Yargıtay 2. Ceza Dairesinden hırsızlık suçunda istinaf başvurularının reddi ve onama kararı; sanık ve katılan vekilinin temyizleri ile mükerrirlik ve denetimli serbestlik hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi hükümlerine karşı yapılan istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi kararı, sanıklar müdafiinin şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlali ve gerekçesiz hükümler kurulduğu, katılan vekilinin ise sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği yönündeki temyiz nedenlerinin yerinde görülmemesi ve hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmaması üzerine hukuka uygun bulunarak onanmış, ayrıca ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezanın infazında 5275 sayılı kanunun 108/3. maddesi uyarınca denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanması gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ve gerekçesiz hükümler kurulduğuna; katılan vekilinin temyiz isteminin ise sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık ... hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.