Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, mera vasfıyla tescilli taşınmaz için 3402 sayılı Kanun 12/3 uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin davanın reddi kararı Yargıtayca onanmıştır.
Özet: Bir taşınmazın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada, davacının dedesine ait olduğunu ileri sürdüğü mera vasfındaki taşınmazın tescili için ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermişse de, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın kadastro tespitinin 1983te kesinleştiğini ve 2021de açılan davanın 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreyi aşması nedeniyle reddine hükmetmiş; temyiz incelemesi yapan hukuk dairesi de bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Şiran Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; Gümüşhane ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 54... parsel sayılı taşınmazın davacının dedesi olan ...'den davacının annesi ... ve kardeşlerine kaldığını, taşınmazın kadimden beri davacının ailesinin kullanımında olduğunu, 2018 yılında yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile murisi ...'nin veraset ilamındaki mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazın davacı murisi ...'ye ait olduğu, öldükten sonra çocuklarına kaldığı ve araziyi tarımsal amaçlı kullandıklarını beyan ettikleri, TMK’nın 713. maddesindeki şartların oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; taşınmazın kadastro tespitinin 21.09.1983 tarihinde kesinleştiği, davacının 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosundan sonra kadastro öncesi nedene dayanarak eldeki davayı açtığı, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iddianın kanıtlandığını, kararın hatalı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda; Gümüşhane ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan eski 27 parsel sayılı taşınmazın köy orta malı olarak mera vasfı ile sınırlandırıldığı, askı ilanlarının 18.08.1983 - 21.09.1983 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin 22.09.1983 tarihinde kesinleştiği, 16.03.2019 tarihinde 22/a uygulaması ile taşınmazın 1 54... parsel olduğu ve mera vasfıyla kamu orta malı olarak tapuda kayıtlı olduğu, kadastro tutanaklarının kesinleştiği 22.09.1983 tarihi ile dava tarihi olan 28.07.2021 tarihleri arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.