Yargıtaydan emekli maaşından kredi borcu tahsilatı amacıyla konulan blokenin geçerliliği, rehin ve virman yetki taahhüdünün haksız şart sayılmaması ve kaldırılma talebinin hakkın kötüye kullanımı olduğu yönünde karar.
Özet: Davacı tarafından, emekli maaş hesabına kredi borcu nedeniyle konulan blokenin kaldırılması talebiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin blokenin kaldırılması yönündeki kararları, Yargıtay tarafından; davacının kredi sözleşmesi ekinde imzaladığı, maaşından kesinti yapılmasına rıza gösterdiği taahhütnamelerin geçerli olduğu, bunların haksız şart niteliğinde olmadığı, borcunu ödeme taahhüdüne uyan bankaya karşı blokenin kaldırılması talebinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği gerekçesiyle bozulmuş; bozmaya uyan ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili ile davalı banka arasında tarih dahi yazılmadan akdedilen bireysel kredi sözleşmesi ve bireysel kredi sözleşmesine ek olarak imzalatılan Rehin ve Virman Yetki Taahhütnamesi dayanak gösterilerek müvekkilinin emekli maaş hesabına konulan blokenin açıkça hukuka aykırı olduğunu, İcra İflas Kanunu gereği emekli maaşına bloke konulabilmesi için önceden yapılan anlaşmaların geçersiz ve hükümsüz olduğunu, davalı banka tarafından blokenin dayanağı olarak gösterilen Rehin ve Virman Yetki Taahhütnamesi genel işlem koşulunun haksız şart niteliğinde, hukuka ve dürüstlük kurallarına açıkça aykırı olduğunu, taahhütnamenin sözleşmenin üstün tarafı banka tarafından müvekkiline içeriği müzakere etme imkanı tanınmadan imzalatılmış olduğunu belirterek; davanın kabulü ile, müvekkilinin emekli maaşı banka hesabı üzerine dürüstlük kurallarına aykırı şekilde konulan blokenin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacı tarafından müvekkili bankadan kullandığı krediler ve bu kredilere ilişkin kendisinden alınan virman talimatları kapsamında müvekkili bankaca gerçekleştirilen işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, yasal düzenlemelerin emekli maaşlarından kredi tahsilatı yapılmasını kısıtlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararıyla; davacının hesabına konulan blokenin kaldırılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle davalı banka tarafından davacının emekli maaşından doğrudan kesinti yapılmak suretiyle davalının hesabına konulan blokenin kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli kararıyla; Yargıtay Genel Kurul kararına atıf yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairemizin 03.10.2024 tarihli ilamıyla " Davacı tarafından imzalanan ek taahhütnamelerde kredilere ilişkin ödemelerinin emekli maaşı hesabından virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı sözleşmeden dönmediğine göre borcu ne şekilde ödeyeceğini açıklamamıştır. Banka da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya kredileri kullandırmıştır. Hemen belirtilmelidir ki davacının bankadan aldığı kredilerin borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşmeler gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmelere konulmasına rıza göstermesinin haksız şart olarak kabulü de mümkün değildir. Zira davacı yürürlükteki bu yasaları bilerek sözleşmelerin her sayfasını ayrı ayrı imzalamış olup, serbest iradesi ile sözleşme şartlarına uygun olarak kredi borcu taksitlerinin emekli maaşından kesilmesi için talimat verdiğine göre artık sözleşmenin söz konusu hükmünün müzakere edilerek kararlaştırılmadığı söylenemez.Ayrıca bankanın yaptığı işlemin sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin dürüstlük kuralına aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğu kabul edilemez. Davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi zorunludur. Davacının taksitlerin maaşından ödenmesini ihtirazı kayıtsız kabul edip daha sonra dava açıp blokenin kaldırılmasını istemesi hakkın kötüye kullanılması olup iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz (TMK m.2). Tüketici haklı bir sebep olmadan sözleşmeyi tek taraflı feshedemez, ifası yapılmış bedellerin iadesini isteyemez, bu şekilde edimin tek taraflı geri istenmesi de hukuken himaye göremez. Aksi halde, kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkânsızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacaktır.Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararı ve bu karara karşı davalı tarafça yapılan istinaf isteminin esastan reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olup, yukarıdaki nedenler bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarını tekrar ederek, yasaya göre emekli maaşı üzerine konulacak blokeye ilişkin anlaşmanın geçersiz olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması istemine ilişkindir.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.