Uyuşturucu madde bulundurma suçunda denetimli serbestlik yükümlülüklerini iki kez ihlal eden sanık hakkında ısrar koşulunun oluşup oluşmadığına dair kanun yararına bozma incelemesi.
Özet: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ardından denetimli serbestlik tedbirine uymayan sanığa iki kez tebligat yapılmasına rağmen yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine, yerel mahkemenin "ısrar koşulunun gerçekleşmediği" gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar vermesi Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma talebiyle incelenmektedir; talep, sanığın iki defa yükümlülüklerini ihlal etmesiyle "ısrar koşulunun oluştuğunu" ve yargılamanın devam etmesi gerektiğini savunarak, ilgili tebligatlardaki uyarıların yeterliliği ile "ısrar" kavramının hukuki yorumu üzerindeki görüş ayrılığını gündeme getirmektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSUKARAR
: Kamu davasının durmasınaKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda ısrar koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8-2. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 14.06.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22.12.2015 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında davaya devam olunacağı nazara alındığında,Somut olayda, şüpheli hakkında, 23.12.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına verildiği, şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlaması için gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesinin 19.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine ikinci kez uyarılı davetiye gönderildiği, bu davetiyenin de 05.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin bu tebliğlere rağmen süresinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediğinden bahisle Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 47/1-b maddesi gereğince yükümlünün kaydının kapatılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 2 defa yükümlülüklerini ihlal ettiği görülen sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu"nun gerçekleştiği anlaşıldığından, yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 23.12.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2022 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararında itiraz kanun yolu, mercii ve süresinin gösterildiği, kararın şüpheliye 18.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,B. ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, 15.03.2022 tarihli çağrı yazısının usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmesinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine 31.03.2022 tarihli uyarı yazısının usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmesinden sonra şüphelinin müdürlüğe yine başvurmadığı, İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 20.04.2022 tarihli kararıyla yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden dosyanın kapatılmasına karar verilerek Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,C. Erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2022 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,D. Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.05.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, ısrar koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin kesinleştiği,Anlaşılmıştır.E. 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinde, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve dördüncü fıkrasında"Kişinin, erteleme süresi zarfında;1. Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,2. Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemelere ve Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre;10.11.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44. maddesi düzenlemesi,"1. Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır.2. Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır.3. Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır.4. Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklinde olup,10.11.2021 tarihinden sonraki infaz dosyalarında, çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurmayan yükümlüye uyarılı çağrı yazısı tebliğ edilmesine rağmen yine müdürlüğe başvurmaması halinde infaz dosyasının kapatılmasına karar verileceği, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş sayılacağı, yükümlülüklerin bir yıl içerisinde üç defa ihlal edilmesi şartının ise yükümlünün çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurması halinde aranacağı, somut olayda şüpheliye çağrı yazısının usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, şüphelinin başvurmaması üzerine, uyarı yazısının da usûlüne uygun tebliğ edildiği ancak yapılan uyarıya rağmen 10 günlük süre içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığı, bunun üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına karar verildiği, buna göre ısrar şartının gerçekleştiği anlaşıldığından yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi yerine durma kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun'un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2025 tarihinde karar verildi.