oluşturulan manevi zararın tazmini için, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere 100-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesinde özetle: Sundukları dava dilekçesi, UYAP sisteminde dava türleri olarak haksız rekabetin ref'ini barındırmadığından sistemin arabuluculuk dosyasını talep etmemesi adına tespit dava türü üzerinden dilekçelerini vermiş bulunduklarını, dilekçede ki taleplerinin sadece maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin değil haksız rekabetin Ref"ini de barındırdığı üzere arabuluculuğa tabii olmadığını hak kayıplarına sebebiyet verilmemesi adına bu hususları beyan etmek zorunluluğunun doğduğunu, sayın mahkemeden dilekçelerini kabul etmesini, ve eğer eksik bir masraf varsa tamamlatılması için taraflarına ihtar etmesini talep ve beyan etmiştir.
Uyuşmazlığın tespitine ve açılı davanın somut olay bakımından incelenmesine geçmeden evvel talebin dava şartları yönünden incelenmesi gerekmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde, dava dilekçesi ekinde sunulan İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... karar sayılı gerekçeli karın incelenmesinde davalı tarafın arabuluculuk hususunda yetki itirazında bulunduğu ve davalı vekilinin İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun yetkili olmadığına dair yapılan yetki itirazının kabulüne ve Ankara Adliyesi Arabulculuk Bürosunun yetkili olduğuna karar verildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslı mahkememize sunulmadığı gibi, dava dilekçesinde sadece arabuluculuk yetki itirazına ilişkin İzmir .. Sulh hukuk Mahkemesi'nin...karar sayılı gerekçeli kararın sunulduğu, hali hazırda arabulucuk sürecinin yapılmadığı, keza davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile de bu hususun anlaşıldığı, ayrıca her ne kadar davacı vekili █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde açtıkları davanın arabuluculuğa tabi olmadığını beyan etmiş ise de, dava konusunun haksız rekabetin tespit edilmesi sonrası, haksız rekabet nedeni ile davacının uğramış olduğunu beyan ettiği maddi ve manevi tazminat davası olduğu, bu davanın tespit davası değil eda davası olduğu, kaldı ki eda davası içerisinde tespitin yapılacağı, dolayısı ile dava konusu bir bütün halinde davacının davalıdan tazminat talebi içerdiği, 7155 sayılı yasanın █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.maddesiyle eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmüne yer verilmiştir.
7155 sayılı yasanın █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2)Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." düzenlemesi getirilmiştir. Dolayısı ile ilgili talepler açısından dava yığılması söz konusu olmadığı, aynı davada tazminat talebinin bulunduğu ve bu hususun kanunen arabuluculuğa tabi olduğu, dava açılırken zorunlu dava şartının yerine getirilmediği, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafından zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi talep açısından zorunlu arabuluculuk dava şartına başvurulmadığı anlaşılmakla, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan harçların DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, yatırılan gider avansı kullanılmadığından 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereği DAVACIYA İADESİNE,
4-Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. █████/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!