Kadastro tespiti sonrası mirasçı olmadığı halde tapuya tescil edilen taşınmaz hisselerinin iptali ve tescili talepli davada 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddi kararının onanması.
Özet: Davacılar, kadastro tespiti sırasında mirasçı olmayan bir şahsın mirasçı olarak tapuya tescil edildiği iddiasıyla tapu iptali ve kendi adlarına tescil talebinde bulunmuş; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, temyiz incelemesi sonucunda da bu ret kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Polatlı 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 83... parsel, 2 49... parsel, 2 50... parsel, 2 56... parsel, 2 56... parsel, 2 57... parsel, 2 57... parsel, 2 58... parsel, 2 58... parsel, 2 61... parsel, 3 39... parsel, 3 39... parsel ve 3 59... parsel sayılı taşınmazların tapulama esnasında ...'nin mirasçı gibi gösterildiğini ileri sürerek hissedar olmayan ...'den davalılara intikal eden ve halen ... adına görünen hisselerin iptali ile davacılar adına yasal payları oranında tescil edilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçelerinde; kadastro tespiti kesinleşerek ...'nin taşınmaza paylı malik olduğunu yolsuz tescil bulunmadığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu öne sürerek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tespitinin kesinleştiği 1952 yılından dava dilekçesinin verildiği 20.03.2023 tarihine kadar 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre ve aynı Kanun'un geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen bir yıllık ek süre geçmiş olduğundan davacıların kadastro tespitinden önceki zilyetliğe dayalı davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; mirasçı olmadığı halde tapuda ...'nin mirasçı olarak geçtiğini ve tescile ilişkin işlem yolsuz tescil olup ketmi verese olduğunu, hak düşürücü sürenin huzurdaki dava da işlemediğini Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████- ████████ Esas-Karar sayılı ilamıyla kök murisin mirasçıları tespit edilmiş olup ...'nin mirasçılar içinde bulunmadığını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B.Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi ketmi vereseye dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Kadastro sonucu; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 83... parsel, 2 49... parsel, 2 50... parsel, 2 56... parsel, 2 56... parsel, 2 57... parsel, 2 57... parsel, 2 58... parsel, 2 58... parsel, 2 61... parsel, 3 39... parsel, 3 39... parsel ve 3 59... parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle İsmail kızı ..., ..., , ... ile ... çocukları ..., ... ve ... adına tespit edilip, tespitler 03.03.1951 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği 03.03.1951 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 20.03.2023 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.