Yabancı para birimi üzerinden anlaşılan ticari satıştan kaynaklanan kur farkı alacağı sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasının incelemesi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket ile davalı arasındaki elektrikli ev aleti satışına dayalı ticari ilişkinin döviz (Euro) bazında mı yoksa Türk Lirası bazında mı olduğu tartışılmakta olup, davacının kur farkından kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, bir üst mahkemenin taraflar arasındaki ticari ilişkinin proforma faturalarla yabancı para cinsinden kurulduğunu ve TL faturaların kur farkı talebine engel teşkil etmediğini tespit etmesiyle, davalının fatura bedelinden 19.110,05 TL fazla ödeme yapmasına rağmen kur farkı faturasını reddederek takibe itirazının geçerliliği, fazla ödemenin avans mı yoksa kur farkı mı olduğu hususu ışığında değerlendirilmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2024/7KARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari satım ilişkini bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirkete elektrikli ev aleti satışı yaptığını, satışa ilişkin kayıtların, ticari defterlerin cari hesaplarında bulunduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki satımın yabancı para (Euro) cinsinden yapıldığını, davalı tarafın Euro cinsinden kendisine gönderilen proforma faturalarının kaşe ve imzası ile onaylaması ve buna ilişkin mailin de satım bedelinin euro cinsinden belirlendiğini gösterdiğini, faturaların VUK hükümleri gereği TL olarak düzenlenmekte olduğunu, bu zorunluluğun, satım bedelinin Euro olarak belirlendiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, davalının faturaları, oluşan kur farkı ilavesiyle ödemesi sebebiyle, müvekkili şirket tarafından söz konusu kur farkı ödemesinin, █████/2019 tarihli, ----- nolu ve 19.110,05 TL tutarındaki fatura tanzim edilerek davalıya tebliğ edildiğini, davalının, yapmış olduğu 357.000,00 TL tutarındaki ödemeyle uyumlu şekilde bu faturayı defterine işlemesi gerekirken, bunu yapmayarak müvekkili şirkete haksız ve mesnetsiz olarak faturayı iade ettiğini, takip tarihi itibariyle cari hesapta müvekkili şirket, davalı yandan 9.485,72 TL alacaklı durumda olup, davalı yanın bu takibe tamamen hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davanın kabulüyle, davalının ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasındaki takibe vaki itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan dava dilekçesinde taraflar arasında mal alımına ilişikin para biriminin TL değil Euro olduğunu beyan etmiş ise de, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde taraflar arasında süre gelen bir cari çalışmanın olduğunu ancak herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını müvekkili şirketin davacı taraftan ev gereçleri alımı yaptığını ve bu mal alımını da Euro değil TL olarak yapıldığını, kesilen faturalarda TL cinsinden olduğunu, ticari defterler incelendiğinde zaten mal alımının ve satımının TL üzerinden yapıldığını, bakiye alacağını müvekkilinin 9.977,31 TL iken davacı tarafın müvekkiline █████/2018 tarihli 10.988,65 TL'lik kur farkı adı altında fatura düzenleyip gönderdiğini, müvekkil şirketin kur farkını kabul etmediğini ve █████/2019 tarihinde 10.988,65 TL'lik iade fatura kestiklerini, davacı yan da sonrasında ise müvekkiline yaklaşık 2 ay sonra █████/2019 tarihinde yine 19.110,05 TL'lik kur farkı faturası kestiğini, bu faturada █████/2019 tarihli ihtarname ile iade edildiğini, iade edilen faturanın davacı tarafından müvekkiline █████/2019 tarihinde tebellüğ edildiğini, ---- Noterliği'nin ------ yevmiye numaralı ihtarı ile tebliğ edilmek istenmiş ise de bu faturanın da ----Noterliğinin █████/2019 tarihli ------ yevmiye nolu ihtarı ile davacıya iade edildiğini ve kayıtlara alınmadığını, açılan davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibariyle; kur farkından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava dosyasının incelenmesinde, davanın ilk olarak mahkememizin ---- Esasında görülmekte iken yapılan yargılama sonunda -----. Sayılı █████/2020 tarihli karar ile "Davanın reddine, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine," dair verilen karara karşı yapılan istinaf incelemesi sonunda, ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesinin ------Sayılı █████/2023 tarihli kararı ile "Somut olayda davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafından aksi inkar edilmeyen proforma faturalarla yabancı para birimi üzerinden sipariş verildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para üzerinden kurulduğu açıktır. Bu durumda satış faturalarının Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş olması davacının kurdan kaynaklanan farkları talep etmesine engel değildir. Davalının █████/2018 tarihli 179.000-TL bedelli, █████/2019 tarihli 178.000,00-TL bedelli olmak üzere toplam 357.000,00-TL bedelli iki adet çekle ödeme yaptığı, yapılan ödemenin fatura bedelinden 19.110,05-TL fazla olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, bahsi geçen fazla ödemenin davacıdan daha sonra alacağın malların avansı olarak yapıldığını ileri sürmektedir. Ancak, satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davalının davacıya avans niteliğinde ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davalı üzerindedir. Her ne kadar ödemenin çekle yapılması nedeniyle kural olarak kur farkından kaynaklanan alacak talep edilmesi mümkün değil ise de somut olayda davalının fatura tutarının üzerinde ödeme yaptığı görülmektedir. Davalı fazla ödemenin avans olarak yapıldığını iddia etmiş, ancak buna ilişkin yazılı delil ibraz etmemiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para üzerinden kurulduğu da dikkate alındığında fazla yapılan ödemenin kur farkı nedeniyle yapıldığını kabul etmek gerekir. Bu durumda mahkemece bilirkişi vasıtasıyla davalı tarafından yapılan toplam 357.000-TL ödemenin kur farkını oluşturan kısmı tespit edilerek, fatura bedeli ve kur farkı dışında kalan bakiye kısmın taraflar arasındaki cari hesapta dikkate alınması, davacının bakiye alacağı bulunup bulunmadığının, bakiye alacağı varsa miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememizin ----esasına kaydedilmiştir.İtirazın iptali istemine konu ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 9.485,72 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden davalıya ait ticari defter ve dayanak belgeleri üzerinde ve ayrıca ---- BAM ----. Hukuk Dairesinin ----- sayılı ilamı doğrultusunda mali müşavir bilirkişi vasıtası ile inceleme yaptırılıp rapor alınması için ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesince dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ----- tarafından sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacının ------ numaralı toplam 337.889,99 TL tutarlı fatura düzenlediği, davalının 2 adet fatura karşılığını █████/2018 tarihli, 179.000 TL bedelli ve █████/2019 tarihli 178.000 TL bedelli, 2 adet çek ile ödediği, akabinde davacının █████/2019 tarihli ----- numaralı 19.110,05 TL bedelli, kur farkı faturası düzenlediği, kur farkı faturasının davalı tarafından iade edildiği, bu nedenle davacının kur farkı alacağının olup olmadığı, var ise alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında TBK m.207 vd. hükümleri kapsamında yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının satıcı, davalının ise alıcı olduğu, istinaf ilamında belirtilen tespitler kapsmaında davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafından aksi inkar edilmeyen proforma faturalarla yabancı para birimi üzerinden sipariş verildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para üzerinden kurulduğu açıktır. Bu durumda satış faturalarının Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş olması davacının kurdan kaynaklanan farkları talep etmesine engel olmadığı, davalının █████/2018 tarihli 179.000-TL bedelli, █████/2019 tarihli 178.000-TL bedelli olmak üzere toplam 357.000-TL bedelli iki adet çekle ödeme yaptığı, yapılan ödemenin fatura bedelinden 19.110,05-TL fazla olduğu, davalının, bahsi geçen fazla ödemenin davacıdan daha sonra alacağın malların avansı olarak yapıldığını ileri sürdüğü, ancak, satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davalının davacıya avans niteliğinde ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, her ne kadar ödemenin çekle yapılması nedeniyle kural olarak kur farkından kaynaklanan alacak talep edilmesi mümkün değil ise de somut olayda davalının fatura tutarının üzerinde ödeme yaptığı, davalı fazla ödemenin avans olarak yapıldığını iddia etmiş ise de buna ilişkin yazılı delil ibraz etmediği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para üzerinden kurulduğu da dikkate alındığında fazla yapılan ödemenin kur farkı nedeniyle yapıldığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan toplam 357.000-TL ödemenin kur farkını oluşturan kısmının tespiti yönünden yapılan incelemede, davacı tarafından düzenlenen █████/2018 tarihli faturada kur karşılığının 5,7137 TL olduğu, bu kapsamda davalının 59.515,61 Euro ödeme yaptığı, davalının fatura bedelleri kapsamında yaptığı fazla ödemenin 378,83 Euro olduğu, bu tutarın TL karşılığının 2.256,57 TL olduğu, dava konusu faturalar haricinde davacının bakiye cari hesap alacağının 9.485,72 TL olduğu, yapılan fazla ödemenin düşürülmesi suretiyle davacının bakiye alacağının 7.229,15 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, tespit edilen alacağın likit olmadığı değerlendirilerek icra inkar tazminatının reddine ve aynı şekilde davacının kötüniyetli takip başlattığına dair dosyaya yansıyan bir delil olmaması sebebiyle de kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabulü ile----.İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı icra dosyasına yapılan itirazın 7.229,15 TL yönünden iptali ile takibin asıl alacağa borç tamamen ödeninceye kadar %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Şartları bulunmayan icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatlarının ayrı ayrı reddine,3-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 114,57 TL peşin harç ile 47,42 TL tamamlama harcı toplamı 161,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 570,01 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafça yapılmış, 44,40 TL başvurma harcı, 114,57 TL peşin harç ve 47,42 TL tamamlama harcı olarak toplam 206,39 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça yapılmış, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 4.736,95 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 3.610,03 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafça yapılmış, 50,00 TL yargılama giderinden red edilen kısma isabet eden 11,89 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Kabul edilen miktar üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 7.229,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Red edilen miktar üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 2.256,57 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,10-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.377,75 TL'sinin davalıdan, 742,25 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.