Kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazın orman niteliği, zilyetlikle kazanımı ve dere yatağı etkisinin uzman raporuyla araştırılması gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararı.
Özet: Bu dava, davacının annesinden miras kalan tarım arazisi niteliğindeki taşınmazının kadastro çalışmaları sırasında hazine adına tespit ve tahdit görmesi üzerine açtığı kadastro tespitine itiraz davasıdır; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı, Yargıtay tarafından taşınmazın sınırları, dere yatağının etkisi, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesine göre zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı ve orman niteliği gibi hususlarda yeterli araştırma yapılmadığı, yöreye ait en eski belgelerle birlikte uzman bilirkişi heyeti marifetiyle yeniden keşif yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.DAVA TARİHİ
: 07.06.2007KARAR
: Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddineTaraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilitarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Mersin ili Erdemli ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın içerisinde 5-6 dönüm miktarında tamamı tarım arazisi olan bir yerinin olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazının 1 01... parsel sayılı taşınmazın tamamı ile birlikte Hazine adına tespit ve tahdit gördüğünü, taşınmazın annesinden kendisine taksim yapılarak 1994 yılında devredildiğini, murisinin 19 72... yıllarında taşınmaza dair emlak beyanında bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın keşifte belirlenecek sınırlarının tespitini iptali ile adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli ve ████████Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; "07.06.2016 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 5644,54 m² olduğu, dava konusu taşınmazın geriye kalan ve (B) harfi ile gösterilen kısmının 33.232,34 m² olduğu, 2 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından, 2002-2003 yıllarında yapılan ve 15.12.2005 tarihinde ilan edilerek 15.06.2006 tarihinde kesinleşen Orman Kadastrosu ve değişik 2/B madde uygulama çalışmalarına göre, kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı, kesinleşmiş Orman Kadastro haritasına göre orman sayılmayan yerlerden olduğu, en eski tarihli 1960 yılı ve 1990 yılı memleket haritalarında orman sayılmayan açıklık alan olduğu, 2004 tarihli uydu fotoğrafına göre, ormanlık alanlardan olmadığı, 19 78... tarihli hava fotoğrafları ile 2004 tarihli uydu fotoğrafında ve 2010 tarihli ortafotoda tarla olarak göründüğü gerekçesiyle" davanın kabulüne, Mersin ili Erdemli ilçesi ... köyü, ... mevki 1 01... parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 07.06.2016 tarihli bilirkişi raporu eki krokide (A) harfi ile gösterilen 5.644,54 m² kısmın farklı bir parsel numarasıyla tarla vasfıyla davacı ... kızı ... adına tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen 33.232,34 m² kısmın ise aynı parsel numarasıyla tespit gibi tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı önceki kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.2.Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.10.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile; "...dava konusu taşınmazın revizyon görmüş olan 3 29... sıra numaralı tapu kaydı içerisinde kaldığı belirtilmiş olup Mahkeme gözlemine göre taşınmazın sınır itibariyle hangi kısımlarının kullanıldığı hususunda tereddüt olduğu, ayrıca taşınmazın sınırında dere olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta ise de yapılan keşfe jeolog bilirkişi götürülmediği, taşınmazın dere yatağının etkisi altında olup olmadığı ve tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerine göre zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı usulünce araştırılmadığı, orman niteliğinin ve zilyetlik yolu ile kazanma koşulları araştırılması için yöreye ait bulunabilecek en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı, hava fotoğrafı ile 1985-1990 yılına ait hava fotoğrafları, üç orman mühendisi, toprak konusunda uzman bir ziraat mühendisi ve bir jeoloji mühendisi ile bir harita - jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendisten oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılması gerektiği .." hususlarına değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen İlk Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu (A) harfli 5.644,54 m² taşınmazın kesinleşmiş Orman Kadastrosuna göre orman sayılmayan yerlerden olduğu, yine hava fotoğraflarına göre öncesinin de orman olmadığı, sınırında bulunan dere yatağının etkisi altında olmadığı ve imar ihya gerektirmeyen doğal tarla vasfında olmakla öncesinde hububat ekiminde kullanılırken sonrasında davacının annesi tarafından elma bahçesi olarak ve ardından davacı tarafından da önce elma bahçesi olarak sonrasında sebze ekip biçmek suretiyle kullanıldığı, taşınmazın davacının annesinden davacıya kaldığı, davacı ve annesi adına yapılan senetsiz araştırmasına göre Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca tespit sınırının aşılmadığı, bu bağlamda dava konusu (A) harfli 5.644,54 m² taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesindeki zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluştuğu kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi ... mevki 1 01... parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, 11.10.2023 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu eki krokide (A) harfi ile gösterilen 5.644,54 m² kısmın aynı adada yeni parsel numarası verilerek tarla vasfıyla davacı ... kızı ... adına tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen 33.232,34 m² kısmın ise aynı ada parsel numarasıyla tespit gibi Hazine adına tescilline karar verilmiştir.V.A. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.B. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; aleyhe hususları kabul etmeyerek davanın reddini talep etmiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığı, taşınmaz üzerinde davacı zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.Mersin ili Erdemli ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olduğu ve 2 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından orman sınırları dışına çıkarıldığı, hali arazi vasfı ile 38.876,88 m² yüzölçümüyle Hazine adına tespitinin yapıldığı, tutanağın 15.05.2007-14.06.2007 tarihleri arasında ilana çıkarıldığı, davanın 07.06.2007 tarihinde 30 günlük yasal süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle ;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.