İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı araç maddi hasar ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazası sonucu davacı aracında meydana gelen maddi hasar ve değer kaybının davalı sigorta şirketinden tazmini talebiyle açılan davanın istinaf incelemesini ele almaktadır; ilk derece mahkemesi, kazada her iki tarafın %50 kusurlu olduğuna hükmederek davacının aracındaki hasar ve değer kaybı için davalıyı sorumlu tutarken, davalı vekili kusur değerlendirmesinin eksik ve hatalı olduğunu, davacı aracının hız ihlali yaptığını, değer kaybı hesaplamasının aracın yaş, kilometre ve önceki kazaları göz ardı ettiğini, piyasa rayiç ve işçilik bedellerinin fahiş olduğunu, KDV hariç tazminat ve temerrüt yerine güncel eksper hesabı tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini iddia ederek karara itiraz etmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: 05.09.2023
KARAR TARİHİ
: 15.01.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 15.01.2026
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.05.2024 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili, █████/2023 tarihinde ....’nun maliki olduğu ve kaza anında .... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın, önce müvekkilinin maliki olduğu .... plakalı araca çarptığını, müvekkiline ait aracın çarpmanın etkisi ile savrularak kaldırıma çıktığını ve ardından .... plakalı aracın aynı yönde seyretmekte olan.... plakalı araca çarptığını kaza neticesinde müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre .... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta oluşan zararın İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ████████ D. İş sayılı dosyasıyla 244.053,85 TL hasar ve 50.000,00 TL değer kaybı oluştuğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 TL hasar bedeli ve 50 TL değer kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, AAÜT m.16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerine katılınması nedeniyle yargılama giderleri arasında vekâlet ücretine ve tespit giderlerine hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, kaza sonrasında hasar ihbarı yapılmadığını ve aracın ekspertize sunulmadığını, trafik kazasına karışan .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalandığını, poliçe limitin 120.000 TL olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tek başına kusurlu olmadığını, anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanması gerektiğini, tamir faturasının ibraz edilmediğini, tazminatın KDV'siz olması gerektiğini, temerrüdün de söz konusu olmadığını, faiz taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait aracın, davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araçla karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün %50, davalı davalı sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %50 kusurlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacıya ait ... plaka sayılı araçta toplamda 241.900,00-TL (KDV dahil) hasar ve kaza tarihi itibariyle 50.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile 95.000,00 TL hasar bedeli ve 25.000,00 TL değer kaybı tazminatı talep ettiği, davalı sigorta şirketinin █████/2023 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünden davanın kabulüne ve arabuluculuk vekalet ücretin talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
:Davalı vekili, kusura ilişkin değerlendirmenin eksik ve hatalı olup, araçların kaza anındaki hızları ve kaza sonrası konumları ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığını, davacıya ait aracın kaza sonrasında savrulduğu, bu şekilde savrulma yaşayabilmesi için yüksek hızda seyretmesi gerektiğini, mahallinde keşif yapılması gerektiğini, davacının aracının meskun mahal hız sınırını ihlal ettiği ve KTK'nın 52.maddesi gereği kavşaklara yaklaşırken hızını azaltması gerektiğini, değer kaybına ilişkin hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın ....model ve 154.826 kilometrede olup, bu denli yaşlı ve yüksek km'de bulunan bir araçta artık değer kaybı meydana gelmeyeceğini, bilirkişi tarafından aracın eski tarihli 3 kazası bulunduğu tespit edilmesine rağmen bu kazalarda hangi parçaların hasar aldığına ilişkin bir inceleme yapılmadığını, piyasa rayiç bedelinin sübjektif ve kısıtlı araştırma ile yapıldığını, birden fazla ve farklı internet sitesi, oto servis vb. yerlerden emsal araçların doğru kriterlerle belirlenmesi gerektiğini, rapor tarihi itibariyle tespit edilen rayiç bedelin kaza tarihine uyarlanıp uyarlanmadığının belirtilmediğini, yeni parçalar takıldığı için aracın değer kazandığını, araç üzerinde yerel mahkeme tarafından herhangi bir keşif ve inceleme yaptırılmadığını, işçilik bedellerinin fahiş olduğunu, herhangi bir iskonto uygulanmadığını, kdv hariç olarak tazminatın hesaplanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi değil güncel eksper hesabının yapıldığı tarih olarak kabulü gerektiğini, tespit giderinin makul olduğunun kabulü mümkün olmadığını, KTK gereği başka bir uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru imkanı bulunan durumlarda artık zorunlu arabuluculuğa başvuru şartı aranmayacağından zorunlu arabuluculuğa ilişkin giderlerden müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını,
GEREKÇE
: Dava, trafik kazası nedeniyle hasar ve değer kaybı bedelinin ZMMS poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 22.2.2012 tarih ve ███████-787 E. - ███████ K., Yargıtay 17. HD'nın █████/2013 tairh ve █████████ E. - █████████ K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır.(Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve █████████ E. - █████████ K. sayılı ilamı)
Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir (Yargıtay 4. HD'nın 30.06.2022 tarih ve █████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamı)
Bu durumda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, özellikle de meydana gelen kazada hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiğinin tespit edilememesi ve bu hususta herhangi bir delilin dosyada bulunmadığı değerlendirilerek, tarafların eşit oranda kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına, dava konusu aracın önceki kazaları dikkate alınarak değer kaybının belirlenmiş olmasına, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olarak belirlenmesine, zararın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığının kanıtlanamamış olmasına, mahkemece hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de, davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine KTK'nun 97.maddesi gereğince başvuru yapıldığı davacının da kabulünde olduğuna göre bu durumda ayrıca 6325 Sayılı Yasanın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmadığı halde bu yola başvurmuş olması karşısında bu ücretin davalıya yükletilmesi doğru bulunmadığından davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde bulunarak, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.05.2024 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre;
2-Davanın KABULÜ ile, 95.000,00-TL hasar bedeli ve 25.000,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 120.000,00 TL tazminatının, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 120.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 25.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.197,20-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 269,85-TL harç ile 2.048,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.879,35-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 40,00-TL elektronik tebligat, 7,00-TL (KEP) posta masrafı, 174,00-TL tebligat tebligat ücreti, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı ve 2.048,00-TL ıslah harcı, İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ D.İş sayılı dosyasında yapılan 2.861,90-TL (1.274,90-TL keşif harcı, 1,500.00-TL bilirkişi ücreti, 87-TL tebligat masrafı toplamı) yargılama gideri olmak üzere toplam 9.670,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 19.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davadan önce davalı sigorta şirketine KTK'nun 97.maddesi gereğince başvuru yapıldığından ayrıca 6325 Sayılı Yasanın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmadığından arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!