Yargıtay, trafik kazası sonrası ZMSS poliçesinden sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile maluliyet, kusur ve vekalet ücreti hesaplamalarına dair uyuşmazlığı inceliyor.
Özet: Davacının trafik kazası sonucu malul kalması nedeniyle sigorta şirketinden sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebiyle başlattığı süreçte, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerinin maluliyet raporu ve progresif rant yöntemine göre yaptığı hesaplamalarla toplam 430.000 TL tazminatın davacıya ödenmesine hükmettiği, ancak vekalet ücretinde düzeltme yaptığı karara karşı davalı vekilinin yaptığı temyiz başvurusu incelenmiş; temyiz dilekçesindeki usulüne uygun başvuru yapılmadığı, maluliyet ve kusur raporlarının hatalı olduğu, farklı hesaplama yöntemleri kullanılması gerektiği yönündeki iddiaların, dosyadaki belgeler, hukuki nitelendirme, uygulama kuralları ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda yerinde olmadığına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ D.İş- ████████ K.SAYISI : 2024/İHK-29865SAYISI : K-███████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının yolcusu olduğu otobüse çarpması ve çarpmanın etkisi ile de iş bu otobüsün önünde seyreden araçlara çarpması ile 26.11.2021 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı taraflara başvuru yapıldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 8.100,00 TL tazminatın 05.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekkiline dava öncesinde usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın kusuru ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından SGK'nın sorumlu olduğunu, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştirIII. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne, 427.175,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.825,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 430.000,00 TL tazminatın 03.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 66.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olmasına, progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, davaya sebebiyet veren aracın ticari nitelikte olmasına göre davalı vekilinin buna yönelik itirazlarının reddine ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulüne ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "66.200,00 TL"nin "17.900,00 TL" olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça müvekkiline dava öncesinde usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcusu olduğu otobüse çarpması ve çarpmanın etkisi ile de iş bu otobüsün önünde seyreden araçlara çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun olmasına, progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda, hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 07.12.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı %20 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu, olay tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlenmiş ise de "tedavi ile işlevselliği kısmen düzelebilmesine" göre %20 sürekli iş göremezlik oranı tespit edilmiş, maluliyet oranının ömür boyu sürüp sürmeyeceği değerlendirmesine yer verilmemiş olup anılan rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.3-6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.2918 sayılı Kanun'un 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otobüslerdir.Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.Davaya konu olay nedeniyle yürütülen ceza soruşturmasında davacı tarafça kaza esnasında kafasını aracın tavanına çarptığı beyan edilmiş ve yine davacıya ait 26.11.2021 tarihli acil müdahale gereklilik raporu formunda davacının emniyet kemersiz olduğunun ifade edildiği görülmüştür.Somut olayda; yolcu konumunda olan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve emniyet kemeri takmadığı hususu olaya ilişkin olarak yürütülen ceza soruşturmasında alınan beyanı ve davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedavi evrakı ile sabittir. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK'nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.4-6100 sayılı HMK’nın "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26/1.maddesi "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. “ şeklindedir.Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde hükmedilecek tazminata 05.07.2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ettiği, bu haliyle davacının başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren faiz işletilmesine dair bir talebinin olmadığının anlaşıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince ise davacının talebi aşılmak suretiyle hükmedilen tazminata 03.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, 6100 sayılı HMK’nın 26/1. maddesindeki hüküm gözetilmek suretiyle davacı vekilinin talebiyle bağlı kalınarak 05.07.2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.