Yargıtay, işverenin hileli eylemlerle işçiden aldığı istifa ve ibranamenin geçersizliğini tespitiyle, haksız fesih sonucu işçi alacaklarının kabulü.
Özet: İşçinin haksız fesih, kıdem, ihbar, yıllık izin ve fazla mesai alacakları talebiyle açtığı, işverenin ise işçinin ihbarsız istifası nedeniyle ihbar tazminatı talep ettiği davada, yerel mahkeme işçinin istifasını ve ibranamenin geçerliliğini kabul ederek işçinin taleplerini reddetmiş, işverenin talebini hükme bağlamıştır; ancak Yargıtay, dosyadaki deliller ve olayların kronolojik sıralamasını değerlendirerek, iş akdinin işveren tarafından haksız ve hile ile feshedildiğine, işçinin gerçek iradesini yansıtmayan istifa dilekçesi ve ibranamenin geçerli olmadığına karar vererek yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA
:Davacı-karşı davalı, yıllık ücretli izin, fazla mesai ücreti alacaklarının, davalı-karşı davacının ise ihbar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, asıl davayı reddetmiş, karşı davayı hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde davacı-k.davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı- karşı davalı, iş akdinin haklı neden olmaksızın ve gerekçe gösterilmeden feshedildiğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, fazla mesai ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı-karşı davacı, 02.06.2007 tarihinde haklı bir neden olmadan davacının iş akdine son verdiğini, 02.05.2006 tarihli el yazısı ile düzenlediği istifa dilekçesi ile işten ayrıldığını, fesih tarihi itibariyle yasal haklarının ödendiğini ve ibraname imzaladığını, davanın reddini savunmuş karşı dava ile ihbar tazminatı istemiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Davacı-karşı davalı tarafından imzası inkar edilmeyen ibraname içeriği ve 02.05.2006 tarihli dilekçe, 10.5.2006 tarihli davacının hesap fişi talep dilekçesi ve davacı-karşı davalı tanığı ... ... ve davalı-karşı davacı tanıklarının anlatımlarından davacı-karşı davalının haklı bir neden belirtmeksizin ihbar öneli vermeksizin davalı işyerinden ayrıldığı, 10.05.2006 tarihinde emeklilik işlemleri için davalı-karşı davacıya hesap fişi talepli dilekçe verdiği, dava davacı-karşı davalının bu nedenle kıdem ve ihbar tazminat hakkının olmadığı, ihbar öneli vermeksizin istifa ettiğinden davalı-karşı davacının ihbar tazminat hakkının doğduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.D) Temyiz
:Kararı davacı-karşı davalı işçi vekili temyiz etmiştir.E) Gerekçe
:1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı-karşı davalı işçi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, feshin kimin tarafından gerçekleştirildiği ve haklılığı noktasındadır.Dosya içeriğinde 02.05.2006 tarihli davacının-karşı davalının kendi rızasıyla ayrıldığının yazılı olduğu ibraname ve istifa dilekçeleri mevcuttur.Davacı 12.05.2006 tarihinde bölge çalışma müdürlüğüne başvurarak 02.05.2006 tarihinde akdin işverence haksız feshedilerek tazminatlarının ödeneceğinin söylendiğini ancak sonra 27.11.2005 de ... da yaptığı bir kaza nedeniyle 1400 TL para cezası kestiklerini bu nedenle alacağının olmadığının söylendiğini, takiben şirket yetkililerinin telefonla arayarak cezayı kaldırdıklarını haklarını ödeyeceklerini söyleyerek işyerine davet etmeleri üzerine 09.05.2006 da işyerine gittiğini, ... adlı kişinin tazminatını alması için istifa ile ayrıldığına dair yazı ve ibraname imzalamasını söylediğini belgeleri imzaladıktan sonra ödeme yapmayarak güvenlik vasıtasıyla işyerinden çıkarıldığını belirterek işvereni şikayet etmiş, ancak dava açıldığı için inceleme yapılmamıştır.Davacı 09.05.2006 tarihinde C.Savcılığına verdiği şikayet dilekçesinde aynı gerekçeleri göstermiş C.Savcılığı tarafından hukuki uyuşmazlık olduğu belirtilerek takipsizlik kararı verilmiştir.Mahkemece dinlenen davacı tanığı davacının ...’ da kaza yapması nedeniyle işverence 1400 TL civarında bir ceza kesildiğini, cezayı ödemeye karşı çıktığını, bunun üzerine işten çıkarılacağının söylendiğini , bazı yerleri imzalamasını istediklerini, davacının da tazminatları ödenmeden imzalamayacağını belirterek Zonguldak’a gittiğini, sonra “ cezanı siliyoruz tazminatını da ödeyeceğiz ” diyerek çağırdıklarını, geldikten sonra da davacının anlattığına göre tazminatlarını vereceklerini söyleyip belge imzalattıklarını sonrada “ senin tazminatın borcunu karşılamıyor sana para yok ” diyerek güvenlik vasıtasıyla dışarı atıldığını ifade etmiştir.Davalı tanığı ise davacının istifa ederek aniden ayrıldığını beyan etmiştir.28.11.2005 tarihli davalı-karşı davacının verdiği “ beyanname ” başlıklı belgede ...’ da kaza yapan davacı hakkında hiçbir maddi ve diğer taleplerde bulunmayacakları taahhüt edilmiştir.Tüm dosya içeriği, olayların seyri ve kronolojik sırası bütün olarak değerlendirildiğinde akdin işverence haklı bir neden bulunmadan feshedildiği, istifa ve ibranamenin davacı iddiasında olduğu gibi hile ile alındığı, gerçek iradesini yansıtmadığı anlaşılmaktadır. Davacının sebepsiz yere ayrılmasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir.Davacı-karşı davalı olayın akabinde Bölge Çalışma Müdürlüğüne ve C.Savcılığına başvurarak durumu yetkili mercilere intikal ettirmiş ve işveren hakkında soruşturma yapılmasını istemiştir.Bu şikayetler kendisinin samimi olduğunu gösterecek niteliktedir.Davacı-karşı davalı gibi bir işçinin işyerinde vuku bulan aleyhindeki bir durumu kanıtlamakta ne kadar güçlük çekeceği de düşünülmelidir. İşveren ise talimat verme durumunda olup işçi çalıştıran kişi sıfatıyla kolaylıkla yararına delil bulabilir ve tanıklar dinletebilir. İş hukukunda işçinin korunması temel ilkesi bu delil bulma güçlüğü karşısında işçi lehine yorum yapılmasını gerektirir.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabul edilmesi, karşı dava ile hüküm altına alınan ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.F) Sonuç
:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.