Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin kıdem, ihbar, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacakları davasında, fazla çalışmanın ispat yükü, imzalı bordroların delil niteliği ve ara dinlenmesi sürelerine dair önemli içtihat oluşturdu.
Özet: Yargıtay, işçinin kıdem, ihbar, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacakları taleplerini içeren yerel mahkeme kararını incelemiş, özellikle fazla çalışma ücreti uyuşmazlığına odaklanarak, işçinin fazla çalışma yaptığını ispat yükünün kendisine ait olduğunu ve imzalı bordrolarda görünenden daha fazla çalışmanın ihtirazi kayıt bulunmaması halinde yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini belirtmiştir. Kararda, günlük 11 saatlik çalışma sınırı ve ara dinlenmesi süreleri hatırlatılırken, somut olayda çelişkili tanık beyanları ile fazla çalışma sütunu bulunmayan imzalı bordroların varlığına dikkat çekilerek, fazla çalışma ispatında işyeri kayıtları, giriş-çıkış belgeleri ve işin niteliği gibi delillerin dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (MÜSTEMİR YETKİLİ)
DAVA
:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ile genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı, davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazmninatı ile fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı, iş sözleşmesinin işlerin durması ve ekonomik nedenlerden dolayı feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece, yapılan yargılama ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.D) Temyiz
:Kararı davalı temyiz etmiştir.E) Gerekçe
:1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.Somut olayda davacı fazla çalışma ücretinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise işçilerin ekonomik kriz nedeniyle işten çıkartıldıklarını, bu durumda fazla çalışmayı gerektirecek iş ve çalışmanın bulunmadığını, fazla çalışma yapılması halinde bunun bordrolara yansıtılarak ödendiğini savunmuştur.Dinlenen davacı tanıkları, işyerinde genellikle 12 saat çalışma süresi üzerinden 2 vardiya halinde çalışıldığını, kış aylarında 1 ay kadar 3 vardiya halinde çalışıldığını beyan etmişlerdir.Dinlenen davalı tanıkları ise Aralık, Ocak ve Şubat aylarında işyerinde iş olmadığı dönemlerde genellikle bütün işçilerin günlük 8 saat çalıştıklarını, işlerin yoğun olduğu Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında ise günlük 12 saat üzerinden 2 vardiya halinde çalışıldığını, fazla çalışma yapılması halinde bunun bordro ile ödendiğini beyan etmişlerdir.Dosyada mevcut 2008 yılı Ocak-Şubat ve Mart aylarına ait imzalı ücret bordrolarından Ocak ve Şubat 2008 ayına ait çalışma karşılığı tahakkuk eden ücret ile ödeme toplamı sütunu altında tahakkuk eden ücretin farklı olduğu, bordrolarda fazla çalışma sütunu bulunmadığı anlaşılmıştır.Kaldı ki davacının asgari ücret aldığı taraflar arasında ihtilaflı olmamasına karşın ibraz edilen hizmet cetvelinde prime esas aylık kazanç miktarlarının genellikle asgari ücretin üzerinde olduğu görülmüştür.Davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde ibraz edilen çizelgeye göre davacının 2006 yılı Mayıs-Aralık ayları arasında toplam 677 saat, 2007 yılı Mart-Kasım ayları arasında toplam 393 saat, 2008 yılı Ocak ve Şubat aylarında toplam 46 saat fazla çalışma yaptığı belirtilmiş ve bu fazla çalışma karşılığı ücretlerin bordro ile ödendiği savunulmuştur.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının günde 12 saat çalıştığını, 1,5 saat ara dinlenme ile haftanın 6 günü çalışması karşılığı haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığından bahisle hesaplama yapılmıştır.Mahkemece, yapılan bu hesaplama uyarınca fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır.Ancak mahkemece, fazla çalışma alacağı yönünden eksik ve yanılgılı değerlendirme ile sonuca gidilmiştir.Şöyle ki; gerek bu dosyada dinlenen davacı tanık beyanları ile gerekse de davalı aleyhine dava açan ve temyiz incelemesi bu dosya ile birlikte yapılan diğer 6 dosyadan anlaşıldığı üzere davalı işyerinde 2 vardiya halinde 11 ay, kalan 1 aylık sürede ise 3 vardiya halinde çalışıldığı, 2 vardiya halinde çalışılan bu 11 aylık dönemde haftanın 6 günü günlük 12 saat çalışmanın yapıldığı sonucuna varılmıştır.Bu nedenle öncelikle fazla çalışma hesaplaması yapılırken 3 vardiya halinde çalışılan 1 aylık süre hesaplama dışında tutularak kalan 11 aylık çalışma dönemi üzerinden günlük 12 saat çalışma süresi baz alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir.Ayrıca, davalının aşamalarda ısrarla fazla çalışma yapılması halinde ücret bordroları ile ödendiğini belirtmesi ve özellikle dosyada mevcut imzalı bordrolardan da anlaşıldığı üzere her ay değişik ödemeler yapıldığı görülmekle bu değişik ödemeler değerlendirilerek ve taraflardan da sorularak, bordrolarda tahakkuk eden çalışma karşılığı ücret ve ödeme toplamı adı aldında tahakkuk edilen ücret arasındaki fark nedeniyle davacıya ait tüm ücret bordroları getirtilerek söz konusu farkın neden kaynaklandığı, farkın fazla çalışma karşılığı ödemeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı tereddütsüz olarak belirlenerek ve tüm delillerle birlikte yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması hatalıdır.F) Sonuç
:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.