Trafik kazası sonucu oluşan maluliyet tazminatı talebinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası şirketi aleyhine verilen hükmün, kaza tutanağı ve kusur raporu çelişkisi nedeniyle eksik incelemeyle bozulması.
Özet: Davalı vekilinin trafik kazası sonucu yaralanan yayanın sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri taleplerinin uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerince kabulüne ilişkin kararı temyiz etmesi üzerine, temyiz itirazlarının büyük kısmı reddedilmekle birlikte, mahkemece yapılan değerlendirmede, dosyadaki kaza tespit tutanağı ile bilirkişi kusur raporu arasında sigortalı araç sürücüsünün ve davacının kusur oranları konusunda önemli çelişkiler bulunduğu ve bu çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı tespit edilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ D.İş ████████ K
SAYISI
: 2024/İHK-48218
SAYISI
: K-███████████
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere şimdilik toplam 15.200,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.04.2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle talebini 390.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.288,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.412,89 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 406.701,70 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yönetmeliğe uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, başvurunun usulüne uygun olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve alınan kusur ve aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne. 390.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.288,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.412,89 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 406.701,70 TL'nin 14.07.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sağlık kurulu raporunun yönetmeliğe uygun tanzim edilmediğini, davacının hastanede kaldığı günlerin geçici bakıcı giderinde hesaplama dışı bırakılması gerektiğini, kaza tarihi itibariyle bakiye ömrün hesaplanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında davacının KTK'nun 68/1-c maddesini ihlal ettiğinin, sigortalı motosiklet sürücüsünün kusurunun olmadığının belirtildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından tek bilirkişiden alınan kusur raporuna göre geçiş önceliğinin yayada olması ve yolun bir bölümünü tamamlaması nedeniyle davacının kusursuz olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nun 52/a-b ve aynı kanunun 74. maddeleri gereğince asli %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, hakem heyetince bu raporun esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasında çelişki olduğu anlaşılmakla eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargılama makamlarınca raporlara neden itibar edildiği, kaza tespit tutanağının neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ve kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve mevcut kusur raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek şekilde Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna dosyanın tevdii ile detaylı, incelemeye ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; hükme esas alınan, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.05.2023 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tibia fibula kırıkları sonucu oluşan diz ve ayak bileği eklem hareket kısıtlılığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı %22 olarak hesaplanmıştır. Raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacının en son film ve grafilerinin incelenmeden raporun tanzim edildiği anlaşılmakla rapor bu haliye hüküm kurmaya elverişli değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenip davacının bizzat muayenesi yapılarak ayrıca rapor tarihi itibariyle çekilen film ve grafileri incelenmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4-Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre kaza tarihindeki yaşı esas alınarak davacının muhtemel bakiye ömür süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda ise; muhtemel bakiye ömür süresi davacının hesap tarihindeki yaşı esas alınarak belirlenmiş ve bu doğrultuda işleyecek/bilinmeyen dönem hesabı yapılmıştır. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınıp bakiye ömür süresi belirlenerek (hesap tarihindeki yaşına göre değil, kaza tarihindeki yaşına göre saptanacak bakiye ömür süresi), aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile süreleri gösterilmek suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
5-Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde;
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilikte geçen pasif dönem olarak ayrılması, genel kabule göre aktif dönemin 60 yaşında sona ereceğinin kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Kaza tarihinde 65 yaşında olan davacının pasif dönemde bulunduğu, bununla birlikte kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalıştığına ilişkin dosyada bilgi ve belgenin de bulunmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının olmadığı, buna göre davacının geçici iş göremezlik zararının da doğmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!