Danıştay, polis meslek yüksekokulu mezununun sözlü sınavda mesleki bilgi düzeyi değerlendirmesindeki objektiflik sorununu ve komisyon üyelerinin aynı puan takdir etmesini inceledi.
Özet: Polis meslek yüksekokulundan mezun olan davacının sözlü sınavda başarısız sayılması işlemine karşı açtığı davada, ilk derece mahkemesi, mesleki bilgi düzeyi değerlendirmesinin objektiflikten uzak olması, sorulan soru ve cevabın kayıt altına alınmaması nedeniyle işlemi iptal ederken, bölge idare mahkemesi sınavın usulüne uygun ve objektif yapıldığı gerekçesiyle bu kararı kaldırarak davayı reddetmiş; ancak Danıştayın incelemesinde, mesleki bilgi düzeyi kriterinde tüm komisyon üyelerinin davacıya aynı puanı takdir etmesinin değerlendirmenin tarafsızlığını sorgulattığı anlaşılmıştır.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Polis Meslek Yüksekokulundan mezun olan davacının, eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacıya mesleki bilgi düzeyini ölçmek amacıyla daha önceden hazırlanan kartlar arasından seçtirilen, "Olay yeri dokümantasyonu ne anlama gelmektedir neden önemlidir?" sorusunun sorulduğu, dava dilekçesinde davacının sorulan soruyu tam olarak cevapladığının belirtilmesine karşın, sözlü sınav değerlendirme karar formunda davacının anılan soruya verdiği cevap yazılmadığı gibi, söz konusu soruya cevap veremediği ya da soruyu ne şekilde cevaplandırdığı hususunda bir ifadeye de rastlanılmadığı, anılan değerlendirme karar formunda belirtilen puanlamalara göre davacının mesleki bilgi düzeyi, muhakeme gücü, ikna ve temsil kabiliyetinin yetersiz olduğu hususlarına yer verildiği, söz konusu hususların sözlü sınava ilişkin gözlem ve kanaate dayalı kriterler yönünden davacının başarı durumunun değerlendirilmesine etki eden hususların ortaya konulmasına yönelik olduğu, davacıya mesleki bilgi düzeyi için ortalama 30 puan takdir edildiği, Yönetmelik uyarınca mesleki bilgi düzeyi kriterinin 40 puan değerinde olduğu, davacının anılan kriter yönünde, tam puan alması durumunda başarı ölçütü olan 70 puan ortalamasına erişeceği hususu da gözetildiğinde, davacının girmiş olduğu sözlü sınavda hukuken itibar edilebilir herhangi bir sebep ortaya konulmaksızın mesleki bilgi düzeyinin ortalama 30 puan olarak belirlenerek başarısız sayılması sebebiyle söz konusu sınavın başarı düzeyini oluşturan puanların belirlenmesinde, mesleki bilgi düzeyine ilişkin olarak, davacının bilgi ve yeterliliğinin objektif ve nesnel biçimde değerlendirilmediği, bu durumda davacının sözlü sınava tabi tutulmasına yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, liyakat ilkesi uyarınca kamu hizmetinin ehil kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için yapılan sözlü sınavda, mesleki bilgi düzeyi kriteri açısından ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun ve objektif bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, davacının 6638 sayılı Kanun uyarınca █████/2020 tarihinde yapılan sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 7. maddesine uygun bir şekilde sözlü sınav komisyonunun oluşturulduğu, sözlü sınav komisyonun soracağı sorular için ise Polis Akademisi Başkanlığınca ayrı bir sınav soru hazırlama komisyonunun oluşturulduğu, her bir adaya soru hazırlama komisyonu tarafından hazırlanan sorular arasından kura yoluyla çektirilen sorunun sorulduğu, yine anılan Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca, mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirme yapılarak her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması ile adayların sözlü sınav puanlarının tespit edildiği görülmekte olup, sınavın objektif olarak yapılmadığını ortaya koyacak herhangi bir çelişki de bulunmadığı anlaşıldığından; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen sözlü sınav puan değerlendirme karar formu incelendiğinde; bir başkan ve dört üyeden oluşan sınav komisyonu tarafından dört farklı kriter yönünden değerlendirme yapıldığı; (40) puan üzerinden değerlendirilen "mesleki bilgi düzeyi" kriteri yönünden komisyon üyelerinin her biri tarafından (30)'ar puan takdir edildiği; bir başka ifadeyle davacıya her bir komisyon üyesi tarafından "mesleki bilgi düzeyi" kriteri için aynı puanın verildiğinin anlaşıldığı, davacı hakkında her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen, "mesleki bilgi düzeyi" kriteri için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının sözlü sınav neticesinde başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği, bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, eğitimini başarı ile tamamladığı; sorulan soruyu doğru yanıtladığı; girmiş olduğu sınavın toplamda bir ya da iki dakika sürdüğü, bu süre zarfında kendisine sorulan soruları eksiksiz olarak yanıtladığı ve övgüler aldığı, sınavda başarısız sayılmasının usul ve kanuna aykırı olduğu; mesleki bilgi düzeyi bakımından başarılı bir öğrencinin 40 üzerinden 30 puan verilerek başarısız sayılmasının hukuka aykırı bulunduğu, üstelik dönem içinde bazı derslerin eğitimini veren komisyon üyelerince de aynı puanın verilmesinin objektiflikten uzak bir değerlendirme olduğu, kendisine verilen notlarda tam puan verilmemesinin gerekçesinin sunulan evraklarda yazmadığı; kavrama, muhakeme ve ifade yeteneğinin tam olduğu; harfi harfine okunsa bir dakika süreceği açık bir soru cevabından dolayı özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı değerlendirmesinde 20 üzerinden 10 puan verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu; davranış ve tepkilerin mesleğe uygunluğu değerlendirmelerinde başarılı olduğu; takdir yetkisinin denetlenebilir olması gerektiği; objektiflikten uzak değerlendirme yapıldığı; lehine emsal kararlar bulunduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile anılan Mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, Polis Meslek Yüksekokulundan mezun olan davacının, eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitiren öğrencilere uygulanacak sınavlarla ilgili usul ve esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiş, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Mesleki bilgi düzeyi" deyiminin; “Polis eğitim kurumları mezunlarının polis eğitim kurumunda gördüğü derslerle ilgili bilgi düzeyini, Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarından mezun olanların ise Başkanlıkça verilen mesleki eğitim dersleriyle ilgili bilgi düzeyini" ifade edeceği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Sınav şekli ve esasları" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, "Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir." düzenlemesi öngörülmüş, maddenin ikinci fıkrasında ise; "Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler." düzenlemeleri getirilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, ikinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen hususların puan değerlerine işaret edilmiş, bu kapsamda mesleki bilgi düzeyinin yüz üzerinden kırk puan olduğu belirtilmiş, maddenin dördüncü fıkrasında ise, adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerektiği, başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesinin puan değerlendirme karar formuna işleneceği, sınav sonuçlarının merkezi sınav komisyonuna bildirileceği ve sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemeyeceği düzenlemeleri öngörülmüş bulunmaktadır.
Yönetmelik'te yer verilen ve metinleri yukarıda aktarılan düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitirenlere uygulanacak sınavın, adaya, soru hazırlama komisyonunca bastırılan sorular arasından çektirilecek soru kartındaki soruları cevaplaması istenilmek suretiyle gerçekleştirileceği, bu uygulamada, gerek puansal ağırlık gerekse 8. maddenin ikinci fıkrasındaki sıralama göz önünde bulundurulduğunda en önemli değerlendirme kriterini “mesleki bilgi düzeyi” başlıklı kısmın teşkil ettiği, "mesleki bilgi düzeyi"nin polis eğitim kurumları mezunlarının polis eğitim kurumunda gördüğü derslerle ilgili bilgi düzeyini ifade edeceği, mesleki bilgi düzeyinin ölçülebilmesinin ise; polis eğitim kurumunda görülen derslerle ilgili sorular sorulmasına bağlı olduğu, çok sayıdaki dersten başarılı olunması sonucunda edinilen kazanımı ifade eden mesleki bilgi düzeyinin tek soruyla ölçülmesinin hem hayatın olağan akışına hem de bu tür sınav uygulamalarına ilişkin olarak yargı mercilerine intikal eden dava dosyalarının içeriğindeki verilere aykırı olduğu, nitekim Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasında "Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenileceği" belirtilmiş olmakla aday polis memuruna "tek soru sorulacağına" değil "soru kartındaki soruların sorulması gerektiğine" işaret edildiği, komisyon tarafından adaya sorulan soru/sorular neticesinde mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesi hususunda yeterli kanaat edinilememesi halinde adaya ilave sorular sorulabileceği yönündeki düzenleme de göz önünde bulundurulduğunda, Yönetmeliğin; sınavın tek soru sorulmak şeklinde uygulanmasını amaçlamış olmasının söz konusu olamayacağını teyit ettiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; sınava tabi tutulacak aday memurun, yukarıda ifade edilen mesleki bilgi düzeyinin yanı sıra ifade ve muhakeme yeteneği, temsil kabiliyeti, liyakati gibi özellikler bakımından gerekli yeterliliğe sahip olup olmadığının da tarafına yöneltilecek tek soruyla ölçülebilmesi mümkün değildir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Polis Meslek Yüksekokulundan mezun olması üzerine yukarıda ilgili düzenlemelerine yer verilen Yönetmelik uyarınca sözlü sınava tabi tutulduğu, davalı idare savunmasından ve ekinde yer verilen belgelerden anlaşılacağı üzere █████/2020 tarihindeki sınavda tarafına, çektiği 435 numaralı soru kartında yer alan; "Olay yeri dokümantasyonu ne anlama gelmektedir neden önemlidir?" sorusunun sorulduğu, yine aynı belgelerde davalı idarece bu sorunun cevabının; "Dokümantasyon: 'Belgeleme, belge ve bilgileri toplama' anlamına gelmektedir. Olay yerinin dokümantasyonu: Fotoğraflama, video kaydı, kroki çizimi ve olay yeri inceleme tutanağı ile olay yerinin tespit edilmesidir. Olay yerinde elde edilecek ve delil niteliği taşıyabilecek her bulgunun mutlaka dokümantasyon belgelerinde yer alması ile soruşturmanın sağlam bir temele oturtulması sağlanmış olacaktır. Böylece olayla ilgili kovuşturmayı yapacak mahkemenin, dokümantasyon belgelerini incelediğinde olay yerine gitmeden olay yerini görmüş gibi hareket etmesi sağlanacaktır. İz ve delillerin olay yerinden toplanmasından önce mutlaka yerlerinin değiştirilmeden tespit edilmesi ve bu tespit işlemi fotoğraf, video, kroki-plan ve tutanak olan dört temel unsurun kullanılarak yapılması gereklidir. Suç soruşturmasında en önemli unsurlardan biri olan ve olay yerinin suç işlendiği andaki orijinal durumunu gösterir nitelikte olan bu dokümantasyon ile mağdur, sanık veya tanıkların sistemli bir şekilde ifadeleri alınırken veya sorguya çekilirken olay hakkında ayrıntıları hatırlatmakta ve verilen ifadenin doğruluğunun tespitinde önemli rol sahibidir." şeklinde belirtildiği, Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Puan Değerlendirme Karar Formunda komisyon başkan ve üyeleri tarafından sırasıyla davacıya; "mesleki bilgi düzeyi" ile ilgili olarak 30'ar; "bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü" ile ilgili olarak 10, 15, 15, 10, 10; "özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı" ile ilgili olarak 10'ar; "liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" ile ilgili olarak 10, 5, 5, 10, 10 puan takdir edildiği ve sınav puan ortalamasının 60 puan olduğu belirlenmek suretiyle başarısız kabul edildiği görülmektedir.
Davacının tabi tutulduğu sözlü sınavda, tarafına, "Olay yeri dokümantasyonu ne anlama gelmektedir neden önemlidir?" şeklinde tek soru sorulduğu ve uzun bir süre devam eden ve çok sayıda dersi kapsayan bir eğitim sürecinin sonunda elde edilen mesleki bilgi düzeyinin bu soru ile ölçülmeye çalışıldığı tartışmasızdır. Yapılan sözlü sınavda tarafına yöneltilen tek bir soru ile davacının hem mesleki bilgi düzeyinin ölçülmeye çalışıldığı hem de Yönetmeliğin 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen diğer hususlar olan "bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü", "özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı" ve "liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" yönlerinden değerlendirilme yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Eğitim döneminde gördüğü derslerin genel akademik ortalaması 3,62 gibi yüksek bir puan olan davacının, eğitim dönemi sonunda tabi tutulduğu sınavda kendisine yöneltilen tek soru ile değerlendirilmeye çalışılmasının Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde aktarılmaya çalışılan amacına ve içeriğine aykırı olduğu, kendisine yöneltilen tek bir soru ile davacının mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesi mümkün olmadığı gibi diğer değerlendirme kriterleri yönünden de bir soru sorulmak suretiyle yeterli kanaat edinilmesinin söz konusu olamayacağı hususları birlikte dikkate alındığında, davacının aday memur olarak atanacaklara uygulanacak sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!