Daire Başkanı görevinden eğitim uzmanlığına atama işleminin hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisinin kullanımı üzerine bölge idare mahkemesi kararının temyizen incelenmesi.
Özet: Milli Eğitim Bakanlığında daire başkanı iken eğitim uzmanlığına atanan davacının görevden alınma işleminin iptali ve özlük haklarının iadesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davacının başarısızlık veya olumsuz bir durumu olmaksızın, somut bir gerekçe sunulmadan yapılan bu demirasyon işlemini hukuka aykırı bularak iptal etmiş; ancak bölge idare mahkemesi, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullandığını, davacının geçmiş hizmetleri ve göreve atanma şekli dikkate alındığında daire başkanlığı görevinden alınmasında ve alt bir göreve atanmasında hukuka aykırılık bulunmadığına karar vererek ilk derece mahkemesinin kararını kaldırmıştır.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava Konusu İstem
: Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü'nde daire başkanı olarak görev yapmakta olan davacının, (Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görevlendirilmek üzere) eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin █████/2021 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... günlü ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının öğrenimi, geçmiş hizmetleri ve bu görevlerin niteliği değerlendirildiğinde, daire başkanlığı görevine atanmadan önce alt görevlerde hizmeti bulunduğu, sırasıyla alt görevlerde belli süreyle tecrübe elde ettikten sonra daire başkanlığı görevine atandığı, davalı idare emrinde daire başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca başarısız ve yetersiz olduğu ya da görevinden alınmasını gerektirecek bir fiili, tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan herhangi bir olumsuzluğu olduğu yönünde bir tespit bulunmadığı gibi daire başkanlığı görevinden alınıp hiyerarşik bakımdan daha alt bir görev olan eğitim uzmanlığına atanmasını gerektiren hukuken geçerli herhangi bir somut sebebinin veya hakkında yürütülen adli/idari soruşturma bulunduğu hususunda herhangi bir beyan, iddia yahut bilginin dava dosyasına ibraz edilmediği, ayrıca yine yürütmekte olduğu görev alanıyla ilgili olarak çok sayıda sertifika ve belgelerinin olduğu, katıldığı birçok eğitim ve projenin bulunduğu hususları bütün olarak dikkate alındığında, hiyerarşik olarak alt dereceli kadrolarda görev yaptıktan sonra daire başkanlığına atanan davacının, bu görevden alınmasını gerektirecek nitelikte herhangi bir somut neden bulunmaksızın salt takdir yetkisine dayanılarak görevden alınmasına ve eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuki isabet görülmediği, öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu saptandığından, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, özlük haklarının ise iadesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (█████/2021) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dava konusu işlemin; davacının Daire Başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin kısmı yönünden; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararına ve hizmetin gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde sırasıyla alt görevlerde belli süreyle tecrübe elde ettikten sonra Daire Başkanlığı görevine atanmamış bulunan davacının geçmiş hizmetleri, yürütülen hizmetin niteliği ile önem ve özelliği, bu göreve sınav, eleme gibi bir yöntemle gelmediği hususları da dikkate alındığında, Daire Başkanlığı görevinden alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin kısmı yönünden; davacının Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğüne █████/2018 tarihinde daire başkanı olarak 3600 ek gösterge ile atandığı, fiilen iki yıl kadar görev yaptıktan sonra kadrosu daire başkanlığında kalmak üzere █████/2020-█████/2021 tarihleri arasında Özel Kalem Müdürlüğünde Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirildiği, █████/2021 tarihinde görevlendirmesinin sona erdiği ve fiilen daire başkanı olarak çalışmaya devam ettiği, █████/2021 tarihi ile işlemin tesis edildiği █████/2021 tarihi arasında yaklaşık iki hafta fiilen daire başkanı olarak görev yaptığı görülmekte olup, geçmiş hizmetleri de gözetildiğinde davacının eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin kısmı yönünden de işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından; kamu görevlilerinin atanmaları konusunda yetkili olan idarelerin bu yetkilerini kamu yararına uygun olarak kullanması gerektiği, daire başkanı olarak görev yapılan süreçte herhangi bir disiplin cezası veya olumsuz sicilin alınmadığı, kariyer ve liyakat bakımından yetersizlik bulunduğuna dair herhangi bir tespit ya da belirlemenin bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!