Trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun maddi ve manevi tazminat talepleri, sigorta şirketinin sorumluluğu ve 6111 sayılı yasanın sağlık hizmeti bedellerini karşılama hükmü hakkında Yargıtay incelemesi.
Özet: Bir trafik kazasında yaralanan ses sanatçısı davacının maddi ve manevi tazminat talepleriyle açılan davanın temyiz incelemesinde Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararını kısmen bozarak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde 6111 sayılı yasa ile yapılan değişiklik uyarınca trafik kazası sonucu ortaya çıkan sağlık hizmeti giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiği ve bu hükmün yayımlanmadan önceki kazalar için de geçici madde ile geçerli olduğunu vurgulayarak ilgili mahkemenin bu hususu dikkate almasını istemiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.BİRLEŞEN İSTANBUL ... 29. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DOSYASIİlk Derece Mahkemesi kararı asıl dava dosyası bakımından davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı ...'ın sürücülüğünü yaptığı araç arasında 26.12.2009 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, ses sanatçısı olan davacının maddi kayıpları olduğunu, uzun süre tedavi gördüğünü beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kazanç kaybı olarak 1.000,00 TL, tedavi gideri ve uğranılan tüm maddi kayıplar için toplam 2.000,00 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiş, 09.03.2015 tarihinde iş göremezlik tazminatı talebini 163.043,41 TL, tedavi giderini 14.706,94 TL olarak artırmıştır.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava dosyasında davacı lehine 795.999,34 TL maddi tazminat belirlemesi yapıldığını ancak davada bir kez ıslah yapılabildiğini ve asıl davada taleplerini 163.043,41 TL olarak ıslah ettiklerini, bakiye tazminat için söz konusu davayı ikame ettiklerini beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada ilk davada talep edilmemiş 632.955,93 TL maddi tazminatın davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğu, davacıya 26.02.2020 tarihinde 2.781,00 TL ödeme yaptıklarını, sorumlulukları kalmadığını, rücuya tabi ödeme alınıp alınmadığının araştırılmasını, ceza davasının bekletici mesele yapılmasını, kaza tarihinden itibaren faiz talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili beyan dilekçesinde; sorumlulukları olmadığını, 35... plakalı araca ait poliçenin iptal edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, asıl davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmediğini, birleşen davadaki taleplerin zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 30.06.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla 26.12.2009 tarihli kazada davacının % 9,2 oranında malul kaldığı, 5 ay iyileşme süresi bulunduğu, hesap raporu ile 177.749,35 TL tazminat belirlendiği, sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, manevi tazminattan sorumlu olmadığı gerekçesi ile 177.749,35 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu) davalılardan tahsili, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın 26.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.12.2018 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla; "1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... ile (birleştirilen davada) davacı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.2-Birleştirilen dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dava tarihi olan 15.09.2011 tarihinden önce (25.02.2011 tarihinde) yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır." hükmü mevcut olup, Yasanın geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.Sigorta poliçesinde belirtilen motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına almakla birlikte sigorta şirketlerinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumu'na" geçmiştir.Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan ve aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan 25.02.2015 tarihli (ek) raporda, davacının sağlık harcama giderlerine ilişkin sunmuş olduğu fatura bedelleri toplamının 17.487,94 TL olduğu bildirilmiştir. Mahkemece davacı ...'in tedavi giderlerine yönelik olarak doktor ve diş hekimi bilirkişilerden rapor alınmadığı gibi bu tedavi giderlerinin SGK sorumluluğunda olup olmadığı da irdelenmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.Bu durumda mahkemece, davacı ...'in kazadaki yaralanma şekli de dikkate alınarak konusunda uzman doktor ve diş hekimi bilirkişilerden rapor alınarak, davacı ...'in tedavi giderlerinden, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalan ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olanların belirlenmesi ve sonucuna göre (2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olacağından) Yasa kapsamı dışında kalan tedavi giderleri varsa davalı zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketinin bunlardan sorumlu tutulması gerekirken, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında bulunan tedavi giderleri belirlenmeden, tüm tedavi giderlerinden davalı ... sorumlu tutularak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.3-Davalı ... zarara neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 Sayılı KTK'nın 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.2 maddesi gereğince trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğünün süresi, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 işgünü olarak belirlenmiştir.Mahkemece, asıl ve birleştirilen davalarda davacılar tarafından davalı ... şirketine usulüne uygun olarak başvuru yapılıp yapılmadığı belirlenerek şayet başvuru mevcutsa başvurunun tebliğine ilişkin belgelerin istenip ibraz edildiğinde tespit edilecek tarihe 8 iş günü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten, başvuru yoksa dava tarihinden itibaren davalı ... şirketinin temerrüt faizinden sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.4-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, 818 sayılı BK'nın 47. maddesindeki(6098 sayılı B.K.’nun 56. maddesi) özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.Belirtilen hususlar dikkate alındığında, tarafların kusur durumu,yaralanan Sinem'in yaşı ve sakatlık durumu dikkate alındığında (birleştirilen davada) davacı ... için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve (birleştirilen davada)davacı ... yönünden hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.Kabule göre de;davalı ... kazaya neden olan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olup, mahkemece asıl ve birleştirilen davalarda maddi tazminat yönünden ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğu halde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile hükmolunan maddi tazminat(lar) arasında oran kurulmaksızın davalı ...'nin yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin tamamından diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulması doğru olmamıştır. " denilerek bozma kararı verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tedavi gideri taleplerinden feragat ettiği, birleşen davada davalı ... bakımından davayı takip etmediklerini beyan ettikleri, her ne kadar zamanaşımı defi var ise de davalılardan ...'in 18.09.2015 tarihinde kısmi ödeme yaptığı, zamanaşımının tüm davalılar açısından kesildiği, davalı ... şirketlerinin teminat limiti ile sınırlı sorumlu oldukları, kararın temyiz yoluna tabi olduğu ancak kısa kararda sehven istinaf yolunun açık olduğunun belirtildiği, kısa karar gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak adına değinilmekle yetinildiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 163.043,41 TL maddi tazminatın (1.000,00 TL'sinin davalılardan ... ile ... yönünden 26.12.2009 kaza tarihinden itibaren, davalılardan ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, 163.043,41 TL'sinin tüm davalılar yönünden ıslah tarihi olan 10.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ZMSS olan ... Sigorta A.Ş yönünden poliçe limiti olan 150.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak ve kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti olan 30.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak ve sıralı sorumluluk ilkesi uyarınca önce ZMSS olan ... Sigorta A.Ş yönünden poliçe limiti tüketildikten sonra kasko olan ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulmak üzere) davacıya verilmesine, tedavi giderleri talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... şirketleri olan ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş. yönünden manevi tazminat talebinin reddine, birleşen ███████ E sayılı davanın kabulü ile 632.955,93 TL maddi tazminatın birleşen dava tarihi olan 15.03.2023 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; asıl dava dosyası bakımından manevi tazminat miktarının düşük belirlendiği, maddi tazminatta faizin dava ve ıslah tarihinden itibaren hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarını kabul etmedikleri, hesaplamada esas alınan gelirin ve yöntemin hatalı olduğu, maluliyet raporuna itiraz ettikleri, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığı, müterafık kusur indirimi yapılması, temerrüde düşmedikleri, yargılama giderinin hatalı belirlendiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık,davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 26.12.2009 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz talebinin mahkemece reddine karar verilmiş olmasına ve temyiz değerlendirme kararının davacı vekilince temyiz edilmemiş olmasına, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olmasına, hükme esas alınan maluliyet raporlarının usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;Mahkeme tarafından asıl dava dosyasında 163.043,41 TL maddi tazminatın 1.000,00TL'sinin davalı sürücü ve işleten bakımından kaza tarihi, sigorta şirketleri bakımından dava tarihi, ıslah dilekçesi ile talep edilen bakiye miktar bakımından ise davalılar bakımından ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. Ancak davalı işleten ve sürücünün kaza tarihinde, sigorta şirketlerinin ise ihbar bulunmadığı taktirde dava tarihinde temerrüde düşmüş olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi delaletiyle Mülga 1086 sayılı Kanun'un 438/7 hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin asıl dava dosyası bakımından kararının 1. bendinin çıkartılarak yerine; "1. 163.043,41 TL maddi tazminatın davalılardan ... ile ... yönünden 26.12.2009 kaza tarihinden itibaren, davalılardan ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı ZMSS olan ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti olan 150.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak ve kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti olan 30.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak ve sıralı sorumluluk ilkesi uyarınca önce ZMSS olan ... Sigorta A.Ş yönünden poliçe limiti tüketildikten sonra kasko olan ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulmak üzere) davacıya verilmesine, ibaresinin yazılmasına," bu haliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... A.Ş.'ne yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.