Adana Bölge Adliye Mahkemesinin, Mersindeki orman vasfındaki taşınmazların kadastro tespitine itiraz davasında, Hazine adına tesciline hükmeden ilk derece kararını onaması.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, geçmişte kesinleşmiş mahkeme kararıyla orman vasfı kazanan ancak daha sonra hatalı olarak orman vasfı dışında belirlenen taşınmazların hukuki durumu ele alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, söz konusu parsellerin 1966 tarihli ilam ve fiili vasıfları gereği orman olduğuna kanaat getirerek, davacı Hazine ve Orman İdaresinin talebi doğrultusunda, mevcut kadastro tespitlerinin iptaline ve taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline hükmetmiştir. Davalıların, taşınmazların tarım arazisi olduğu, zilyetlikleri bulunduğu ve davanın süresinde açılmadığı yönündeki istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunmuştur.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.KARAR
: İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
: Mersin Kadastro MahkemesiSAYISI
: ███████ E., 2020/5 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalılar ... ve ... ile ... vekili, ... Derneği vekili ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RKadastro sırasında, Mersin ili Mezitli ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1126, 1127, 1128, 1129, 11 30... parsel sayılı taşınmazlar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi kapsamında yapılan çalışmalarda davalılar adına tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının incelenmesinde, kök 250 parsel sayılı taşınmazdan geldikleri, bu taşınmazın ise Mersin Bölge Tapulama Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı ilamında orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile tespit dışı bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Daha sonra 3402 sayılı Kanun'un 22/a madde çalışmaları yapılmıştır.Yörede, 47 nolu orman kadastro komisyonu tarafından, 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman kadastrosu ile aynı Kanun'un değişik 2/B madde uygulama çalışmaları yapılmış, 21.02.1990 tarihinde ilân edilmiştir.Davacı Hazine ve asli müdahil Orman İdaresi tarafından asıl dosya ve birleşen ███████, ███████, ███████, 2012/ 24... /25 Esas sayılı dosyalarda Mersin ili Mezitli ilçesi ... Mahallesi 1131, 1127, 1130 parsel, 1126, 11 29... parsel sayılı taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi talep edilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " 250 parselin Mersin ili Mezitli ilçesi ... Mahallesi eski 1126 parsel-yeni 5 94... parsel, eski 1127 parsel-yeni 5 94... parsel, eski 1128 parsel-yeni 5 94... parsel, eski 1129 parsel-yeni 5 94... parsel, eski 1130 parsel-yeni 5 95... parsel, eski 1131 parsel-yeni 5 95... parsel sayılı taşınmazlar olduğu, Mersin Tapulama Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı ilam ile dava konusu eski 250 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğuna hükmedildiği, bu bağlamda taşınmazın hükmen 'orman' vasfını kazandığı, orman kadastro komisyonu tarafından 1988 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında İlk Derece Mahkemesi kararı uygulanmayarak taşınmazın 'orman sayılmayan yerlerden' olduğu yönünde düzenleme yapıldığı, orman kadastro komisyonu tarafından 2010 yılında yapılan hatanın düzeltildiği ve taşınmazın 'orman sayılan yerlerden' olarak güncellendiği, taşınmazların orman vasfında olduğu, İdarenin hatalı işlem yapmasının taşınmazın vasfını değiştirmeyeceği, dava konusu taşınmazların Mahkeme ilamı dikkate alınarak 'orman' vasfı ile Hazine adına tescil edilmesi gerektiği" gerekçesiyle; davacı Hazine ve asli müdahil Orman İdaresinin davalarının kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile "orman" vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.Davalı ... ve arkadaşları vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazların orman vasfında olmadıklarını, tarım arazisi vasfında bulunduğunu, İdarenin eylem ve işlemlerine güvenin esas olup yapılan kadastro tespitlerinin usul ve kanuna uygun bulunduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... Derneği vekili istinaf dilekçesinde özetle; ████████ Esas sayılı dosyada verilen kararın kesin hüküm teşkil etmediğini, yapılan kadastro tespitlerinin usul ve kanuna uygun olup taşınmazda 60 yıllık kullanım ve zilyetliklerinin söz konusu olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu, keşifteki beyan ve tespitlerinde savunmalarını kanıtladığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.