Taşınmaz satışında teminat olarak verilen senetler nedeniyle icra takibi sonucu ödenen bedelin istirdatı davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı taşınmaz için teminat amacıyla verildiğini iddia ettiği senetler üzerinden yapılan icra takibi sonucu ödediği tutarın iadesini talep etmiş, ilk derece mahkemesi senetlerin teminat olduğu yönündeki iddianın yazılı delille ispatlanamaması nedeniyle davayı reddetmiş; davacı vekili ise senetlerin adi senet niteliğinde olduğunu, müvekkilinin aktif husumetinin bulunduğunu ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: İstirdatDAVA TARİHİ
: █████/2018İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
:Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan 16.07.2010 tarihinde İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... mahallesi, 144 ada, 12 parsel, 8 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, satış bedelinin 80.000-TL olarak kararlaştırdığını, davacının 16.07.2010 tarihinde 50.000-TL'lik kredi çekip kredi bedelini davalının hesabına gönderdiğini, 31.12.2010 tarihinde ise davalıya 10.000-TL bedelli çek verdiğini ve çek bedelinin tahsil edildiğini, kalan bedelin ise taşınmazın davalı tarafından başkalarına kendi nam ve hesabına borca karşılık olmak üzere kiralanarak ödendiğini, müvekkilinin tapu masraflarını ve evin vergi borcunu ödediğini, davalının bu süreçte teminat olması adına müvekkilinden toplamı 100.000-TL olmak üzere 7 adet senet aldığını, davalı tarafından taşınmazın kalan bedeline karşılık gelen kira bedelleri alındıktan sonra dahi teminat olarak alınan senetlerin iade edilmediğini, taşınmazın kredi borcu nedeniyle banka tarafından icra kanalı ile satıldığını, davalının teminat olarak aldığı senetlerden 85.000-TL'ye tekabül eden kısmını Büyükçekmece 1. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden icra takibine koyduğunu, kefil ...'nın taşınmazının satılmaması için iddia edilen borcu cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmaması sebebiyle söz konusu senedin teminat amacıyla verildiğinin aşikâr olduğunu, müvekkili tarafından yaklaşık 90.000-TL ödeme yapılmasına rağmen davalının mükerrer ödeme talep ettiğini belirterek davalıya ödenen 109.000-TL'nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili; davalıya verilen senetlerin teminat senedi olmadığını, icra dosyasında tahsilatın kefilden yapıldığını, daire satış bedeli karşılığı kira alınmadan kullandırıldığı iddiasının gerçek dışı olduğu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
:Mahkemece; Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ E. ████████ K. Sayılı davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 18 HD'nin █████████ E. ███████ K. Sayılı ilamı ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle kararın kaldırılmasına karar verilmiş olup görevli mahkemece; dava konusu senetlerin sözleşmenin teminatı olarak verildiğine ilişkin delil bulunmadığı, ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, senetlerin ticari defterler üzerinde yorum yapılarak teminat olarak verildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, davacının teminat savunmasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, senedin teminat senedi olduğunu gösterir bir sözleşme veya ayrı bir protokolün sunulmadığı, senedin bedelsiz kaldığını gösteren başkaca bir emarenin bulunmadığı, yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili; bahsi geçen senetlerin kambiyo senedi olmadığını, senetlerde düzenleme yeri ve tarihinin bulunmadığını, bu bakımdan senetlerin adi senet niteliğinde olduğunu, buna bağlı olarak ...'nın aval sıfatının bulunmadığını, müvekkili ile ... arasında kefalet ilişkisi de bulunmadığını, ...'nın müvekkili adına işlem yaptığını, temsilcisi olarak hareket ettiğini, borcu ödeyenin ... değil müvekkili olduğunu, bu nedenle müvekkilinin aktif husumeti bulunduğunu, dava konusu bonoların teminat olarak verildiği iddiasının aksinin ispatı için bilirkişi incelemesi yapılmak üzere taraflarına süre tanınmadığını, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken bu hususta inceleme yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle ödenen tutarın istirdatı istemine ilişkindir.Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan 80.000-TL bedelle satın aldığı taşınmaz nedeniyle davalıya toplam 100.000-TL tutarlı 7 adet senedi verdiğini, taşınmaz bedelinin ödenmesine rağmen davalının senetleri takibe koyduğunu ve senette imzası bulunan ... tarafından icra zoru altında dosya borcunun müvekkili hesabına haricen ödenerek infaz edildiğini belirterek ödenen tutarın istirdatını talep etmiş olup, mahkemece senedin teminat olarak verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Takip borcunun dava dışı ... tarafından ödendiği anlaşılmakta ise de ... duruşmadaki beyanında ödemenin davacı adına yapıldığını kabul ettiğinden davacının aktif husumeti bulunmaktadır. Uyuşmazlık, bahsi geçen senetlerin davalıya borcun teminatı olarak verilip verilmediği, senetlerin bedelsiz kalıp kalmadığı hususunda toplanmaktadır.Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla ispat yükü kendisinde olan borçlu, bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır.Bunun dışında takibin ve davanın konusu olan senetlerden █████/2010 tarihli 15.000-TL tutarlı senet dışındaki senetlerde düzenleme yeri bulunmamakta ise de diğer unsurları tamam olan kambiyo senedinde (bonoda) tanzim yerinin bulunmaması (6762 S.lı TTK m.668/6) halinde belge adi senet niteliğindedir. Davalı imzaya itiraz etmediğine göre borç ikrarını içeren belge nedeniyle aksinin ispat yükü yine davacı borçludadır (Yargıtay 19. HD'nin █████/2012 gün ve █████████ E. █████████ K.; █████/2010 gün ve █████████ E. █████████ K. sayılı içtihadı).Somut olayda davacı tarafça dava konusu senetlerin, borcun teminatı olarak verildiğine dair yazılı bir belge sunulmadığı gibi dava konusu senetlerin metninden de teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır. Bunun dışında davalı tarafça ispat yükü ters çevrilmesine neden olabilecek bir savunma ileri sürülmemiştir. Çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir durum bulunmadığından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine dair itirazlar da yerinde değildir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 37,65-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026