Trafik kazası sonrası sürekli sakatlık tazminatı talebinde, maluliyet raporunun yara izi değerlendirme eksiklikleri ve uzman hekim heyeti kriterlerinin Yüksek Mahkemece incelenmesi.
Özet: Plakası tespit edilemeyen bir aracın karıştığı trafik kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davada, davalı sigorta şirketinin itirazının reddine dair hakem heyeti kararının temyiz incelemesinde, karara esas alınan sağlık kurulu raporunun davacının yüzündeki yara izlerinin vücut yüzeyinin ne kadarını kapladığını belirtmemesi, yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranında uzman hekimin bulunmaması gibi eksiklikler nedeniyle yönetmelik kriterlerini karşılamadığı tespit edilerek, itiraz hakem heyetince davacıdaki yara izlerinin niteliği ve kapladığı alanın yeniden değerlendirilmesi, dosyadaki raporun irdelenmesi ve davacının bizzat muayene edilmesi gerektiği gerekçesiyle kısmen haklı bulunmuştur.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ D.İş ████████ K.SAYISI
: 2024/İHK-47311SAYISI
: K-███████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 27.06.2022 tarihinde plakası tespit edilemeyen araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile hiç ödenmeyen sürekli sakatlık tazminatının hesaplatılarak ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13.03.2024 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle talebini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, dava konusu kazaya tespit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatlanamadığını, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ...'nın temerrüdü bulunmadığını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile alınan kusur ve aktüer raporu gözetilerek davanın kabulü ile 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere) 01.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, dava konusu kazaya plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatlanamadığını, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sorucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Somut olayda karara esas alınan ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 02.08.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası yaralanmasına bağlı yüzünde oluşan kalıcı yara izleri (skar) ve sol tibia kırığına bağlı ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığı ile topuk hareket kısıtlılığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı %11 olarak belirlenmiştir. Ancak davacıda oluşan skar izlerinin vücut yüzeyinin ne kadarını kapladığı belirtilmediği gibi davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı ile heyette uzman hekimin bulunmayışı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılamadığı açıktır.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.3- Davacının trafik kazası sonrası yaralanmasına bağlı skar nedeniyle maluliyet tespit edilmesi halinde;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.Davacının motosiklette sürücü olarak seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir.Somut olayda; motosiklette sürücü konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Zira davacının kaza sonucu yüzünde fark edilebilen yara tamir dokusu arızası nedeniyle de maluliyetinin belirlendiği dikkate alındığında davacının kask takmadığı anlaşılmaktadır.Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK'nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.