İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, zayi olan 545.400 TL bedelli çekin iptali talebinin, davacının keşideci olması nedeniyle husumet yokluğundan reddine ilişkin karar.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı bir şirketin, keşidecisi olduğu ve kendi uhdesinde zayi olduğunu iddia ettiği bir çekin iptali talebiyle açtığı davada, mahkemenin Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda, kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali davasını açma hakkının senedi elinde bulunduran ve onu kaybeden hak sahibine (hamile) ait olduğunu vurgulayarak, davacının çekin keşidecisi olması nedeniyle aktif husumet ehliyeti bulunmadığına hükmedip davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verdiğini özetlemektedir.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Anonim Şirketi Girne Bulvarı/İzmir Şubesine ait █████/2025 keşide tarihli, keşidecisi... Turizm İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi olan, 545.400,00-TL bedelli,... numaralı çekin müvekkili uhdesinde iken zayi olduğunu, zayi nedeniyle çeklerin iptali ile karar sürecine kadar çek için ödeme yasağı getirilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVA KONUSU
:
Açılan dava, Türkiye Cumhuriyeti ...Anonim Şirketi Girne Bulvarı/İzmir Şubesine ait, keşidecisi ... Turizm İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi olan, █████/2025 keşide tarihli,... seri numaralı, 545.400,00-TL bedelli çekin zayi olması sebebiyle iptali talebine ilişkindir.
DELİLLER
:
1-Davacı tarafın iddia ve beyanı,
2-Sair deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Açılan dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757. maddesi uyarınca kıymetli evrakın zayi olması nedeniyle iptali talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1-son. maddesinin atfı ile aynı yasanın 757/1. maddesi uyarınca iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesini isteyebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2012 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı ile de kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-1884 Esas █████████ Karar sayılı ilamında aynen; ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptali düzenleyen "Önleyici önlemler" başlıklı 757. maddesinde;
(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir
(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." hükmü düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İade davası" başlıklı 763. maddesinde ise;
'' (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İptal kararı" başlıklı 764. maddesi uyarınca;
''Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir.
Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2 maddesi uyarınca, kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptalini karar verilmesini isteyebilir.'' denilmiştir.
Anılan maddeler ve Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca, çekin iptaline ilişkin dava açma hakkı çeki kaybeden hamile aittir. Çekin hamili çekin iptal davasını olumlu şekilde sonuçlandırdıktan sonra çek bedelini çekin keşidecisinden talep edebilir.
Davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli dava dilekçesinde, iptal edilmesini talep ettiği çekin keşidecisinin müvekkili şirket olduğunu beyan etmiştir.
Dava konusu çekin keşidecisinin davacı şirket olduğu dikkate alındığında, davacının iş bu dava açısından aktif husumet ehliyeti bulunmadığı izahtan varestedir.
Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı (dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen (nitelendirilen) kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan reddedilir.
Hemen belirtmek gerekir ki usul kanununda “husumet” olarak ifade edilen bir terim de bulunmamaktadır.
Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da o hakkın sahibine aittir. Meselâ, bir alacak davasında davacı olma sıfatı o alacağın alacaklısına aittir. Alacak davası, o alacağın alacaklısından başka bir (üçüncü) kişi tarafından açılırsa, dava, davacı sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan) dolayı reddedilir (Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder: Medeni Usul Hukuku, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 234; Yılmaz, Ejder; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara 2012, s. 530).
Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir (davalı sıfatı). Örneğin bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın borçlusundan başka bir (üçüncü) kişiye karşı açılırsa davalının davalı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan) dolayı reddedilir.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bir subjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada, davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddî hukuka göre belirlenir. Bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (subjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur.
Sıfatın usul hukuku bakımından önemi (usul hukukunu ilgilendiren yönü) şudur: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse mahkeme, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez. Mahkeme, davanın sıfat yokluğundan reddine karar verir. Bu karar, davanın mesmu olmadığına (dinlenemeyeceğine) ilişkin bir karar olmayıp, gene davanın esasına ilişkin bir karardır (taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını tespit eden bir karardır).
Mahkemenin sıfat yokluğunu kendiliğinden (resen) gözetmesi gerekir. Çünkü sıfat yokluğu, bir defi değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan, yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden (resen) gözetir.
Az yukarıda değinildiği gibi taraf sıfatı, usul hukukuna değil maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (defi değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hâllerinde olduğu gibi, sıfat yokluğu da, ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hâkim tarafından kendiliğinden (resen) gözetilir (Kuru/Arslan/Yılmaz, s. 234- 237).
Tüm dosya kapsamı, davacı tarafından sunulan dava dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davanın Türkiye Cumhuriyeti... Anonim Şirketi Girne Bulvarı/İzmir Şubesine ait, keşidecisi ... Turizm İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi olan, █████/2025 keşide tarihli,... seri numaralı, 545.400,00-TL bedelli çekin zayi olması sebebiyle iptali talebine ilişkin olduğu, davacı şirketin davaya konu çekin keşidecisi olduğu, zayi sebebine dayalı kıymetli evrakın iptali talepli davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 563/2.,757.,818/son. maddeleri uyarınca zayi edildiği anda kıymetli evrak üzerinde hak sahibi olan kişi, yani ancak yetkili hamil tarafından açılabileceği, bu kapsamda keşideci olan davacı şirketin dava konusu çek hakkında zayi belgesi verilmesi talebi ile iş bu davayı açamayacağı, keşideci davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken 615,40-TL peşin harç davanın açılışı sırasında peşin alındığından ve karşıladığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı tarafın yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!