Tırdan çimento sıçramasıyla sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin tahsili için sigorta şirketinin açtığı halefiyet davasının, Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi.
Özet: Bir sigorta şirketinin, sigortalısının aracına çimento sıçraması nedeniyle oluşan hasar için sigortalısına ödediği tazminat bedelini, hasara yol açan aracın maliki ve sürücüsünden halefiyet yoluyla tahsil etmek amacıyla açtığı tazminat davasında, mahkeme, davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı bu rücu davasının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ticari dava niteliğinde olmadığına, sigortalının tacir olmadığı ve poliçe konusunun ticari nitelik taşımadığı gerekçesiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna hükmederek davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████KARAR NO
: ███████DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihinde davalıların maliki ve sürücüsü olduğu ----plakalı tırdan müvekkili şirketin sigortalısı ------ plakalı araca çimento sıçraması nedeniyle çeşitli yerlerinde göçük meydana geldiğini, söz konusu hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından sigortalısına █████/2024 tarihinde 23.699,81 TL tazminat ödendiğini ve sigortalısının halefi olduğunu, söz konusu hasardan davalıların sorumlu olduğunu iddia ile 23.699,81 TL hasar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Dava dilekçesi davalıya henüz tebliğ edilmemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibariyle; TTK m.1472 hükmü gereğice halefiyete dayalı tazminat davasıdır.Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Görev hususu HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre görevli mahkemenin değerlendirmesinde dava dışı sigortalıya göre değerlendirme yapmak gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun █████/1944 tarihli ------ Esas ve --- Karar sayılı kararında “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır.Somut olayda; davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettirenin ----- olduğu, davacının ----- plakalı hususi nitelikteki otomobil için kasko sigorta poliçesi düzenlendiği, anılan şahsın Uyap sisteminde yapılan araştırmada potansiyel vergi mükellefi olduğu, tacir olduğuna dair de bir iddianın ileri sürülmediği gibi poliçe konusu hususun da ticari nitelikte olmadığı, anılan YİBK kararının bağlayıcı nitelikte olduğu, somut uyuşmazlıkta, dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği, dava dışı sigortalı ile davalı arasında uygulanacak uyuşmazlıkta haksız fiilden doğan borç ilişkisi hükümlerinin uygulanması gerektiği, mutlak ticari davanın da söz konusu olmadığı, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi ile Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK.20 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ------ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,3-HMK 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.