Yargıtaydan işçinin fazla çalışma alacağı davasında imzasız bordrolar, tanık beyanları ve işveren ikrarının ispat değeri ile ilgili emsal nitelikte bir karar.
Özet: Yüksek mahkeme, işçinin fazla çalışma yaptığını kanıtlama yükümlülüğünü ve imzalı ücret bordrolarının kesin delil niteliğini vurgulayarak, imzasız bordrolar, ihtirazi kayıtlar ve işyeri kayıtları ile tanık beyanlarının önemine dikkat çekmiştir; bu çerçevede, davalı işverenin temyiz dilekçesindeki fazla çalışma beyanları ile imzasız ve fazla çalışma sütunu içermeyen bordrolar ışığında, davacı işçinin fazla çalışma alacaklarının mevcut deliller ve hukuki esaslar doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA
:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti
:
Davacı, davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazmninatı ile fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti
:
Davalı, iş sözleşmesinin işlerin durması ve ekonomik nedenlerden dolayı feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:
Mahkemece, yapılan yargılama ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz
:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe
:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
Somut olayda davacı fazla çalışma ücretinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise işçilerin ekonomik kriz nedeniyle işten çıkartıldıklarını, bu durumda fazla çalışmayı gerektirecek iş ve çalışmanın bulunmadığını, fazla çalışma yapılması halinde bunun bordrolara yansıtılarak ödendiğini savunmuştur.
Dinlenen davacı tanıkları, işyerinde genellikle 12 saat çalışma süresi üzerinden 2 vardiya halinde çalışıldığını beyan etmişlerdir.
Dinlenen davalı tanıkları ise Aralık, Ocak ve Şubat aylarında işyerinde iş olmadığı dönemlerde genellikle bütün işçilerin günlük 8 saat çalıştıklarını, işlerin yoğun olduğu Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında ise günlük 12 saat üzerinden 2 vardiya halinde çalışıldığını, fazla çalışma yapılması halinde bunun bordro ile ödendiğini beyan etmişlerdir.
Dosyada mevcut 2006-20 07... yıllarına ait bordrolar imzasız olup genellikle çalışma karşılığı tahakkuk eden ücret ile ödeme toplamı sütunu altında tahakkuk eden ücretin farklı olduğu, bordrolarda fazla çalışma sütunu bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kaldı ki davacının asgari ücret aldığı taraflar arasında ihtilaflı olmamasına karşın ibraz edilen hizmet cetvelinde prime esas aylık kazanç miktarlarının genellikle asgari ücretin üzerinde olduğu görülmüştür.
Davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının 2006 yılında 458 saat, 2007 yılında 438 saat ve 2008 yılında ise 90 saat fazla çalışma yaptığı belirtilmiş ve bu fazla çalışma karşılığı ücretlerin bordro ile ödendiği savunulmuştur.
Bilirkişi ise işyerinde meyve sezonu dikkate alınarak Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim ve Kasım aylarında 2 vardiya halinde günde 12 saat çalışıldığını, 1,5 saat ara dinlenmesi ile bu dönemde haftada 18 saat fazla çalışma yaptığından bahisle hesaplama yapmıştır.
Davacı, bilirkişi raporuna itiraz etmemiş ve rapor doğrultusunda davayı ıslah etmiştir.
Mahkemece, yapılan bu hesaplama uyarınca fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır.
Ancak mahkemece, fazla çalışma alacağı yönünden eksik ve yanılgılı değerlendirme ile sonuca gidilmiştir.
Şöyle ki; gerek bu dosyada dinlenen davacı tanık beyanları ile gerekse de davalı aleyhine dava açan ve temyiz incelemesi bu dosya ile birlikte yapılan diğer 6 dosyadan anlaşıldığı üzere davalı işyerinde 2 vardiya halinde 11 ay kalan 1 aylık sürede ise 3 vardiya halinde çalışıldığı, 2 vardiya halinde çalışılan bu 11 aylık dönemde haftanın 6 günü günlük 12 saat çalışmanın yapıldığı sonucuna varılmıştır.
Ancak davacının bilirkişi raporuna karşı bir itirazı olmayıp bilirkişi raporu doğrultusunda davayı ıslah ettiğinden artık fazla çalışma hesaplama yöntemi üzerinde durulması mümkün değildir.
Bununla birlikte davalının aşamalarda ısrarla fazla çalışma yapılması halinde ücret bordroları ile ödendiğini belirtmesi ve özellikle dosyada mevcut bordrolardan ve hizmet cetvelinden de anlaşıldığı üzere her ay değişik ödemeler yapıldığı görülmekle bu değişik ödemeler değerlendirilerek ve taraflardan da sorularak bordrolarda tahakkuk eden çalışma karşılığı ücret ve ödeme toplamı adı aldında tahakkuk ettirilen ücret arasındaki fark nedeniyle, varsa davacıya ait tüm ücret bordroları getirtilerek, söz konusu farkın neden kaynaklandığı ve fazla çalışma karşılığı ödeme yapılıp yapılmadığı, tereddütsüz olarak belirlenerek ve tüm delillerle birlikte davalı lehine kazanılmış haklar gözetilerek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
F) Sonuç
:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!