ZMSS poliçesi kapsamında meydana gelen trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebi, maluliyet oranı, faiz ve vekalet ücreti hesaplamalarına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu kalıcı iş göremezliğe uğrayan davacının, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan tazminat talebini; uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri kararlarıyla büyük ölçüde kabul edilen bu talebe karşı davalının maluliyet oranı, tazminat hesaplama yöntemi, müterafik kusur indirimi ve faiz başlangıç tarihi gibi konularda yaptığı itirazlar üzerine temyiz incelemesini konu almaktadır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ D.İş- ████████ K.SAYISI
: 2024/İHK-30763SAYISI
: K-███████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının sevk ve idaresindeki elektrikli motosiklete çarpması ve iş bu aracında çarpmanın etkisiyle park halindeki araca çarpması ile 18.05.2021 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını ve davalı tarafça yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili talep etmiş, bedel arttırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 252.266,74 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekkiline yapılan başvuru üzerine davacı tarafa yapılan ödeme ile müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın kusuru ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, ödeme tarihi itibariyle davacının zararının karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne; 252.266,74 TL tazminatının 22.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 39.840,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hesaplamaya esas alınan maluliyet oranının %9 olmasına, progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, kusur raporunun oluşa uygun olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum veya olgunun somut olayda bulunmamasına göre davalı vekilinin buna yönelik itirazlarının reddine ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulüne ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. maddesinin davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının maluliyetinin %9 oranında olduğunu ve asgari ücrete göre yapılan hesaplamaya göre davacının bakiye zararının bulunmadığını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, emsal ücrete göre yapılan hesabın hatalı olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faize karar verilebileceğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki elektrikli motosiklete çarpması ve çarpmanın etkisiyle park halindeki araca çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, sigorta poliçesinin aracı takip ettiği ve poliçe süresinde meydana gelen zararlardan davalının ZMSS poliçesi gereği sorumlu olduğu, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmasına, kusur takdirinin oluşa uygun olmasına, somut olayda müterafik kusur indirimini gerektirir durum ve olgunun bulunmamasına, rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 22.05.2023 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin L1 ve L2 sağ transvers proces kırığı, omurga hareket kısıtlılığı ve eldeki 5. parmaktaki hareket kısıtlılığına bağlı olarak balthazard hesaplama tablosuna göre toplamda %21 oranında olduğu kabul edilmiştir.Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ve bir adli tıp uzmanı, bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile bir iç hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin L1 -2 vertebralarda sağ transvers process fraktürü için kırığın niteliği vertabra cisminde kırık olmaksızın transvers proses kırığı olması ve spinal kanalı etkilememesi nedeniyle %8 oranında olduğu ve 5. parmaktaki hareket kısıtlılığına bağlı olarak %1 oranında olduğu ve balthazard hesaplama tablosuna göre toplamda %9 oranında olduğu kabul edilmiştir.Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı tarafça, davalıya yapılan başvuru üzerine davalı tarafından davacıya yapılan ödemeye esas alınan maluliyete ilişkin uzman mütalaasına göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının %10 oranında olduğu ve bu durumun davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği ifade edilerek, hükme bu oran esas alınmıştır.Davacı tarafça sunulan ve yine Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan her iki raporda, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvelleri kullanmış ve hükme esas alınan maluliyet raporu ile davacı tarafça sunalan maluliyet raporlarında davaya konu kaza nedeniyle oluşan yaralanmalar aynı şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen yaralanmaların neden olduğu arazların sonuçları farklı olarak değerlendirilmiş ve dolayısı ile maluliyet oranları farklı olarak belirlenmiş ve bu nedenle raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Diğer yandan, hakem heyeti kararına esas alınan raporun davacının muayenesi yapılmadan düzenlendiği dikkate alındığında, anılan raporun yönetmelikteki şartları taşımadığı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu açıktır.İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının dava konusu olay nedeniyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacı tarafın maluliyet raporu aldığı üniversite haricindeki başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde davacının yaralanması uygun belirlenen uzman doktorların bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderir rapor alınarak ( kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.