Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, atık yönetmeliğindeki dip tarama malzemesi test muafiyeti ile elektrik santrali atık depolama hükümlerinin iptalini onadı.
Özet: Bu hukuki evrak, Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelikte yapılan iki maddenin iptali talebini incelemekte olup, bunlardan potansiyel olarak tehlikeli dip tarama malzemelerinin teste tabi tutulmadan II. sınıf depolama tesislerinde depolanmasına izin veren 18. madde, insan ve çevre sağlığını tehdit etmesi ile mevzuatla çelişmesi gerekçeleriyle hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş; özelleştirilmiş elektrik üretim santrallerinden kaynaklanan atıkların depolandığı sahalarda akademik raporla uygun görülmesi halinde depolamaya devam edilmesine ilişkin 22. madde de değerlendirilmiş ve bu iptal kararı davalı Bakanlıkça temyiz edilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: ████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... OdasıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:██████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: █████/2019 tarih ve 30990 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 18. ve 22. maddelerinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:██████████ sayılı kararıyla;Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak işin esası incelenmiş,Yönetmeliğin 18. maddesi yönünden;Dava konusu Yönetmelik Değişikliğinin 18. maddesiyle, Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesine; "Dip taraması faaliyeti sonucunda oluşan dip tarama malzemesi, karada bertarafının sağlanması durumunda II. sınıf depolama tesislerinde test edilmeksizin depolanabilir. Bu atıklar, belediye atıklarının depolandığı depolarda depolanamaz." şeklindeki üçüncü fıkranın eklendiği,Davalı idare tarafından, dava konusu düzenleme hakkında her ne kadar; ülkemizdeki liman faaliyetlerinin arttığı, bu faaliyetler kapsamında dip taraması sonucu elde edilen malzemenin, ya geri denize bırakıldığı, ya yol ve çimento-kireç yapımında ve rekreasyon alanlarında kullanıldığı, ya da bertaraf edilmek üzere depolama tesislerinde depolandığı, yapılan analizler sonucu bu atıkların tehlikeli atık olmadıklarının görüldüğü, bu nedenle anılan atıkların teste tabi tutulmaksızın II. sınıf depolama tesislerinde depolanmasında çevresel zararların oluşmayacağı ileri sürülmekte ise de;Atık Yönetimi Yönetmeliği'nin, tehlikeli ve tehlikesiz atıkları ayrı ayrı tanımladığı ve tehlikeli atıkların Yönetmelik EK-3/A’da yer alan tehlikeli özelliklerden birini ya da birden fazlasını taşıyan ve EK-4’te altı haneli atık kodunun yanında yıldız (*) işareti bulunan atıklar olarak belirtildiği,Anılan Yönetmeliğin EK-4 atık listesinde; 17.05 Toprak (Kirlenmiş Yerlerde Yapılan Hafriyat Dahil), Taşlar ve Dip Tarama Çamurları kodu altında, 17.05.05*: Tehlikeli maddeler içeren dip tarama çamuru, 17.05.06: 17.05.05 dışındaki dip tarama çamuru, kodlarına yer verildiği,Dolayısıyla, anılan düzenleme uyarınca dip taraması sonucu elde edilen malzemenin tehlikesiz atık olabileceği gibi tehlikeli atık da olabileceği anlaşıldığından, tehlikeli olabilecek atıkların teste tabi tutulmaksızın tehlikesiz atıkların depolandığı ve tehlikeli atıklar için gerekli çevresel koruma tedbirlerinin yeterince alınmadığı II. sınıf depolama tesislerinde depolanmasında, insan ve çevre sağlığı açısından hukuka uygunluk bulunmadığı,Öte yandan, Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin, EK-2 Atık Kabul Kriterleri başlığı altında düzenlenen; "II. sınıf depolama tesisine teste tabi tutulmaksızın kabul edilecek atıklar" kısmında, dip taraması sonucu elde edilen malzemeye yer verilmediği hususu göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu düzenlemenin, hem Anayasa ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ile teminat altına alınan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına aykırı bir düzenleme olduğu, hem de dava konusu Yönetmeliğin kendi içerisinde çelişkiye düştüğü,Bu durumda, dip taraması faaliyeti sonucu elde edilen malzemenin herhangi bir teste tabi tutulmaksızın II. sınıf depolama tesislerinde depolanabileceğini öngören dava konusu maddede hukuka uyarlık bulunmadığı,Yönetmeliğin 22. maddesi yönünden;Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesiyle, Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinin değiştirildiği,Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu değişiklikten önceki Geçici 3. maddesinin; "Mevcut I. sınıf düzenli depolama tesislerinin işletmecileri bu Yönetmelik yürürlüğe girdikten sonra bir yıl içinde bu Yönetmeliğin üçüncü ve beşinci bölümünde verilen hükümler ile Ek-2’ye uymak zorundadır. Mevcut II. sınıf düzenli depolama tesislerinin işletmecileri bu Yönetmelik yürürlüğe girdikten sonra üç yıl içinde bu Yönetmeliğin üçüncü ve beşinci bölümünde verilen hükümler ile Ek-2’ye uymak zorundadır." şeklinde iken, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle; "6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 8 inci maddesi kapsamında yer alan özelleştirilmiş veya özelleştirilecek olan elektrik üretim santrallerinden kaynaklanan atıkların depolanmış olduğu sahalarda, atık depolanmasına devam edilmesinin üniversitelerin çevre ve inşaat mühendisliği bölümlerince çevresel tedbirleri içerecek şekilde hazırlanan kurumsal akademik rapor ile uygun görülmesi halinde, sahanın kurumsal akademik raporda belirtilen nihai dolgu kotu ve koordinatları aşılmaksızın depolama işlemine devam edilebilir. Depolama işlemine devam edilmesinin kurumsal akademik raporla uygun görülmesi durumunda, kurumsal akademik raporu onaylanan mevcut sahalar için; düzenli depolama tesisi onay belgesi ve il müdürlüğü uygunluk yazısı aranmaksızın tesis işletmecisi tarafından “Düzenli Depolama” konulu çevre izin lisans başvurusu yapılır. Depolama işlemine devam edilmesi kurumsal akademik raporla uygun görülmeyen mevcut sahalar, bu Yönetmeliğin Ek-6’sında belirtildiği şekilde en kısa süre içerisinde kapatılır ve yeni düzenli depolama tesisleri teşkil edilir. Sahanın kapatma sonrasında kontrol ve izlemesi, bu Yönetmeliğin altıncı bölümüne göre yapılır." şeklinde düzenlendiği,Ülkemizde 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesine faaliyet gösteren termik santrallerin faaliyetleri kapsamında oluşacak atıklardan kaynaklı olumsuz çevresel etkilerinin azaltılabilmesi için ilgili mevzuatta birtakım düzenlemelere yer verildiği,Konuyla ilgili mevzuat olan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun, "EÜAŞ veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarına ve 4046 sayılı Kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerine, çevre mevzuatına uyumuna yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanması amacıyla █████/2018 tarihine kadar süre tanınmasının, bu sürenin üç yıla kadar uzatılması konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi....." şeklindeki Geçici 8. maddesinin, Anayasa'nın 2, 5 ve 56. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinin █████/2014 tarih ve E:███████,K:███████ sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, anılan maddenin █████/2016 tarih ve 6719 sayılı Kanun'un 25 maddesiyle; "EÜAŞ veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarına ve 4046 sayılı Kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerine ve kamu üretim şirketlerine ait üretim tesislerine, bunlardan bu maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce özelleştirilmiş olanlarla, yürürlük tarihinden sonra özelleştirilecek olanlar için de geçerli olmak üzere, çevre mevzuatına uyumuna yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanması amacıyla █████/2019 tarihine kadar süre tanınır... Çevre mevzuatına uyuma yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanmasına ilişkin usul ve esaslar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir." şeklinde yeniden düzenlendiği,Anılan hükümle, EÜAŞ veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarına ve 4046 sayılı Kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerine ve bu şirketlere ait üretim tesislerine, çevre mevzuatına uyumuna yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanması amacıyla █████/2019 tarihine kadar süre tanındığı, bu süre zarfında elektrik üretim faaliyetinin kesintisiz devam etmesi suretiyle elektrik arz güvenliğinin sağlanması amaçlandığından düzenlemenin kamu yararı amacıyla ihdas edildiğinin açık olduğu,EÜAŞ ve bağlı ortaklıklarına ait olan termik santrallerin çevre mevzuatıyla uyumlu biçimde üretim faaliyetlerine devam edebilmesi için çevre mevzuatına uyumlarına yönelik yatırımların yapılması ve çevre izinlerinin alınması zorunlu olup bu çevresel yatırımların yapılması ve çevre izinlerinin alınması belirli bir süreyi gerektirdiği,Dolayısıyla EÜAŞ veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarına ve 4046 sayılı Kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerine ve bu şirketlere ait üretim tesislerine, çevre mevzuatına uyumuna yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanması amacıyla süre tanınmasının, kamu yararını gerçekleştirme amacına yönelik olduğu, verilen sürenin bu amacı gerçekleştirmeye elverişli, yeterli ve gerekli olduğu,6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesine faaliyet gösteren elektrik üretim santrallerinin faaliyetleri kapsamında oluşan atıklardan ve bu atıkların depolanmasından kaynaklı olumsuz çevresel etkilerin bertaraf edilmesi, buna ilişkin standartlara uyulması ve bu kapsamda gerekli olan tesislerin kurulması için son gün olan █████/2019 tarihinin bitimine kısa bir süre kala (beş gün) █████/2019 tarihinde dava konusu Yönetmelik değişikliğinin yapıldığı,Anılan değişiklikle, █████/2019 tarihine kadar henüz gerekli standartları sağlamamış olan elektrik üretim santrallerinin, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği gereğince, atıkların depolanabilmesi için alınması gereken 'çevre izin' ve 'çevre izin ve lisans belgesi' için gerekli olan 'geçici faaliyet belgesi' ve geçici faaliyet belgesi için gerekli olan 'düzenli depolama onay belgesi' ve 'il müdürlüğü uygunluk yazısı' yerine, üniversitelerin çevre ve inşaat mühendisliği bölümü öğretim üyelerince hazırlanacak akademik raporun yeterli görüldüğü,Ülkemizde faaliyette bulunan EÜAŞ ve bağlı ortaklıklarına ait olan termik santrallerin üretime başladığı tarihler dikkate alındığında, kurulduğu dönemin teknolojisiyle dizayn edilen bu tesislerin geçerli emisyon değerlerini sağlamakta güçlüklerin söz konusu olabileceği,Bu kapsamda, elektrik üretim santrallerinin faaliyetleri sonucu oluşan atıkların toksik nitelikte atıklar olduğu, yer altı ve yüzey suları ile tarım alanlarını kirlettikleri, çevre ve insan sağlığı açısından olumsuz etkilerinin olduğu göz önünde bulundurulduğunda, atıkların depolanabilmesine devam edilebilmesi için yukarıda hükümlerine yer verilen mevzuat kapsamında alınması gereken 'çevre izin' ve 'çevre izin ve lisans belgesi' için aranan akademik raporun, içeriğinin ne olacağı, hangi yetkinliğe sahip kişilerce verileceği, raporun kimler tarafından hangi kıstaslar göz önünde bulundurularak onaylanacağı konusunda gerekli ve yeterli açıklık bulunmadığı,Ayrıca, dava konusu kuralın, Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinde düzenlendiği, ancak geçici maddelerin, özü itibarıyla, belli bir geçiş dönemine özgü, bu geçiş dönemine ilişkin süre sona erdikten veya şartlar değiştikten sonra yürürlükten kalkarak hukuk aleminde hüküm ifade etmeyecek olan maddeler olduğu, dava konusu Geçici 3. maddedeki düzenlemeye bakıldığında ise, bu maddenin geçici madde unsurlarını barındırmadığı, kullanımına ilişkin belli bir süre veya şart öngörülmediği, geçici madde olmasına rağmen, düzenleniş şekli ve getirdiği hukuk normu açısından adeta genel bir düzenleme olduğu, bunun da mevzuat yapım tekniğine uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu maddelerin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen 18. ve 22. maddeleriyle Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin 3. fıkrası ve geçici 3. maddesinde yapılan düzenlemelerin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun dava konusu Yönetmelik maddelerinin yürütülmesinin durdurulması yolundaki kararı uyarınca █████/2021 tarih ve 31428 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 3. maddeleriyle yürürlükten kaldırıldığı, bu durumda; dava konusu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesinde isabet bulunmadığı, temyize konu kararın bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:Üye ...'in; Anayasa'nın 135. maddesine göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan kamu tüzel kişilikleri olduğu ve bu meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı esasları göz önünde bulundurulduğunda, davacı Odanın, dava konusu işlemin iptalini istemekte hukuken korunması gereken bir menfaatinin bulunmadığı yönündeki usule ilişkin oyuna karşılık, davacı Odanın ehliyetli olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2.Dava konusu Yönetmelik hükümlerinin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:█████████, K:██████████ sayılı kararının ONANMASINA,3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.